İçinde OYAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oyan" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oyan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oyan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oyan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BOYANIVERMEK, BOYANABİLMEK

11 harfli kelimeler

BOYANIVERME, BOYANABİLME, BOYANDIRMAK

10 harfli kelimeler

BULGUNOYAN, KOYANAVRUL, OYANDIRMAK, BOYANASICA, NAHIRGOYAN

9 harfli kelimeler

KAVAKOYAN

8 harfli kelimeler

BOYANACI, BOYANMAK, KOÇKOYAN

7 harfli kelimeler

OYANMAH, OYANMAK, BOYANMA, ERNOYAN, BUOYANS, BOYANIŞ, BOYANIK, BOYANAK

6 harfli kelimeler

OYANIH, BOYANA, OYANTA

5 harfli kelimeler

HOYAN, KOYAN, NOYAN, OYANİ, BOYAN

Bazı kelimelerin anlamları

OYAN

Zincir. Hayvan gemi.

BOYANACI

Boyacı.

BOYANIVERMEK

Çabucak boyanmak.

BOYANDIRMAK

Boyamak.

BOYANIVERME

Boyanıvermek işi.

KOÇKOYAN

Ekim ayı.

NAHIRGOYAN

Bir yıllığına ücretle tutulan çobanların hesap verdikleri Aralık ayının 2. günü.

BULGUNOYAN

Anlayışlı bey.

BOYANMAK

Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.

KAVAKOYAN

Kavakların odun katında uzunlamasına oluklar açarak onları sarartıp kurutan kınkanatlı böcek; büyük kavak tekeböceği.

OYANDIRMAK

Uyandırmak.

BOYANABİLME

Boyanabilmek işi.

BOYANABİLMEK

Boyanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KOYANAVRUL

Sara hastalığı.

BOYANASICA

İlenç.

OYANMAH

Uyanmak.

  -   -   -  

Anlamında OYAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

KAŞIKÇI

Kaşık yapan ya da satan kimse. Şimşir, kemik, bağa vb.nden kaşık oyan, süsleyen zanaatçı.

DARBECİ

Vuran, çarpan kimse. Darbe yaparak yönetime el koyan kimse.

BOYANMA

Boyanmak işi.

KARAGÖZCÜ

Karagöz oyunu oynatan kimse, hayalci, hayalî, hayalbaz. Karagöz oyununda kullanılan boyanmış insan biçimlerini yapıp satan kimse.

DİRENİŞÇİ

Karşı koyan, dayanan kimse.

KARAGÖZ

İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.

CUNTA

Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul.

KARARLILIK

Kararlı olma durumu, istikrar. Boyanın zamanla özelliklerini değiştirmeme durumu.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

BOYALI

Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).

KARMANYOLACI

Karmanyola yoluyla adam soyan kimse.

AĞAÇDELEN

Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.

DOĞURUCU

Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı.

GÜLMECE

Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor. Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

DÜZGÜSEL

Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif. Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif.

BOYNA

Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.

ESNEKLİK

Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.