Kelimeler arşivi içinde; başında "para" olan, toplam 202 adet kelime bulunmaktadır. para ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu para ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde para olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PARAMİKSOVİRÜSLER
PARALELLEŞTİRMEK, PARANOPLOCEPHALA, PARAPOKSVİRÜSLER, PARATİROİDEKTOMİ
PARALELLEŞTİRME, PARALELOSTERİZM, PARAMFİSTOMOZİS, PARASPORANGİYUM, PARAVİTAMİNOZİS, PARAZİTOTROPİZM
PARAFİLARYOZİS, PARAMANYETİZMA, PARAMETRELEMEK, PARAMONOSTOMUM, PARAMPHİSTOMUM, PARANEOPLASTİK, PARAPROTEİNEMİ, PARAPSİKOLOJİK, PARATÜBERKÜLOZ, PARAZİTİZASYON, PARAZİTOLOJİST, PARAZİTOTROPİK
PARACHORDODES, PARAGANGLİYON, PARAGONİMOZİS, PARAKERATOZİS, PARAKIRMIZISI, PARAMETORCHİS, PARAMETRELEME, PARAPSİKOLOJİ, PARATERAPOTİK, PARATİDEKTOMİ, PARATİROİDİZM, PARATİROİTİZM, PARAZİTİSİDAL, PARAZİTLENMEK, PARAZİTOJENİK, PARAZİTOLOJİK, PARAZİTOTROPİ
PARAHİDROJEN, PARALEKTOTİP, PARALELKENAR, PARAMANYETİK, PARAMERCİMEK, PARAMETADİON, PARAMETRİTİS, PARAMETRİYUM, PARANTHROPUS, PARASALCILIK, PARASALLAŞMA, PARASEMPATİK, PARASENTEZİS, PARASFENOYİT, PARASİMBİYUM, PARAŞÜTÇÜLÜK, PARATRİKİYAL, PARAZİTLENME, PARAZİTOLOJİ, PARAZİTOTROP
PARAFELEMEK, PARAFİMOZİS, PARAGLOSSUM, PARAGONİMUS, PARAGORDİUS, PARAKORTEKS, PARAMETRELİ, PARAMFİSTOM, PARAMORFİZM, PARANÜKLEER, PARAOVARYAN, PARASETAMOL, PARASİTİSİT, PARATHORMON, PARAZİTİFER, PARAZİTİSİT, PARAZİTOLOG, PARAZİTOZİS
PARABELLUM, PARABOLOİT, PARADOKSAL, PARAFELEME, PARAFİNSİZ, PARAFLAMAK, PARAGUAYLI, PARAHANIUR, PARAKANTOM, PARAKETACI, PARALANMAK, PARALATMAK, PARALBUMİN, PARALELİST, PARALELİZM, PARALELLİK, PARALOJİZM, PARAMECİUM, PARAMESİYA, PARAMESYUM, PARAMETRİK, PARAMPARÇA, PARAPLAZMA, PARAPODYUM, PARASENTEZ, PARASIZLIK, PARATİFOİD, PARATİROİT, PARAZİTEMİ, PARAZİTİZM, Devamını Oku »»
PARABASİS, PARABOLİK, PARACILIK, PARADİGMA, PARAFİNLİ, PARAFLAMA, PARAGÖZLÜ, PARAKENDE, PARALAMAH, PARALAMAK, PARALANMA, PARALATMA, PARALİTİK, PARALİZÖR, PARALOJİK, PARAMETRE, PARAMNEZİ, PARAMOEBA, PARANAZAL, PARANKİMA, PARANOYAK, PARANŞİMA, PARAPLEJİ, PARASKENE, PARAŞÜTÇÜ, PARAŞÜTLÜ, PARATİRİN, PARATONER, PARAZİTİK, PARAZİTLİ
PARABASE, PARADİZM, PARADOKS, PARAFAZİ, PARAFİLİ, PARAGRAF, PARAKAMI, PARAKETA, PARAKETE, PARAKRİN, PARALAKS, PARALAMA, PARALICA, PARALİZİ, PARAMANA, PARANKİM, PARANOİT, PARANOYA, PARANTEZ, PARAPARA, PARAPENT, PARASPOR, PARAVANA
PARABEN, PARABOL, PARAÇOL, PARADOS, PARAFİN, PARAGAT, PARAGÖZ, PARAKON, PARALEL, PARALIK, PARALİZ, PARAMAN, PARAMER, PARAMİN, PARAPET, PARAPOD, PARAPOT, PARAPOZ, PARASAL, PARASIZ, PARAŞÜT, PARATİP, PARATOP, PARAVAN, PARAZİT, PARAZOA
PARACA, PARACI, PARADİ, PARALI, PARANA, PARASA
PARAF, PARAĞ, PARAH, PARAK, PARAN
PARA
PARA
Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.
PARALELOSTERİZM
Aynı yapıdaki gruplar arasındaki ilişki ve bunların kimyasal bileşimleri veya fiziksel özellikleri.
PARAZİTOTROPİZM
Parazitotropi.
PARAVİTAMİNOZİS
Eksik belirtili vitamin eksikliği.
PARAFİLARYOZİS
Yaz kanaması.
PARAMFİSTOMOZİS
Geviş getiren hayvanlarda Paramphistomum cinsi Digenea'ların neden olduğu önemli bir sindirim sistemi enfeksiyonu, amfistomozis. En patojenik türler Paramphistomum microbothrium, P. ichikawai, P. cervi, Cotylophoron cotylophoron, çeşitli Gastrothylax türleri, Fishoederius ve Calicophoron cinsine bağlı türlerdir.
PARAMANYETİZMA
Bir mıknatıs tarafından çekilme özelliği.
PARAMETRELEMEK
Parametreli bir eğri veya yüzey belirlemek.
PARAPOKSVİRÜSLER
Poxviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
PARANOPLOCEPHALA
Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
PARAMONOSTOMUM
Trematodların bir cinsi.
PARAMİKSOVİRÜSLER
Sığır vebası, küçük ruminant vebası, köpek gençlik hastalığı virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve yaklaşık 15-16 kb uzunlukta tek zincirli RNA genomu bulunduran, zarflı ve 150 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Paramyxoviridae.
PARASPORANGİYUM
Parasporlar kapsayan sporangiyum. Parasporlar kapsayan sporangium.
PARALELLEŞTİRMEK
Koşutlaştırmak.
PARALELLEŞTİRME
Koşutlaştırma.
PARATİROİDEKTOMİ
Paratiroit bezlerinin ameliyatla çıkartılması.
Bu bölümde tanımı içerisinde PARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
ALPYILDIZI
Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AKTARMALI
Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AKÇE
Küçük gümüş para. Her tür madenî para, akça.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
ALACAK
Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AKÇELİ
Paraya bağlı, parayla ilgili, mali.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
AKÇASAL
Parasal.