Kelimeler arşivi içinde; sonunda "orsa" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu orsa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında orsa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde orsa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ORSA
Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip. Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgârüstü, boca veya rüzgâraltı karşıtı. Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi. (o'rsa) Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi için söylenen söz.
KARABORSA
Piyasada olmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması işi.
FORSA
Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.
BORSA
Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.
GORSA
Tırpan.
HORSA
İstek: Ben bu işten horsamı aldım. Kızgınlık, öfke. Büyük, geniş. İmbatın doğuş yönü: Yelkeni horsaya ayarla.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOCA
Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı.
KULİS
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. Borsa dışında alışveriş yeri. Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılmış olan yer.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
İZBANDUT
Görünüşü ve davranışı ile korku veren (iri yarı adam). Rum korsanı.
HACİMSİZ
Hacmi olmayan, oylumsuz. Borsada gerçekleştirilen yetersiz tutarda alım satım.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
KARABORSACILIK
Karaborsacı olma durumu.
KARABORSACI
Karaborsacılık yapan kimse.
KORSANLIK
Korsan olma durumu. Bir hakkı izinsiz olarak kullanma.
RÜZGARALTI
Boca, orsa karşıtı.
ÖNERTİ
Şartlı bir önermenin şartı anlatan ön bölümü: "Duman çıkıyorsa ateş vardır" sözünde "duman çıkıyorsa" şartı bir önertidir.
KARSAK
Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılmış olan bir tür memeli (Vulpes corsac).
BORSACI
Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
REZEKSİYON
Sağlam kısımları korumak ve gerekiyorsa o kısımların bağlantısını yeniden kurmak suretiyle bir organın bir parçasını kesip çıkarmak için yapılmış olan cerrahi müdahale.
KÖSEMEN
Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ORSALAMA
Orsalamak işi.
TUTAM
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.