Kelimeler arşivi içinde; başında "orta" olan, toplam 162 adet kelime bulunmaktadır. orta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu orta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde orta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORTALIKTEKERLEĞİ
ORTAÇOKDEĞİRMEN, ORTAHACIAHMETLİ
ORTAKLAŞACILIK, ORTAKLAŞTIRMAK, ORTALAYABİLMEK
ORTAKENTYAHŞİ, ORTAKLAŞTIRMA, ORTAKYAŞARLIK, ORTALAYABİLME
ORTABAYINDIR, ORTAFATMACIK, ORTAGEDİKLER, ORTAKALDIRIM, ORTAKARAÖREN, ORTAKDARACIK, ORTAKDEĞİŞİM, ORTAKLAŞALIK, ORTALAMASINA
ORTABEREKET, ORTAÇİMAĞIL, ORTAHEMEDAN, ORTAKARABAĞ, ORTAKLAŞACI, ORTAKLAŞMAK, ORTAKYAŞAMA, ORTAMANDIRA, ORTAÖĞRENİM, ORTAÖĞRETİM, ORTASANDIĞI, ORTASARIBEY, ORTASÖĞÜTLÜ
ORTAÇAKMAK, ORTAHARMAN, ORTAKBÖLEN, ORTAKÇILIK, ORTAKKALAN, ORTAKLAŞIM, ORTAKLAŞMA, ORTAKYAPIM, ORTAKYAŞAR, ORTALATMAK
ORTABAĞIŞ, ORTABAHÇE, ORTABOĞAZ, ORTABÖLME, ORTABUCAK, ORTABURUN, ORTAÇANAK, ORTAÇAVUŞ, ORTAÇEŞME, ORTADAMLA, ORTADİREK, ORTADURAK, ORTAGEÇİT, ORTAHİSAR, ORTAIRMAK, ORTAKAVAK, ORTAKAYIK, ORTAKIŞLA, ORTAKLAMA, ORTAKLAŞA, ORTAKONAK, ORTAKONUŞ, ORTAKORAN, ORTAKSAMA, ORTALAMAK, ORTALATMA, ORTALIKÇI, ORTALIKTA, ORTANCALI, ORTANCILI, Devamını Oku »»
ORTAAĞAÇ, ORTAALAN, ORTAAYAK, ORTACALA, ORTACAMİ, ORTAÇALI, ORTAÇLIK, ORTADÜZÜ, ORTAGÖZE, ORTAKALE, ORTAKAPI, ORTAKENT, ORTAKKAT, ORTAKLAR, ORTAKLIK, ORTALAMA, ORTALAYI, ORTALICA, ORTAMALI, ORTANCIL, ORTANKÖY, ORTAOKUL, ORTAÖREN, ORTASEKİ, ORTASÖKÜ, ORTATEPE, ORTAYAZI
ORTABAĞ, ORTABAZ, ORTABÜK, ORTACIK, ORTACIL, ORTAÇAT, ORTAÇAY, ORTAGLİ, ORTAGÜZ, ORTAĞUL, ORTAHCİ, ORTAHÇI, ORTAKCI, ORTAKÇA, ORTAKÇI, ORTAKLI, ORTAKLU, ORTAKOL, ORTAKÖY, ORTAKÜM, ORTALAM, ORTALAR, ORTALIH, ORTALIK, ORTALOH, ORTALUH, ORTANCA, ORTANCI, ORTANUL, ORTAOBA, Devamını Oku »»
ORTACA, ORTACI, ORTADA, ORTAĞI, ORTALA, ORTALI, ORTAÖZ, ORTARA, ORTASU
ORTAÇ, ORTAĞ, ORTAH, ORTAK, ORTAM, ORTAN, ORTAY
ORTA
ORTA
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
ORTAKLAŞTIRMAK
Ortak duruma getirmek, kolektifleştirmek.
ORTAKYAŞARLIK
Ortakyaşar olma durumu.
ORTAGEDİKLER
Kars ili, Başgedikler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ORTAKLAŞACILIK
Üretim araçlarından kişisel sahipliği kaldırıp ortak kullanmayı ve toplum içinde her türlü harekette ortak davranışı savunan öğreti, kolektivizm.
ORTAÇOKDEĞİRMEN
Ordu ili, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ORTAKALDIRIM
Sokaklarda ve özellikle anayollarda, yayaları taşıt dolaşımının çekincelerinden korumak için yol ortasına yapılmış, yol düzeyinden yüksekte yer alan durma ve geçme yeri.
ORTALIKTEKERLEĞİ
Çam ağacından tek parça olarak yapılmış, çevresi demir çemberli tekerlek.
ORTAKARAÖREN
Konya ili, Seydişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ORTAKLAŞTIRMA
Ortaklaştırmak işi, kolektifleştirme.
ORTALAYABİLME
Ortalayabilmek işi.
ORTAHACIAHMETLİ
Kırşehir şehri, Çiçekdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ORTAFATMACIK
Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ORTAKENTYAHŞİ
Muğla şehri, Ortakent bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ORTALAYABİLMEK
Ortalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ORTABAYINDIR
Çankırı ili, Orta ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).