Kelimeler arşivinde; içinde "oyal" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oyal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oyal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oyal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OYALAYABİLMEK, OYALANABİLMEK
OYALAYABİLME, OYALANDIRMAK, OYALANABİLME, KÜÇÜKBOYALIK, BÜYÜKBOYALIK
OYALANDIRMA, KARABOYALIK
ÖRENBOYALI, BOYALANMAK, BOYALITEPE
SOYALTMAK, SOYALAMAK, BOYALILAR, BOYALAMAK, BOYALANMA, OYALANMAK
OYALAMAK, BOYALAMA, BOYALICA, OYALANMA, KOYALMAK, OYALANTI
DOYALIH, OYALAMA, OYALMAK, BOYALAN, SAHOYAL, BOYALDI, BOYALIK
OYAL
"Düşüncesine başvur" anlamında kullanılan bir isim".
KÜÇÜKBOYALIK
Ankara ilinde, Balâ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BOYALANMAK
Boya sürülmek.
SOYALTMAK
Eğmek, eğik tutmak.
OYALANABİLMEK
Oyalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOYALAMAK
Ekin, bir kökten birkaç sap birden vermek.
KARABOYALIK
Uşak şehri, Sivaslı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
OYALANDIRMA
Oyalandırmak işi.
BÜYÜKBOYALIK
Ankara şehri, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BOYALILAR
Kastamonu şehrinde, Daday ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Manisa şehri, Akhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BOYALITEPE
Karaman şehri, Kılbasan bucağına bağlı bir yer.
OYALANABİLME
Oyalanabilmek işi.
OYALAYABİLME
Oyalayabilmek işi.
OYALAYABİLMEK
Oyalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖRENBOYALI
Konya kenti, Güneysınır ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
OYALANDIRMAK
Oyalanmasına yol açmak, oyalanmasını sağlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde OYAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
ÇIRPICI
Çırpma işini yapan kimse ya da şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, mikser.
DOKUMA
Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
BOYALANMA
Boyalanmak durumu.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
BEKLETMEK
Bekleme işini birine yaptırmak. Oyalamak.
BOYALAMA
Boyalamak işi.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
DURMAK
Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
DANDİNİ
(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.
EĞLENDİRİ
Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılmış olan ilgi çekici gösteri, atraksiyon.
BAZOFİL
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.
AVUTMAK
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek. Oyalamak.
AVUNMAK
Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
EĞLENME
Eğlenmek işi. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme.
EĞLEMEK
Durdurmak. Avutmak. Oyalamak.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.