OYAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oyal" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. oyal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oyal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oyal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

OYALANABİLMEK, OYALAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

OYALANABİLME, OYALANDIRMAK, OYALAYABİLME

11 harfli kelimeler

OYALANDIRMA

9 harfli kelimeler

OYALANMAK

8 harfli kelimeler

OYALAMAK, OYALANMA, OYALANTI

7 harfli kelimeler

OYALAMA, OYALMAK

5 harfli kelimeler

OYALI, OYALİ, OYALP

4 harfli kelimeler

OYAL

Bazı kelimelerin anlamları

OYAL

"Düşüncesine başvur" anlamında kullanılan bir isim".

OYALI

Kenarına oya yapılmış ya da geçirilmiş.

OYALANDIRMA

Oyalandırmak işi.

OYALİ

Oyalı.

OYALANABİLME

Oyalanabilmek işi.

OYALAMA

Oyalamak işi.

OYALP

Görüş, düşünce sahibi yiğit.

OYALANMAK

Oyalama işine konu olmak. Vakit geçirmek. Boşuna zaman harcamak. Beklemek.

OYALAYABİLME

Oyalayabilmek işi.

OYALANDIRMAK

Oyalanmasına yol açmak, oyalanmasını sağlamak.

OYALANTI

Oyalanmak için yapılmış olan şey.

OYALANMA

Oyalanmak işi.

OYALMAK

Utanmak. İyileşmeye yüz tutmak.

OYALANABİLMEK

Oyalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

OYALAYABİLMEK

Oyalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

OYALAMAK

Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek. Vakit kazanmak için aldatmak. Bekletmek. Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek. Oya ile süslemek.

  -   -   -  

Anlamında OYAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OYAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

BAZOFİL

Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

BOYALAMA

Boyalamak işi.

ÇABUK

Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ÇIRPICI

Çırpma işini yapan kimse ya da şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, mikser.

EĞLENME

Eğlenmek işi. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme.

AVUTMAK

Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek. Oyalamak.

EĞLEMEK

Durdurmak. Avutmak. Oyalamak.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

BEKLETMEK

Bekleme işini birine yaptırmak. Oyalamak.

BOYALANMA

Boyalanmak durumu.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

DANDİNİ

(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.

EĞLENDİRİ

Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılmış olan ilgi çekici gösteri, atraksiyon.

DOKUMA

Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.