Kelimeler arşivinde; içinde "par" olan, toplam 838 tane kelime bulunuyor. İçerisinde par bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu par ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında par olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PARAMİKSOVİRÜSLER
PARALELLEŞTİRMEK, FARENGOPARALİZİS, HİPERPARAZİTİZİM, KOMPARTIMANLAŞMA, PARANOPLOCEPHALA, PARAPOKSVİRÜSLER, PARATİROİDEKTOMİ
İMPARATORİÇELİK, PARALELLEŞTİRME, EKTOPARAZİTİSİT, HİPERPARAZİTİZM, PARALELOSTERİZM, PARAMFİSTOMOZİS, PARASPORANGİYUM, PARAVİTAMİNOZİS, PARAZİTOTROPİZM, PARÇALAYABİLMEK, PARLAKLAŞTIRICI, PARLAKLAŞTIRMAK, PROKTOPARALİZİS, TOPARLANABİLMEK, TOPARLAYABİLMEK
PARAMETRELEMEK, PARAPSİKOLOJİK, PARATÜBERKÜLOZ, PARLAMENTARİZM, HİPERPARAZİTİK, PARAFİLARYOZİS, PARAMANYETİZMA, PARAMONOSTOMUM, PARAMPHİSTOMUM, PARANEOPLASTİK, PARAPROTEİNEMİ, PARAZİTİZASYON, PARAZİTOLOJİST, PARAZİTOTROPİK, PARÇALATTIRMAK, PARÇALAYABİLME, PARLAKLAŞTIRMA, PARLAKLIKÖLÇER, PARLAKPULLULAR, PARTENOGENEZİS, PARTİLEŞTİRMEK, POLİPARAZİTİZM, PSÖDOPARAFİLYA, PSÖDOPARALİZİS, SENSOPARALİZİS, TOPARLANABİLME, TOPARLAYABİLME
PARAMETRELEME, PARAPSİKOLOJİ, PARAZİTLENMEK, PARAZİTOLOJİK, ANTİPARALİTİK, ANTİPARAZİTER, ANTİPARAZİTİK, ÇAPARIZLANMAK, HEMİPARALİZİS, KOPARTABİLMEK, PARACHORDODES, PARAGANGLİYON, PARAGONİMOZİS, PARAKERATOZİS, PARAKIRMIZISI, PARAMETORCHİS, PARATERAPOTİK, PARATİDEKTOMİ, PARATİROİDİZM, PARATİROİTİZM, PARAZİTİSİDAL, PARAZİTOJENİK, PARAZİTOTROPİ, PARÇALATTIRMA, PARLATABİLMEK, PARLAYABİLMEK, PARLAYIVERMEK, PARTİLEŞTİRME, PARVOVİRÜSLER, REPARTİMİENTO, Devamını Oku »»
ANTRPARANTEZ, GELİNPARMAĞI, HANIMPARMAĞI, İMPARATORİÇE, İMPARATORLUK, KAPAROZCULUK, KAPAROZLAMAK, KOPARTTIRMAK, KULAMPARALIK, OTOPARKÇILIK, PARALELKENAR, PARASEMPATİK, PARAŞÜTÇÜLÜK, PARAZİTLENME, PARAZİTOLOJİ, PARLAKLAŞMAK, PARMAKLIKSIZ, PARSELLENMEK, PARSELLETMEK, PARTENOGENEZ, TOPARLAĞIMSI, VEZİRPARMAĞI, ZIMPARALANMA, PARTİLERÜSTÜ, DEMİRKOPARAN, HATUNPARMAĞI, HİPERPARAZİT, HOPARIVERMEK, ISPARTALILIK, İMPARİPİNNAT, Devamını Oku »»
CANSİPARANE, GARDENPARTİ, HOPARLÖRSÜZ, KAPAROZLAMA, KOMPARTIMAN, KOPARTILMAK, KOPARTTIRMA, PARAFELEMEK, PARAMETRELİ, PARÇALANMAK, PARÇALATMAK, PARFÜMCÜLÜK, PARILDATMAK, PARILDAYICI, PARKELETMEK, PARLAKLAŞMA, PARLAMENTER, PARMAKLAMAK, PARMAKLIKLI, PARSELASYON, PARSELLEMEK, PARSELLENME, PARSELLETME, PARTİLEŞMEK, PARTİSİZLİK, PARTİZANLIK, TOPARLANMAK, TOSTOPARLAK, ANTİPARAZİT, BİPARAZİTİK, Devamını Oku »»
ALTIPARMAK, BARPARALEL, KOPARILMAK, KOPARTILMA, PARABELLUM, PARABOLOİT, PARADOKSAL, PARAFELEME, PARAFİNSİZ, PARAFLAMAK, PARAGUAYLI, PARALANMAK, PARALATMAK, PARALELİZM, PARALELLİK, PARALOJİZM, PARAMETRİK, PARAMPARÇA, PARASIZLIK, PARAZİTLİK, PARAZİTSİZ, PARÇACILIK, PARÇALAMAK, PARÇALANIŞ, PARÇALANMA, PARÇALATMA, PARÇALAYIŞ, PARILDAMAK, PARILDATMA, PARILDAYIŞ, Devamını Oku »»
ASPARAGAS, BAŞPARMAK, BEŞPARMAK, CİĞERPARE, DEPARTMAN, ISPARMAÇA, İMPARATOR, KAPAROZCU, KOPARILMA, KOPARTMAK, KULAMPARA, OTOPARKÇI, PALASPARE, PARABOLİK, PARACILIK, PARADİGMA, PARAFİNLİ, PARAFLAMA, PARALAMAK, PARALANMA, PARALATMA, PARALOJİK, PARAMETRE, PARANKİMA, PARANOYAK, PARAŞÜTÇÜ, PARAŞÜTLÜ, PARATONER, PARAZİTLİ, PARÇALAMA, Devamını Oku »»
