Kelimeler arşivi içinde; başında "oyan" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. oyan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oyan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oyan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OYANDIRMAK
OYANMAH, OYANMAK
OYANIH, OYANTA
OYANİ
OYAN
OYAN
Zincir. Hayvan gemi.
OYANDIRMAK
Uyandırmak.
OYANMAH
Uyanmak.
OYANMAK
Uyanmak. Gerçekleri anlamak, kavramak.
OYANİ
O yana, öteye.
OYANIH
Uyanık.
OYANTA
Sürüden ayrıldıktan sonra orada burada otlayıp arkadan gelen davar, sığır. Başkalarına uymayan insan ya da hayvan.
Bu bölümde tanımı içerisinde OYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
DOĞURUCU
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı.
DİRENİŞÇİ
Karşı koyan, dayanan kimse.
BOYALI
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
ESNEKLİK
Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.
BOYANMA
Boyanmak işi.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
KARAGÖZ
İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
KARAGÖZCÜ
Karagöz oyunu oynatan kimse, hayalci, hayalî, hayalbaz. Karagöz oyununda kullanılan boyanmış insan biçimlerini yapıp satan kimse.
GÜLMECE
Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor. Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi.
AĞAÇDELEN
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.
DÜZGÜSEL
Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif. Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif.
KAŞIKÇI
Kaşık yapan ya da satan kimse. Şimşir, kemik, bağa vb.nden kaşık oyan, süsleyen zanaatçı.
BOYNA
Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.
KARARLILIK
Kararlı olma durumu, istikrar. Boyanın zamanla özelliklerini değiştirmeme durumu.
CUNTA
Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul.
KARMANYOLACI
Karmanyola yoluyla adam soyan kimse.
DARBECİ
Vuran, çarpan kimse. Darbe yaparak yönetime el koyan kimse.