Kelimeler arşivi içinde; başında "pat" olan, toplam 237 adet kelime bulunmaktadır. pat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PATAKLAYABİLMEK
PATAKLAYABİLME, PATLICANGİLLER, PATLICANİNCİRİ, PATLICANTATARI, PATOFİZYOLOJİK
PATAVATSIZLIK, PATIŞAHYANAĞI, PATLATABİLMEK, PATLAYABİLMEK, PATLAYIVERMEK, PATOFİZYOLOJİ
PATATESÇİLİK, PATAVATSIZCA, PATELLEKTOMİ, PATLAKÇİÇEĞİ, PATLATABİLME, PATLAYABİLME, PATLAYICILIK, PATLAYIVERME, PATOBİYOLOJİ, PATOGNOMONİK
PATAKLANMAK, PATALLAŞMAK, PATATESİMSİ, PATAZLANMAK, PATERNALİST, PATERNALİZM, PATIRDANMAK, PATIRDAŞMAK, PATIRDATMAK, PATLATILMAK, PATRONCULUK
PATAHLAMAK, PATAKLAMAK, PATAKLANMA, PATALAŞMAK, PATARLAMAK, PATAŞLAMAK, PATAVASSIZ, PATAVATSIZ, PATAVAZSIZ, PATAZLAMAH, PATAZLAMAK, PATENCİLİK, PATENTLEME, PATIRANMAH, PATIRAŞMAK, PATIRDAMAH, PATIRDAMAK, PATIRDATMA, PATIRTISIZ, PATKÖFTESİ, PATLATILMA, PATLICANLI, PATOGNOMİK, PATOJENİTE, PATPATANAK, PATRİARKAL, PATRİKHANE, PATTADANAK
PATAKLAMA, PATAKÜLLE, PATALOJİK, PATATESÇİ, PATATESLİ, PATAVASIZ, PATELLİNA, PATENTALI, PATILAMAK, PATIRAMAK, PATIRAVIK, PATIRDAMA, PATIRTILI, PATİLEMEK, PATİRAMAK, PATLAMALI, PATLANGAÇ, PATLANGAZ, PATLANGEÇ, PATLANGIÇ, PATLANGOÇ, PATLANGOZ, PATLANGUÇ, PATLANKUÇ, PATLAŞMAK, PATLATMAK, PATLAYICI, PATLICANİ, PATOGENEZ, PATOJENEZ, Devamını Oku »»
PATAKREM, PATALOJİ, PATAVALI, PATILDAK, PATLAKÇA, PATLAMAH, PATLAMAK, PATLATAÇ, PATLATMA, PATLAYIK, PATLAYIŞ, PATLICAN, PATOLOJİ, PATPATİK, PATRAMAK, PATRONAJ, PATRONCA, PATRONCU, PATTABAN, PATTADAK, PATTADAN
PATADAK, PATADİS, PATAHCI, PATAKLI, PATALAK, PATALYA, PATAMAK, PATAMAN, PATANAK, PATANAS, PATANAZ, PATANMA, PATANOŞ, PATANUŞ, PATATES, PATATİS, PATATLA, PATAVRA, PATDİYH, PATELEK, PATELLA, PATENCİ, PATETİK, PATETİS, PATILTİ, PATIRDI, PATIRGA, PATIRNA, PATIRTI, PATISGA, Devamını Oku »»
PATAĞI, PATANA, PATANÇ, PATATA, PATAVI, PATDAK, PATDOS, PATELE, PATENT, PATIĞA, PATIKO, PATIRI, PATIŞA, PATİÇİ, PATİKA, PATİKE, PATİLE, PATİMA, PATİNA, PATİYO, PATKÜT, PATLAH, PATLAK, PATMAK, PATNOS, PATOTİ, PATPAT, PATRIK, PATRİK, PATRON, Devamını Oku »»
PATAÇ, PATAĞ, PATAH, PATAK, PATAL, PATAN, PATAR, PATAS, PATAŞ, PATAT, PATAZ, PATEL, PATEN, PATGA, PATHİ, PATIÇ, PATIK, PATIL, PATIR, PATİG, PATİK, PATİL, PATİR, PATİS, PATİT, PATKİ, PATLA, PATNI, PATOS, PATOZ, Devamını Oku »»
PATA, PATE, PATI, PATİ, PATO
PAT
PAT
Yassı, basık. Kasımpatı biçiminde olan elmas iğne. Birleşikgillerden, papatyaya benzeyen otsu bir bitki (Leucanthemum). Yassı bir şeyle vurulduğunda çıkan ses.
PATLICANGİLLER
İki çeneklilerden, örnek bitkisi patlıcan olan, içine domates, biber, patates, tütün vb. bitkileri alan familya.
PATOFİZYOLOJİ
Fizyopatoloji.
PATATESÇİLİK
Patates yetiştirme veya satma işi.
PATAVATSIZCA
Patavatsız bir biçimde.
PATIŞAHYANAĞI
Itır çiçeği.
PATAKLAYABİLMEK
Pataklamaya gücü yetmek.
PATLAYABİLMEK
Patlama olasılığı bulunmak.
PATLICANİNCİRİ
Bir çeşit incir.
PATLICANTATARI
Ateşte pişirilen doğranmış patlıcanın üstüne sarmısaklı yoğurt ve eritilmiş yağ koyarak yapılan bir çeşit yemek.
PATLATABİLMEK
Patlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PATELLEKTOMİ
Diz kapağı kemiğinin ameliyatla çıkarılması.
PATAKLAYABİLME
Pataklayabilmek işi.
PATAVATSIZLIK
Patavatsızca davranış.
PATLAYIVERMEK
Aniden patlamak.
PATOFİZYOLOJİK
Fizyopatolojik.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
ATAERKİL
Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.
BAĞLI
Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
BABACILIK
Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BARUT
Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
ALÇILATMAK
Alçı ile kapattırmak, sıvatmak.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
ATILMAK
Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.
ARBEDE
Çatışma, patırtı.