APARTMAN, HOPARLÖR, KOPARMAK, KOPARTMA, LUNAPARK, PARADOKS, PARAFAZİ, PARAGRAF, PARALAKS, PARALAMA, PARALICA, PARALİZİ, PARANOYA, PARANTEZ, PARAVANA, PARÇACIK, PARFÜMCÜ, PARLAMAK, PARLATMA, PARLAYIŞ, PARMAKSI, PARMICAN, PARSELLİ, PARŞÖMEN, PARTİKÜL, PARTİSİP, PARTİSİZ, PARTİZAN, PARTÖNER, PASPARTU, Devamını Oku »»
ANAPARA, APARKAT, APARMAK, ÇALPARA, ÇAPARIZ, ISPARTA, KAPAROZ, KOPARAN, KOPARIŞ, KOPARMA, LİPARİT, OTOPARK, PARABOL, PARAÇOL, PARAFİN, PARAGÖZ, PARALEL, PARAPET, PARASAL, PARASIZ, PARAŞÜT, PARAVAN, PARAZİT, PARÇACI, PARÇALI, PARDÖSÜ, PARILTI, PARKECİ, PARLAMA, PARTİCİ, Devamını Oku »»
APAREY, APARMA, ÇAPARİ, İSPARİ, KAPARİ, LEOPAR, LİPARİ, PAPARA, PARACA, PARACI, PARADİ, PARALI, PARDON, PARFÜM, PARİTE, PARKÇI, PARKUR, PARLAK, PARMAK, PARODİ, PAROLA, PARSEL, PARTAL, PARTER, SUPARA, APARAT, APARCA, APARLO, APARTU, AYPARE, Devamını Oku »»
ÇAPAR, DEPAR, PARAF, PARÇA, PARKA, PARKE, PARPA, PARSA, PARTİ, PARYA, ŞOPAR, APARİ, APART, CAPAR, ÇİPAR, ÇOPAR, HAPAR, HEPAR, İMPAR, KAPAR, PARAĞ, PARAH, PARAK, PARAN, PARÇI, PARDA, PARDI, PARDİ, PARGI, PARHA, Devamını Oku »»
PARA, PARE, PARK, PARS, APAR, IPAR, İPAR, PARÇ, PARI, PARİ, PART, SPAR
PAR
PAR
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Tortu. Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. Nemli yerlerde olan küf, pas. Alev. Çeşme. Birisini aldatmak amacıyla verilen şey. Bahçe, gül bahçesi. Aldatma. Deneme, deney. Gül bahçesi, bahçe. Güzel, gösterişli.
PARALELOSTERİZM
Aynı yapıdaki gruplar arasındaki ilişki ve bunların kimyasal bileşimleri veya fiziksel özellikleri.
PARANOPLOCEPHALA
Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
PARALELLEŞTİRMEK
Koşutlaştırmak.
PARAPOKSVİRÜSLER
Poxviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
HİPERPARAZİTİZİM
Bir parazitin diğer bir parazit içinde veya üzerinde yaşaması durumu.
PARATİROİDEKTOMİ
Paratiroit bezlerinin ameliyatla çıkartılması.
PARAMFİSTOMOZİS
Geviş getiren hayvanlarda Paramphistomum cinsi Digenea'ların neden olduğu önemli bir sindirim sistemi enfeksiyonu, amfistomozis. En patojenik türler Paramphistomum microbothrium, P. ichikawai, P. cervi, Cotylophoron cotylophoron, çeşitli Gastrothylax türleri, Fishoederius ve Calicophoron cinsine bağlı türlerdir.
İMPARATORİÇELİK
İmparatoriçe olma durumu.
KOMPARTIMANLAŞMA
Ökaryot hücrelerde, hücre içinde çeşitli metabolik olayların zarla çevrili değişik yerlerde ya da organellerde yapılmak üzere aynlması.
FARENGOPARALİZİS
Yutak felci.
PARAMİKSOVİRÜSLER
Sığır vebası, küçük ruminant vebası, köpek gençlik hastalığı virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve yaklaşık 15-16 kb uzunlukta tek zincirli RNA genomu bulunduran, zarflı ve 150 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Paramyxoviridae.
PARASPORANGİYUM
Parasporlar kapsayan sporangiyum. Parasporlar kapsayan sporangium.
HİPERPARAZİTİZM
Paraziter bir organizmanın diğer bir parazite konaklık yapması. Yani parazitin paraziti olması durumu. Hiperparazitlerin neden olduğu enfestasyon.
PARALELLEŞTİRME
Koşutlaştırma.
EKTOPARAZİTİSİT
Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AÇKILAMAK
Açkı ile parlatmak.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.