Sonu PLAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "plak" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. Sonu plak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında plak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde plak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BALDIRIÇIPLAK

11 harfli kelimeler

ÇIRILÇIPLAK, ELEKTROPLAK

10 harfli kelimeler

KONTRAPLAK, SULUZIPLAK

9 harfli kelimeler

CIPCIPLAK, CISÇIPLAK, CISCIPLAK, CIRCIPLAK, CIMCIPLAK, KONTRPLAK, ÇIRÇIPLAK

8 harfli kelimeler

ANTİPLAK, AKŞAPLAK

6 harfli kelimeler

TAPLAK, TOPLAK, ZIPLAK, ŞIPLAK, YAPLAK, SUPLAK, ÇIPLAK, SAPLAK, MAPLAK, LOPLAK, LAPLAK, KAPLAK, DAPLAK, ÇOPLAK, ÇİPLAK, ÇEPLAK, COPLAK, CIPLAK, CAPLAK, ŞAPLAK

Bazı kelimelerin anlamları

PLAK

Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak. Metal nesne, plaka.

SULUZIPLAK

Limon.

AKŞAPLAK

Beyaz ve şişman yüzlü kimse.

TAPLAK

1.Tepe ya da dağ üstündeki düzlükler. 2.Düz, dümdüz yer : Öyle bir harman yeri hazırladım ki taplak mı taplak. Düzlük, düz alan.

ÇIRILÇIPLAK

Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü bulunmayan.

CIMCIPLAK

Geveze. Kötü.

ELEKTROPLAK

Elektrikli yılan balığında olduğu gibi elektrik organını teşkil eden plâkların her biri.

CISCIPLAK

Çırılçıplak.

CISÇIPLAK

Çırılçıplak.

BALDIRIÇIPLAK

Açık saçık, çıplak, çırılçıplak. Pırasa. Yoksul, hali vakti iyi olmayan.

CIPCIPLAK

Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak.

KONTRPLAK

Genellikle mobilya işlerinde kullanılan, en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan, ince, esnek tahta.

ÇIRÇIPLAK

Çırılçıplak.

KONTRAPLAK

En az üç kaplamanın, damarları birbirine dik gelecek biçimde üst üste yapıştırılması yolu ile hazırlanan levha.

CIRCIPLAK

Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak.

ANTİPLAK

Diş plağının dişin yüzeyine tutunmasını engelleyen madde.

  -   -   -  

Anlamında PLAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CAVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.

ÇAL

Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ÇAMGİLLER

Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası.

ÇIPLAKLAŞMA

Çıplaklaşmak işi.

ÇIPLAKLIK

Çıplak olma durumu.

CAVLAKLIK

Cavlak olma durumu, çıplaklık.

ÇIPLAKLAŞTIRMAK

Çıplak duruma getirmek.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

ÇIRILÇIPLAKLIK

Çırılçıplak olma durumu.

BALTRAP

Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.

CIBILDAK

Çıplak.

ÇIPLAKLAŞMAK

Çıplak duruma gelmek.

CIBIL

Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.

BÜKÜCÜ

Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.

CAVLAK

Çıplak, tüysüz.

ÇIRÇIPLAKLIK

Çırçıplak olma durumu.

BÜYÜTME

Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.