Kelimeler arşivi içinde; başında "po" olan, toplam 771 adet kelime bulunmaktadır. po ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu po ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde po olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
POLİMERLEŞTİRİLME, POTANSİYALİZASYON
POLİAKRİLONİTRİL, POLİMERLEŞTİRMEK, POSADASHASTALIĞI, POSTİMPLANTASYON, POTAMOGETONACEAE
POLİENSEFALİTİS, POLİMERLEŞTİRME, POLİMORFNÜKLEER, POLİRADİKULİTİS, POLİSENSİTİVİTE, POLİVİNİLKLORİD, POLİVİNİLKLORİT, POLİYOMİYELİTİS, POLYOMAVİRÜSLER, POMPALAYABİLMEK, POSTALAYABİLMEK, POTANSİYELÖLÇER, POTANSİYELÖLÇÜM
PODODERMATİTİS, PODOTROHLEOZİS, POİKİLOSİTOZİS, POLİDİYOKSANON, POLİELEKTROLİT, POLİİZOPRENOİT, POLİKEMOTERAPİ, POLİMERİZASYON, POLİPARAZİTİZM, POLİVİNİLALKOL, POMPALAYABİLME, POROCEPHALİDAE, PORTLANDKOYUNU, PORUKLUKÇALISI, POSTALAYABİLME, POSTOLİTİYAZİS, POTAMOPLANKTON, POTANSİYOMETRE, POTANSİYOMETRİ
PODOTROHLİTİS, POİKİLOHİDRUS, POİKİLOSMATİK, POİKİLOSMOTİK, POİKİLOTERMAL, POLİARTERİTİS, POLİEMBRİYONİ, POLİKOTİLEDON, POLİMERLEŞMEK, POLİMİYOZİTİS, POLİNÜKLEOTİT, POLİPEPTİDEMİ, POLİSERÖZİTİS, POLİSİNUZİTİS, POLİTİKACILIK, POLİYOMAVİRÜS, POLYMASTİGİDA, POROCEPHALİDA, POROSEFALOZİS, PORSELENCİLİK, POSTBRANŞİYAL, POSTGANGLİYON, POSTKABASAKAL, POSTMODERNİST, POSTMODERNİZM, POTANSİYOSTAT, POTENTİOMETER, POYRAZDAMLARI
PODOARTRİTİS, POHPOHLANMAK, POKSVİRÜSLER, POLARİZASYON, POLEMİKÇİLİK, POLİARTRİTİS, POLİFİYODONT, POLİMASTİGOT, POLİMERLEŞME, POLİNÖROPATİ, POLİOKLASTİK, POLİORŞİDİZM, POLİPROPİLEN, POLİSAKKARİT, POLİSPERMİZM, POLİYOKSALEN, PONCAKLAŞMAK, POROCEPHALUS, PORSUKGİLLER, PORTAKALIMSI, POSTOPERATİF, POSTÖZOFAGUS, POSTPRANDİAL, POSTSEREBRAL, POSTSİNAPTİK, POSTTEMPORAL, POSTVAKSİNEL
POFURDATMAK, POGAYAPRAĞI, POGONOPHORA, POĞAÇACILIK, POHPOHÇULUK, POHPOHLAMAK, POHPOHLANMA, POHURLANMAK, POİKİLOTERM, POLARİMETRE, POLARİMETRİ, POLAROGRAFİ, POLAROPLAST, POLATDERESİ, POLATPINARI, POLİAMİNLER, POLİAMİTLER, POLİDAKTİLİ, POLİDİSPERS, POLİFİLETİK, POLİGLOBULİ, POLİKLİMAKS, POLİKROMAZİ, POLİMORFİZM, POLİNÖRİTİS, POLİOSTOTİK, POLİPAREZİS, POLİPROTEİN, POLİRİBOZOM, POLİSİMETRİ, Devamını Oku »»
POECİLİDAE, POFTALAMAK, POFURDAMAK, POFURDATMA, POHLUBOYUN, POHPOHLAMA, POİKİLOSİT, POKERCİLİK, POKKAZARMA, POLARİSKOP, POLAROGRAF, POLAROGRAM, POLARÖLÇER, POLATUŞAĞI, POLATYURDU, POLİDROZİS, POLİESTRUS, POLİETİLEN, POLİHEDRON, POLİHİBRİD, POLİHİBRİT, POLİKARPİK, POLİKARYON, POLİKİSTİK, POLİKLİNİK, POLİKLONAL, POLİKÜLTÜR, POLİLİNKER, POLİMERLİK, POLİMİKSİN, Devamını Oku »»
POCALAMAK, POCCİYHLİ, POÇALAMAK, POÇĞETMEK, PODOFİLİN, POFKURMAK, POFURDAMA, POHEŞŞEĞİ, POKLANGEÇ, POLATKÖYÜ, POLATPAŞA, POLEMİKÇİ, POLEPİECE, POLİANDRİ, POLİDİPSİ, POLİDONTİ, POLİESTER, POLİFAGOS, POLİFONİK, POLİGENEZ, POLİMERAZ, POLİNEMİK, POLİPETAL, POLİPLEJİ, POLİPLOİT, POLİSEPAL, POLİTEİST, POLİTEİZM, POLİTİPİK, POLİTOKOZ, Devamını Oku »»
