Kelimeler arşivinde; içinde "orsa" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde orsa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu orsa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında orsa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARABORSACILIK
TELADORSAGİA
KARABORSACI, RANFORSATÖR
BORSACILIK
KORSANKUÇ, KORSANLIK, KORSANGUÇ, ORSALAMAK, KARABORSA, MORSALKIM
ORSALAMA, DORSALİS, BORSAMAK, KORSAMBA
HORSANE, HORSANA, MORSAĞI, BORSACI
SORSAN, SORSAT, KORSAL, KORSAK, YORSAK, KORSAJ, HORSAN, GORSAN, GORSAK, DORSAL, BORSAK, KORSAN
ORSA
Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip. Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgârüstü, boca veya rüzgâraltı karşıtı. Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi. (o'rsa) Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi için söylenen söz.
KARABORSA
Piyasada olmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması işi.
DORSALİS
Sırta ait, sırta bakan, sırtla ilgili olan.
TELADORSAGİA
Trichostrongylidae ailesinde bulunan, Ostertagia cinsine oldukça benzeyen koyun ve keçilerin abomasumunda parazitlenen nematod cinsi.
KORSANLIK
Korsan olma durumu. Bir hakkı izinsiz olarak kullanma.
KARABORSACI
Karaborsacılık yapan kimse.
KORSANKUÇ
Fırındaki ateşi karıştırmaya yarayan uzun sırık.
KORSAMBA
Çarpmaktan moraran deri üstüne bastırılan sıcak, ıslak bez. Evlendirme. Hayvan çiftleştirme: İki köpeği korsamba yaptık.
KARABORSACILIK
Karaborsacı olma durumu.
MORSALKIM
Baklagillerden, salkım durumunda mavi, mor, beyaz, pembe renkli çiçekler açan, 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık (Wisteria sinensis).
KORSANGUÇ
Fırındaki ateşi karıştırmaya yarayan uzun sırık: Korsanguçun ucu kırılmış.
RANFORSATÖR
Film kasetlerinin ön ve arka yüzünde bulunan ve üzerinde floresans yapma özelliğinde maddeler bulunan yapı. Organizmayı geçen ışınların filmleri daha fazla etkilemesi için yapılmışlardır.
ORSALAMAK
Gemi rüzgâr alan tarafa dönmek.
BORSAMAK
Hayvan çiftleşmek istemek.
BORSACILIK
Borsacının yaptığı iş.
ORSALAMA
Orsalamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARSAK
Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılmış olan bir tür memeli (Vulpes corsac).
RÜZGARALTI
Boca, orsa karşıtı.
İZBANDUT
Görünüşü ve davranışı ile korku veren (iri yarı adam). Rum korsanı.
TRADER
İsim şeklinde kullanılırsa; tüccar, ticaret gemisi, tacir veya borsa simsarı anlamlarına da gelmektedir. Diğer bir anlamı da kendi çıkarları peşinde koşan insan'dır.
REZEKSİYON
Sağlam kısımları korumak ve gerekiyorsa o kısımların bağlantısını yeniden kurmak suretiyle bir organın bir parçasını kesip çıkarmak için yapılmış olan cerrahi müdahale.
ÖNERTİ
Şartlı bir önermenin şartı anlatan ön bölümü: "Duman çıkıyorsa ateş vardır" sözünde "duman çıkıyorsa" şartı bir önertidir.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
BOCA
Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı.
RÜZGARÜSTÜ
Orsa, boca karşıtı.
TUTAM
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
BORSACI
Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse.
HACİMSİZ
Hacmi olmayan, oylumsuz. Borsada gerçekleştirilen yetersiz tutarda alım satım.
KÖSEMEN
Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
KULİS
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. Borsa dışında alışveriş yeri. Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılmış olan yer.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
ANSUNLATMAK
Okutmak, hocaya okutmak: Başın ağrıyorsa ansunlat.
AMİİFORM
Balıklarda sadece dorsal yüzgecin kullanılmasıyla yapılan yüzme hareketi. Balıklarda temel olarak sırt yüzgecin kullanılmasıyla yapılan yüzme hareketi.