Kelimeler arşivinde; içinde "pat" olan, toplam 494 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANTİPATİKLEŞTİRME
GASTROENTEROPATİ, LEPTOMENİNGOPATİ, MİKROANJİYOPATİK, RADİKULONÖROPATİ
ANTİPATİKLEŞMEK, ENTEROHEPATİTİS, ENTEROPATOJENİK, GASTROHEPATİTİS, GRANÜLOSİTOPATİ, HEMOGLOBİNOPATİ, HEPATNAVİRÜSLER, HEPATOSPLENİTİS, İSPATLAYABİLMEK, KARDİYOMİYOPATİ, MAKROANJİYOPATİ, MİKROANJİYOPATİ, PATAKLAYABİLMEK, SPLENOHEPATİTİS, ŞEYTANPATLICANI
PATLICANGİLLER, PSİKOPATOLOJİK, BALDIRPATLATAN, ANTİPATİKLEŞME, FİZYOPATOLOJİK, GELİPDURUPATIR, HEPATOHÜCRESEL, HEPATOLİTYAZİS, HEPATOPANKREAS, HEPATOSELLÜLER, HEPATOVİRÜSLER, HEPATOZOONOZİS, İMMÜNOPATOLOJİ, İSPATLAYABİLME, JONKSİYONOPATİ, KAPATILABİLMEK, LÖKOMİYELOPATİ, OSTEOARTROPATİ, PATAKLAYABİLME, PATLICANİNCİRİ, PATLICANTATARI, PATOFİZYOLOJİK, PLÖROHEPATİTİS, TROMBOSİTOPATİ
FİTOPATOLOJİK, PATAVATSIZLIK, PSİKOPATOLOJİ, EKSTRAHEPATİK, ENDOKRİNOPATİ, FELDSPATSILAR, FİZYOPATOLOJİ, GLOMERULOPATİ, HEPATOBLASTOM, HEPATOKUPREİN, HEPATOTOKSEMİ, HİSTOPATOLOJİ, KAPATILABİLME, KOLESİSTOPATİ, NÖROARTROPATİ, PAPATYAGİLLER, PATIŞAHYANAĞI, PATLATABİLMEK, PATLAYABİLMEK, PATLAYIVERMEK, PATOFİZYOLOJİ, PERİHEPATİTİS, PERİTONEOPATİ, SEROHEPATİTİS
ANTİPATİKLİK, FİTOPATOLOJİ, PARASEMPATİK, PATAVATSIZCA, PERİPATETİZM, SALLAPATİLİK, ENSEFALOPATİ, HEPATİZASYON, HEPATOCYSTİS, HEPATOFLAVİN, HEPATOMEGALİ, HEPATOPORTAL, HEPATOPTOZİS, HEPATOTERAPİ, HEPATOTOKSİK, HEPATOTOKSİN, KAPATABİLMEK, KAPATIVERMEK, MEGALOHEPATİ, MONONÖROPATİ, NİPATIRSINIZ, PATATESÇİLİK, PATELLEKTOMİ, PATLAKÇİÇEĞİ, PATLATABİLME, PATLAYABİLME, PATLAYICILIK, PATLAYIVERME, PATOBİYOLOJİ, PATOGNOMONİK, Devamını Oku »»
HEPATOLOJİK, İSPATLANMAK, KAPATTIRMAK, KARDİYOPATİ, PATAKLANMAK, PATIRDATMAK, PATRONCULUK, SARIPAPATYA, ANTİPATOJEN, DERMATOPATİ, EMBRİYOPATİ, FARENGOPATİ, FELDSPATLAR, HEPATEKTOMİ, HEPATİKOLOZ, HEPATOGRAFİ, HEPATOJENİK, KAPATABİLME, KAPATIVERME, KOAGÜLOPATİ, LARENGOPATİ, MENİNGOPATİ, PANKREOPATİ, PATALLAŞMAK, PATATESİMSİ, PATAZLANMAK, PATERNALİST, PATERNALİZM, PATIRDANMAK, PATIRDAŞMAK, Devamını Oku »»
ALTIPATLAR, İSPATLAMAK, İSPATLAYIŞ, KAPATILMAK, PAPATYASIZ, PATAKLAMAK, PATAKLANMA, PATAVATSIZ, PATIRDAMAK, PATIRDATMA, PATIRTISIZ, PATLICANLI, PATRİARKAL, PATRİKHANE, SEMPATİZAN, AKSONAPATİ, ALTIPATLAK, ANJİYOPATİ, ÇÖPATLAMAZ, ENTEROPATİ, GASTROPATİ, GLOSSOPATİ, HEPATİCOLA, HEPATOLOJİ, HEPATOPATİ, HEPATORAFİ, HEPATOZOON, İDİYOPATİK, İSPATLANIŞ, İSPATLANMA, Devamını Oku »»
ANTİPATİK, İSPATLAMA, KAPATILIŞ, KAPATILMA, KASIMPATI, PAPATYALI, PATAKLAMA, PATATESLİ, PATIRDAMA, PATIRTILI, PATLAMALI, PATLANGAÇ, PATLATMAK, PATLAYICI, PATLICANİ, PATOLOJİK, PATRİKLİK, PATRONLUK, PSİKOPATİ, SALLAPATİ, SARAYPATI, TELEPATİK, AKPOPATÇA, AMFİPATİK, HEPATALJİ, HEPATİKUS, HEPATİTİS, HEPATOLİT, HEPATOSİT, HEPATOZİS, Devamını Oku »»
