Sonu PARE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pare" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

CİĞERPARE, PALASPARE, ŞEKERPARE, VARAKPARE, ÇARKIPARE

8 harfli kelimeler

ATEŞPARE

7 harfli kelimeler

YEKPARE, MEHPARE

6 harfli kelimeler

AYPARE

4 harfli kelimeler

PARE

Bazı kelimelerin anlamları

PARE

Parça, kısım. Tane, adet.

YEKPARE

Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün. Tek parça olarak, bütün olarak.

PALASPARE

Pasaklı, yırtık giysi.

AYPARE

Ay parçası, ay gibi güzel.

ŞEKERPARE

Çok tatlı bir tür kayısı. Bir tür hamur tatlısı.

MEHPARE

Ay parçası, çok güzel kadın.

ÇARKIPARE

Adana ilinde, Yüreğir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

VARAKPARE

Kâğıt parçası. Mektup, name.

CİĞERPARE

Çok sevilen kimse.

ATEŞPARE

Bir çeşit deri hastalığı.

  -   -   -  

Anlamında PARE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MALLORYHİYALİNİ

İnsanlarda alkolizm ve kimi karaciğer hastalıklarında karaciğer parenkim hücrelerinde pembe renkli yuvarlak-oval birikim.

EPİTEM

Bitkilerde stomayı andıran açıklığın hemen altında ince çeperli, bol hücreler arası boşluklu, kloroplâstsız, kütinleşmiş hücrelerle ya da kaspari şeritleri ile de kuşatılabilen parenkimatik doku.

HEPARİN

Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.

MEZOFİL

Yaprakta alt ve üst epidermisler arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması. Yaprakta alt ve üst epidermisleri arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması. Ilık ortamı seven.

ÇIRNIK

Küçük boyda kayık. Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. Bir çeşit tahterevalli. Serçeye benzer bir çeşit kuş. Taşlı yol, patika. İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı. Küçük dere. İnce ağaçlı sık orman. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Kayık, sandal. Sinop şehri, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

MALLORYCİSİMCİĞİ

Karaciğer parenkim hücrelerinde oluşan, hiyalin özelliğinde, pembe renkli, oval sitoplazmik inklüzyon cisimciği.

HEPATOSİT

Karaciğerin temel işlevsel parenkim hücresi.

OFELİMİTE

Vilfredo Pareto tarafından fayda yerine kullanılan kavram.

FASİOLOİDİOZİS

Sığır ve öteki otçullarda dev karaciğer kelebeği Fascioloides magna'nın neden olduğu ve karaciğer parenkiminde şiddetli tahribat oluşumuyla belirgin hastalık, Halk dilinde kelebek.

ÇISTİH

Yüzü yekpare, altı kösele, yanları lastikli pabuç.

AMADEYİ

Bir cümlenin içine sözdizimi bakımından kendisine bağlı, olmıyarak katılan, başka bir cümle, söz veya kelime. "Bütün dostları (zâten onun pek dostu da yoktu) kendisini bırakıverdiler" gibi., (ARADEYİLİ, Parenthétique).

HEPATOM

Karaciğer tümörü. Karaciğer parenkim hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör. Karaciğer parenkim hücrelerinden gelişen kötücül tümör, hepatosellüler karsinom.

HEMİPLEJİ

Vücudun bir yarımında görülen felç, hemiparalizis, hemiparezi .

DORSOVENTRAL

Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.

HEPATOZİS

Karaciğer parenkiminin dejeneratif hastalığı. Karaciğerin herhangi bir işlevsel bozukluğu.

KANOİD

Belli bir düzleme parelel olan ve belli bir eğriyi kesen doğruların kümesi.

NEFROLİZ

Böbrek parenkimasının erimesi, hücrelerin yıkılması.

MAZALYA

Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkân ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı.

KLORENKİMA

Yaprak sünger dokusunda ve gövde kabuk bölgesinde bulunan, fotosentez yapabilme yeteneğinde olan kloroplâstlı parenkima dokusu.

NEFROSKLEROZİS

Parenkim kaybı ve nedbe dokusu oluşumu nedeniyle böbreklerin küçülmesi, böbrek büzüşmesi. İyileşme ve rejenerasyonla sonuçlanmayan bütün böbrek lezyonlarını takiben oluşur.