Kelimeler arşivi içinde; sonunda "plak" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. Sonu plak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında plak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde plak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BALDIRIÇIPLAK
ÇIRILÇIPLAK, ELEKTROPLAK
KONTRAPLAK, SULUZIPLAK
CIPCIPLAK, CISÇIPLAK, CISCIPLAK, CIRCIPLAK, CIMCIPLAK, KONTRPLAK, ÇIRÇIPLAK
ANTİPLAK, AKŞAPLAK
TAPLAK, TOPLAK, ZIPLAK, ŞIPLAK, YAPLAK, SUPLAK, ÇIPLAK, SAPLAK, MAPLAK, LOPLAK, LAPLAK, KAPLAK, DAPLAK, ÇOPLAK, ÇİPLAK, ÇEPLAK, COPLAK, CIPLAK, CAPLAK, ŞAPLAK
PLAK
Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak. Metal nesne, plaka.
SULUZIPLAK
Limon.
AKŞAPLAK
Beyaz ve şişman yüzlü kimse.
TAPLAK
1.Tepe ya da dağ üstündeki düzlükler. 2.Düz, dümdüz yer : Öyle bir harman yeri hazırladım ki taplak mı taplak. Düzlük, düz alan.
ÇIRILÇIPLAK
Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü bulunmayan.
CIMCIPLAK
Geveze. Kötü.
ELEKTROPLAK
Elektrikli yılan balığında olduğu gibi elektrik organını teşkil eden plâkların her biri.
CISCIPLAK
Çırılçıplak.
CISÇIPLAK
Çırılçıplak.
BALDIRIÇIPLAK
Açık saçık, çıplak, çırılçıplak. Pırasa. Yoksul, hali vakti iyi olmayan.
CIPCIPLAK
Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak.
KONTRPLAK
Genellikle mobilya işlerinde kullanılan, en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan, ince, esnek tahta.
ÇIRÇIPLAK
Çırılçıplak.
KONTRAPLAK
En az üç kaplamanın, damarları birbirine dik gelecek biçimde üst üste yapıştırılması yolu ile hazırlanan levha.
CIRCIPLAK
Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak.
ANTİPLAK
Diş plağının dişin yüzeyine tutunmasını engelleyen madde.
Bu bölümde tanımı içerisinde PLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CAVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.
ÇAL
Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ÇAMGİLLER
Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası.
ÇIPLAKLAŞMA
Çıplaklaşmak işi.
ÇIPLAKLIK
Çıplak olma durumu.
CAVLAKLIK
Cavlak olma durumu, çıplaklık.
ÇIPLAKLAŞTIRMAK
Çıplak duruma getirmek.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ÇIRILÇIPLAKLIK
Çırılçıplak olma durumu.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
CIBILDAK
Çıplak.
ÇIPLAKLAŞMAK
Çıplak duruma gelmek.
CIBIL
Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.
BÜKÜCÜ
Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.
CAVLAK
Çıplak, tüysüz.
ÇIRÇIPLAKLIK
Çırçıplak olma durumu.
BÜYÜTME
Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.