Kelimeler arşivi içinde; başında "par" olan, toplam 497 adet kelime bulunmaktadır. par ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu par ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde par olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PARAMİKSOVİRÜSLER
PARALELLEŞTİRMEK, PARANOPLOCEPHALA, PARAPOKSVİRÜSLER, PARATİROİDEKTOMİ
PARALELLEŞTİRME, PARALELOSTERİZM, PARAMFİSTOMOZİS, PARASPORANGİYUM, PARAVİTAMİNOZİS, PARAZİTOTROPİZM, PARÇALAYABİLMEK, PARLAKLAŞTIRICI, PARLAKLAŞTIRMAK
PARAFİLARYOZİS, PARAMANYETİZMA, PARAMETRELEMEK, PARAMONOSTOMUM, PARAMPHİSTOMUM, PARANEOPLASTİK, PARAPROTEİNEMİ, PARAPSİKOLOJİK, PARATÜBERKÜLOZ, PARAZİTİZASYON, PARAZİTOLOJİST, PARAZİTOTROPİK, PARÇALATTIRMAK, PARÇALAYABİLME, PARLAKLAŞTIRMA, PARLAKLIKÖLÇER, PARLAKPULLULAR, PARLAMENTARİZM, PARTENOGENEZİS, PARTİLEŞTİRMEK
PARACHORDODES, PARAGANGLİYON, PARAGONİMOZİS, PARAKERATOZİS, PARAKIRMIZISI, PARAMETORCHİS, PARAMETRELEME, PARAPSİKOLOJİ, PARATERAPOTİK, PARATİDEKTOMİ, PARATİROİDİZM, PARATİROİTİZM, PARAZİTİSİDAL, PARAZİTLENMEK, PARAZİTOJENİK, PARAZİTOLOJİK, PARAZİTOTROPİ, PARÇALATTIRMA, PARLATABİLMEK, PARLAYABİLMEK, PARLAYIVERMEK, PARTİLEŞTİRME, PARVOVİRÜSLER
PARAHİDROJEN, PARALEKTOTİP, PARALELKENAR, PARAMANYETİK, PARAMERCİMEK, PARAMETADİON, PARAMETRİTİS, PARAMETRİYUM, PARANTHROPUS, PARASALCILIK, PARASALLAŞMA, PARASEMPATİK, PARASENTEZİS, PARASFENOYİT, PARASİMBİYUM, PARAŞÜTÇÜLÜK, PARATRİKİYAL, PARAZİTLENME, PARAZİTOLOJİ, PARAZİTOTROP, PARKİNSONİZM, PARLAKLAŞMAK, PARLATABİLME, PARLATMABEZİ, PARLAYABİLME, PARLAYIVERME, PARMAKBEBEĞİ, PARMAKLIKSIZ, PARMAKNİŞANI, PARMAKSIZLAR, Devamını Oku »»
PARAFELEMEK, PARAFİMOZİS, PARAGLOSSUM, PARAGONİMUS, PARAGORDİUS, PARAKORTEKS, PARAMETRELİ, PARAMFİSTOM, PARAMORFİZM, PARANÜKLEER, PARAOVARYAN, PARASETAMOL, PARASİTİSİT, PARATHORMON, PARAZİTİFER, PARAZİTİSİT, PARAZİTOLOG, PARAZİTOZİS, PARÇALANMAH, PARÇALANMAK, PARÇALATMAK, PARÇALAYICI, PARDIKEMİĞİ, PARENŞİMULA, PARETEKİYUM, PARFÜMCÜLÜK, PARILDATMAK, PARILDAYICI, PARKELETMEK, PARLAKLAŞMA, Devamını Oku »»
PARABELLUM, PARABOLOİT, PARADOKSAL, PARAFELEME, PARAFİNSİZ, PARAFLAMAK, PARAGUAYLI, PARAHANIUR, PARAKANTOM, PARAKETACI, PARALANMAK, PARALATMAK, PARALBUMİN, PARALELİST, PARALELİZM, PARALELLİK, PARALOJİZM, PARAMECİUM, PARAMESİYA, PARAMESYUM, PARAMETRİK, PARAMPARÇA, PARAPLAZMA, PARAPODYUM, PARASENTEZ, PARASIZLIK, PARATİFOİD, PARATİROİT, PARAZİTEMİ, PARAZİTİZM, Devamını Oku »»
PARABASİS, PARABOLİK, PARACILIK, PARADİGMA, PARAFİNLİ, PARAFLAMA, PARAGÖZLÜ, PARAKENDE, PARALAMAH, PARALAMAK, PARALANMA, PARALATMA, PARALİTİK, PARALİZÖR, PARALOJİK, PARAMETRE, PARAMNEZİ, PARAMOEBA, PARANAZAL, PARANKİMA, PARANOYAK, PARANŞİMA, PARAPLEJİ, PARASKENE, PARAŞÜTÇÜ, PARAŞÜTLÜ, PARATİRİN, PARATONER, PARAZİTİK, PARAZİTLİ, Devamını Oku »»