ANTİPATİ, FELDSPAT, KAPATMAK, NEVROPAT, PATLAKÇA, PATLAMAK, PATLATMA, PATLAYIŞ, PATLICAN, PATOLOJİ, PATRONAJ, PATRONCA, PATRONCU, PATTADAK, PATTADAN, PSİKOPAT, SEMPATİK, TELEPATİ, PATAKREM, APATETİK, APATİKLİ, ARPATEPE, ÇALPATUR, ÇATAPATA, ÇATIPATI, ENDOPATİ, GAMOPATİ, HEMOPATİ, İDİOPATİ, LÖKOPATİ, Devamını Oku »»
ÇATAPAT, HEPATİT, İSPATLI, KAPATIŞ, KAPATMA, PAPATYA, PATADAK, PATALYA, PATATES, PATENCİ, PATETİK, PATIRTI, PATİNAJ, PATİSKA, PATLAMA, PATOJEN, PATOLOG, PATRONA, SEMPATİ, TIPATIP, TOPATAN, ALAPATA, ALTIPAT, ETOPATİ, GAPATMA, HEPATİK, HEPATOM, IRAPATA, ISPATAN, İRAPATA, Devamını Oku »»
APATİT, EMPATİ, İSPATİ, PATENT, PATİKA, PATLAK, PATNOS, PATRİK, PATRON, ÇATPAT, IRAPAT, ISPATA, KİSPAT, KOLPAT, PATAĞI, PATANA, PATANÇ, PATATA, PATAVI, PATDAK, PATDOS, PATELE, PATIĞA, PATIKO, PATIRI, PATIŞA, PATİÇİ, PATİKE, PATİLE, PATİMA, Devamını Oku »»
İSPAT, PATAK, PATEN, PATİK, APATİ, PATAÇ, PATAĞ, PATAH, PATAL, PATAN, PATAR, PATAS, PATAŞ, PATAT, PATAZ, PATEL, PATGA, PATHİ, PATIÇ, PATIK, PATIL, PATIR, PATİG, PATİL, PATİR, PATİS, PATİT, PATKİ, PATLA, PATNI, Devamını Oku »»
PATA, PATİ, APAT, PATE, PATI, PATO
PAT
PAT
Yassı, basık. Kasımpatı biçiminde olan elmas iğne. Birleşikgillerden, papatyaya benzeyen otsu bir bitki (Leucanthemum). Yassı bir şeyle vurulduğunda çıkan ses.
HEPATNAVİRÜSLER
İnsan hepatit B virüsü ve hayvanlardaki hepatit B virüs benzeri virüsleri bünyesinde bulunduran, kısmi çift iplikli DNA genom yapısına sahip, zarflı ve yaklaşık 42 nm büyüklüğe sahip virüslerin oluşturduğu aile, Hepadnaviridae.
ANTİPATİKLEŞTİRME
Sevimsizleştirme.
GASTROHEPATİTİS
Mide ve karaciğerin yangısı.
İSPATLAYABİLMEK
Kanıtlayabilmek.
ANTİPATİKLEŞMEK
Sevimsizleşmek.
KARDİYOMİYOPATİ
Nedeni bilinmeyen bir grup kalp kası hastalığı.
MİKROANJİYOPATİK
Mikroanjiyopati özelliklerine sahip, mikroanjiyopatiyle ilgili olan.
RADİKULONÖROPATİ
Sinir kökü ve omurga siniri hastalığı.
LEPTOMENİNGOPATİ
Beyin zarları hastalığı.
ENTEROPATOJENİK
Bağırsakta hastalık yapan anlamında olup çoğunlukla EPEC için kullanılan bir deyim.
HEPATOSPLENİTİS
Karaciğer ve dalağın yangısı.
ENTEROHEPATİTİS
Karaciğer ve bağırsağın birlikte yangısı. Karabaş hastalığı.
GRANÜLOSİTOPATİ
Granülosit serisindeki hücrelerin herhangi bir bozuluğu.
GASTROENTEROPATİ
Mide-bağırsak hastalıklarının genel adı.
HEMOGLOBİNOPATİ
Kalıtsal bozukluklardan dolayı anormal polipeptit zincirlerinden oluşan, orak hücre anemisi, hemolitik anemi ve talasemiye neden olan anormal tipteki hemoglobinlerin varlığı. Hemoglobin C, E, I, J, S, ve benzerleri yüzlerce tipi vardır.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
ATAERKİL
Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
BABACILIK
Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
BAĞLI
Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
ATILMAK
Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
BARUT
Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
ALÇILATMAK
Alçı ile kapattırmak, sıvatmak.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ARBEDE
Çatışma, patırtı.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.