POCUTMAK, POÇÇİKLİ, PODOSİST, PODOZOMA, PODÖSÜET, POFLAMAK, POFPOFCU, POFURTMA, POĞAÇACI, POHPOHCU, POHPOHÇU, POKÇAOTU, POLARICI, POLARİTE, POLARLIK, POLARMAK, POLAROİT, POLATBEY, POLATELİ, POLATKÖY, POLATLAR, POLİAMİN, POLİAMİT, POLİASİT, POLİFAJİ, POLİFONİ, POLİGALA, POLİGAMİ, POLİJİNİ, POLİKARP, Devamını Oku »»
POCUMAK, POÇUKLU, POÇUMAK, PODOMER, PODOSİT, POETİKA, POĞPETİ, POĞRENK, POHERİK, POHRENK, POİLFAG, POİSSON, POKERCİ, POLAĞAN, POLAKAR, POLARGI, POLARİN, POLARMA, POLATIR, POLATLI, POLEMİK, POLİARK, POLİFAG, POLİFİL, POLİGAM, POLİGEN, POLİGON, POLİMER, POLİNOM, POLİPNÖ, Devamını Oku »»
POCUGA, POÇACI, POÇCİK, POÇÇİH, POÇÇİK, POÇÇUK, POÇÜCÜ, PODALA, PODAMO, PODDİK, PODİME, PODURA, PODYUM, POETİK, POFLAK, POGROM, POĞAÇA, POĞOTA, POHLAH, POHMUT, POHNUT, POHPOH, POHREK, POKLUK, POLİÇE, POLİOL, POLLİK, POMPAJ, POMPUL, PONÇAH, Devamını Oku »»
POCĞI, POÇÇA, POÇHA, POÇİK, POÇOÇ, POÇUK, POÇÜK, PODUÇ, PODUH, PODUK, PODUŞ, POFİK, POFUN, POĞAN, POĞOL, POĞUÇ, POĞUL, POHAR, POHÇA, POHÇİ, POHNİ, POHOT, POHRA, POHTA, POHUR, POHUT, POKAA, POKER, POKTA, POLAK, Devamını Oku »»
POÇA, POÇH, POÇİ, POÇO, POÇU, PODİ, POĞL, POĞU, POHU, POLÇ, POLİ, POLO, POLU, PONİ, PONS, POPO, POPU, PORE, PORT, POSA, POST, POŞA, POŞU, POTA, POTO, POZA
POÇ, POF, POG, POĞ, POH, POL, PON, POP, POR, POS, POŞ, POT, POV, POY, POZ
PO
PO
Polonyum elementinin simgesi.
POLİMERLEŞTİRME
Polimerleştirmek işi.
POLİRADİKULİTİS
Sinir köklerinin yangısı.
POLİVİNİLKLORİD
Vinilkloridin polimerizasyonuyla elde edilen sentetik bir madde.
POSADASHASTALIĞI
Koksidiomikozis.
POLİAKRİLONİTRİL
Akrilonitril yarı iletken polimeri.
POLİMERLEŞTİRMEK
Bir maddeyi polimer durumuna dönüştürmek.
POTANSİYALİZASYON
İki ilacın bir arada verildiğinde oluşturdukları toplam etki miktarının, onların bireysel etkilerinin toplamından daha fazla olması, supra aditif etkileşme.
POLİMERLEŞTİRİLME
Polimerleştirilmek işi.
POLİYOMİYELİTİS
Omuriliğin gri maddesinin yangısı.
POSTİMPLANTASYON
İmplantasyon sonrası.
POLİENSEFALİTİS
Beynin gri maddesinin yangısı, poliyoensefalitis, poliyoensefalopati.
POLİMORFNÜKLEER
Parçalı çekirdek gösteren, parçalı çekirdekli. Parçalı çekirdekli lökosit.
POTAMOGETONACEAE
Su sümbüllerigiller.
POLİSENSİTİVİTE
Çok sayıda ve çeşitlilikte etkene karşı, aşırı şekilde duyarlılık gösterme durumu.
POLİVİNİLKLORİT
Bazı mıknatıslı kuşak tabanlarında ya da plaklarda kullanılan yoğruk çeşidi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AMBARLAMA
Ambarlama işi, depolama.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AMBARLAMAK
Depolamak.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.