Sonu PAH ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pah" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pah ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pah olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ALAÇARPAH, ÇİLÇİLPAH

7 harfli kelimeler

AHABPAH

6 harfli kelimeler

YARPAH, TORPAH, PAMPAH, KALPAH, GÖMPAH, GAYPAH, GALPAH, ÇİLPAH, ÇILPAH, CILPAH

5 harfli kelimeler

GAPAH, ÇAPAH, PAPAH, SAPAH, TOPAH, AMPAH, YAPAH

3 harfli kelimeler

PAH

Bazı kelimelerin anlamları

PAH

Eğik olarak kesilmiş kenar. Bir yapı elemanında eğik bir yüzey elde etmek amacıyla keskinliği giderme.

ÇAPAH

Çapak, hasta gözde toplanan pislik.

GAYPAH

Bir çeşit hamur yemeği. Sözünde durmayan (kimse).

ÇİLPAH

Çıplak.

KALPAH

Dört tekerlekli arabalarda mazı ile tekerleklerin geçirildiği çulkuyu bağlayan, su bardağı biçiminde demir araç. Kalpak; ibik.

AHABPAH

Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.

TORPAH

Toprak.

GAPAH

Kapak.

ÇILPAH

Çıplak. Çıplak, bk. çiplah.

ALAÇARPAH

Yağmurla karışık kar, sulu sepken.

GALPAH

Kalpak. Kalpak, şapka.

CILPAH

Çıplak.

YARPAH

Yaprak.

ÇİLÇİLPAH

Çırçılpak. Çırılçıplak.

PAMPAH

Beceriksiz ( kimse ).

GÖMPAH

Yerinden kalkamayan, hantal: Gömpâh, oturduğun yerden kalkamıyorsun.

  -   -   -  

Anlamında PAH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİYATLI

Fiyatı olan. Pahalı.

KAYIRMAK

Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.

DİYET

İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

KAZIKLAMAK

Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Kazık cezasına çarptırmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.

EDER

Fiyat, paha, değer.

FİYAT

Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.

ÇÖREKLENMEK

Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.

FİYATLANMAK

Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.

PAHALANMA

Pahalanmak işi.

DÖVİZZEDE

Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.

MASRAFLI

Çok masraf gerektiren, pahalıya çıkan.

KAZIKLANMAK

Bir malı değerinden çok pahalıya almak, alışverişte aldatılmak. Kazığa oturtulmak.

KAZIKÇI

Alışverişte aldatan, pahalı mal satan kimse.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

GİRANBAHA

Pahada ağır, değerli.

PAHACILIK

Pahacı olma durumu.

ENFLASYON

Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.

PAHACI

Pahalı mal satan kimse.

İSTİFÇİLİK

İstifçinin yaptığı iş. İleride bulunmayacağı veya pahalılaşacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma, stokçuluk.