PARABASE, PARADİZM, PARADOKS, PARAFAZİ, PARAFİLİ, PARAGRAF, PARAKAMI, PARAKETA, PARAKETE, PARAKRİN, PARALAKS, PARALAMA, PARALICA, PARALİZİ, PARAMANA, PARANKİM, PARANOİT, PARANOYA, PARANTEZ, PARAPARA, PARAPENT, PARASPOR, PARAVANA, PARÇACIK, PARÇALAK, PARENKİM, PARFÜMCÜ, PARİETAL, PARLACIK, PARLACUH, Devamını Oku »»
PARABEN, PARABOL, PARAÇOL, PARADOS, PARAFİN, PARAGAT, PARAGÖZ, PARAKON, PARALEL, PARALIK, PARALİZ, PARAMAN, PARAMER, PARAMİN, PARAPET, PARAPOD, PARAPOT, PARAPOZ, PARASAL, PARASIZ, PARAŞÜT, PARATİP, PARATOP, PARAVAN, PARAZİT, PARAZOA, PARÇACI, PARÇALI, PARDILI, PARDİNÇ, Devamını Oku »»
PARACA, PARACI, PARADİ, PARALI, PARANA, PARASA, PARÇAL, PARÇİK, PARDAĞ, PARDIÇ, PARDIŞ, PARDON, PARDUÇ, PARDUŞ, PARFÜM, PARGAÇ, PARHAÇ, PARHAŞ, PARHEL, PARİES, PARİTE, PARKAÇ, PARKÇI, PARKUR, PARLAK, PARLAR, PARLOR, PARMAH, PARMAK, PARNAK, Devamını Oku »»
PARAF, PARAĞ, PARAH, PARAK, PARAN, PARÇA, PARÇI, PARDA, PARDI, PARDİ, PARGI, PARHA, PARİK, PARKA, PARKE, PARLA, PARPA, PARPI, PARPİ, PARPU, PARSA, PARSI, PARSİ, PARTI, PARTİ, PARYA
PARA, PARÇ, PARE, PARI, PARİ, PARK, PARS, PART
PAR
PAR
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Tortu. Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. Nemli yerlerde olan küf, pas. Alev. Çeşme. Birisini aldatmak amacıyla verilen şey. Bahçe, gül bahçesi. Aldatma. Deneme, deney. Gül bahçesi, bahçe. Güzel, gösterişli.
PARLAKLAŞTIRMAK
Parlak duruma getirmek.
PARANOPLOCEPHALA
Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
PARLAKLAŞTIRICI
Bırakıntının parlak görünmesini sağlayan ve kaplama işlemi sırasında yunağa karıştırılan örgensel özdek.
PARAFİLARYOZİS
Yaz kanaması.
PARAPOKSVİRÜSLER
Poxviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
PARALELLEŞTİRMEK
Koşutlaştırmak.
PARÇALAYABİLMEK
Parçalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
PARAVİTAMİNOZİS
Eksik belirtili vitamin eksikliği.
PARAZİTOTROPİZM
Parazitotropi.
PARAMFİSTOMOZİS
Geviş getiren hayvanlarda Paramphistomum cinsi Digenea'ların neden olduğu önemli bir sindirim sistemi enfeksiyonu, amfistomozis. En patojenik türler Paramphistomum microbothrium, P. ichikawai, P. cervi, Cotylophoron cotylophoron, çeşitli Gastrothylax türleri, Fishoederius ve Calicophoron cinsine bağlı türlerdir.
PARATİROİDEKTOMİ
Paratiroit bezlerinin ameliyatla çıkartılması.
PARAMİKSOVİRÜSLER
Sığır vebası, küçük ruminant vebası, köpek gençlik hastalığı virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve yaklaşık 15-16 kb uzunlukta tek zincirli RNA genomu bulunduran, zarflı ve 150 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Paramyxoviridae.
PARALELOSTERİZM
Aynı yapıdaki gruplar arasındaki ilişki ve bunların kimyasal bileşimleri veya fiziksel özellikleri.
PARASPORANGİYUM
Parasporlar kapsayan sporangiyum. Parasporlar kapsayan sporangium.
PARALELLEŞTİRME
Koşutlaştırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇKILAMAK
Açkı ile parlatmak.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.