Kelimeler arşivi içinde; başında "pas" olan, toplam 140 adet kelime bulunmaktadır. pas ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pas ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PASMANTARIGİLLER
PASİFLEŞTİRMEK, PASKUVARİYELLO
PASİFLEŞTİRME, PASTIRMACILIK, PASTÖRELLOZİS, PASTÖRİZASYON
PASAROFLAMAK, PASARUKLAMAK, PASİFİKASYON, PASLANDIRMAK, PASLANMAZLIK, PASPASLANMAK, PASPASLATMAK, PASTANECİLİK
PASAKLANMAK, PASİFLEŞMEK, PASKALLAMAK, PASLANDIRMA, PASPASÇILIK, PASPASLAMAK, PASPASLANMA, PASPASLATMA, PASTAFLAMAK, PASTAGOMLAK, PASTEURELLA, PASTIRANLIK, PASTIRMALIK, PASTİŞÇİLİK, PASTÖRELLOZ
PASAKLILIK, PASAPAROLA, PASİFLEŞME, PASPANAKLI, PASPASLAMA, PASTACILIK, PASTIRMACI, PASTIRMALI, PASTÖRELLA
PASANAKLI, PASKALLIK, PASKIRMAK, PASKUYİNO, PASLANKOZ, PASLANMAK, PASLANMAZ, PASLAŞMAK, PASLATMAK, PASMANIKA, PASPALLIK, PASPANIKA, PASTANECİ, PASTÖRİZE, PASURUKLU
PASAPORT, PASİFLİK, PASİNLER, PASİVİZE, PASİYANS, PASKALYA, PASLANIŞ, PASLANMA, PASLAŞMA, PASLATMA, PASLİKAN, PASNAVUR, PASPARTU, PASPASÇI, PASRAMAK, PASTAFÇI, PASTAKLI, PASTALLI, PASTAVCI, PASTELCİ, PASTELLİ, PASTIRMA, PASTİRİK, PASTİŞÇİ, PASTORAL, PASTUKAN
PASAFÇI, PASAFKA, PASAFLI, PASAHLI, PASAKLI, PASALAK, PASARIF, PASAVAN, PASIRAK, PASIRTI, PASTACI, PASTALI, PASTANE
PASADA, PASAĞI, PASANK, PASATA, PASDAF, PASDIH, PASIRA, PASKAL, PASLAK, PASLAM, PASPAL, PASPAS, PASRAF, PASRAK, PASRAN, PASSIZ, PASTAF, PASTAL, PASTAV, PASTEL, PASTIH, PASTIK, PASTİK, PASTİL, PASTİS, PASTİŞ, PASTON, PASTRA
PASAF, PASAH, PASAJ, PASAK, PASAL, PASAN, PASÇI, PASHA, PASİF, PASKA, PASLI, PASÖR, PASRA, PASTA, PASTI
PASA, PASI, PASO
PAS
PAS
Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. Bar (IV). Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler. Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi. Demir veya demir alaşımlarının aşınması sonunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten meydana gelen aşınma türü.
PASİFİKASYON
Etkisizleştirme.
PASTANECİLİK
Pastanecinin işi veya mesleği.
PASTÖRİZASYON
Süt, bira, meyve suyu vb. maddelerin bozulmasına yol açacak mikroorganizmaların yok edilmesi için özel aletlerde 75 °C'ye kadar ısıtılıp birdenbire soğutulması yoluyla uygulanan işlem.
PASİFLEŞTİRMEK
Etkisiz duruma getirmek.
PASLANDIRMAK
Paslanmasına yol açmak.
PASTIRMACILIK
Pastırma yapma veya satma işi.
PASTÖRELLOZİS
Hayvanlarda, Pastörella'ların neden olduğu enfeksiyonların genel adı. Pasteurella multocida ve Mannheimia haemolytica (Pasteurella haemolytica) en önemli olanlarıdır, pastörelloz.
PASİFLEŞTİRME
Pasifleştirmek işi.
PASLANMAZLIK
Paslanmaz olma durumu.
PASPASLATMAK
Paspas yaptırmak.
PASARUKLAMAK
Bunamak.
PASKUVARİYELLO
İtalya halk doğaçlama tiyatrosunda yaşlı bir âşık tipi. Genellikle uşaktır.
PASMANTARIGİLLER
Başta ekinler olmak üzere çeşitli tarım bitkilerinde pas ya da kınacık dediğimiz hastalığı yapan bazitlimantarlar takımı.
PASPASLANMAK
Paspaslama işine konu olmak.
PASAROFLAMAK
Söylediğini bilmemek, bunamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOBANÇANTASI
Turpgillerden, yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi (Capsella bursa pastoris).
ÇOBANLAMA
Pastoral.
ASİST
Sayı ya da gol pası.
EDİLGEN
Yapılan işten etkilenen, pasif, etken karşıtı. Edilgen fiil.
BEZE
Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.
BECET
Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer).
BİSKÜVİ
Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
DÖŞGÖMÜ
Hayvanın ön iki bacağı ile göbek arasındaki etten yapılmış olan pastırma.
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
ÇAPALI
Çapalanmış (yer). Çapası olan.
DÖŞEKLİ
Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.
ÇAPASIZ
Çapalanmamış (yer). Çapası olmayan.
ÇEMEN
Maydanozgillerden, kimyon türü bir bitki (Cuminum cyminum). Bu tohumu un durumuna getirip sarımsak, kırmızıbiberle karıştırarak yapılan, genellikle pastırma üzerine sürülen macun. Bu bitkinin kokulu tohumu.
ÇAPAÇUL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı.
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif. Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı. Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için hiçbir çaba göstermeyen (kimse).
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.