Kelimeler arşivi içinde; başında "onar" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. onar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu onar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ONARABİLMEK, ONARIMCILIK, ONARIKLAMAK
ONARABİLME, ONARICILIK
ONARILMAK
ONARILMA, ONARIMCI, ONARTMAK
ONARICI, ONARMAH, ONARMAK, ONARTMA
ONARIK, ONARIM, ONARAN, ONARLI, ONARMA
ONARI, ONART
ONAR
ONAR
On sayının üleştirme sayı sıfatı. Her birine on, her defasında onu bir arada.
ONARTMAK
Onarma işini birine yaptırmak, tamir ettirmek.
ONARILMAK
Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak.
ONARIMCI
Onarma işini yapan kimse, tamirci.
ONARABİLMEK
Onarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.
ONARILMA
Onarılmak işi.
ONARIMCILIK
Bozulmuş olan nesneleri onarıp yararlı bir duruma getirme, tamircilik.
ONARICILIK
Onarıcı olma durumu.
ONARIK
Düzeltilmiş, bakımlı : Çok onarık bağ.
ONARABİLME
Onarabilmek işi.
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.
ONARICI
Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.
ONARTMA
Onartmak işi.
ONARIKLAMAK
Düzeltmek, bakımını yapmak.
ONARMAH
Düzeltmek, bakımını yapmak. Onarmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
GARAJ
Otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer, arabalık. Toplu taşıma ve nakliye araçlarına hareket ve varış noktası olarak belediyelerce ayrılan yer. Otomobillerin bakım ve onarımının yapıldığı yer.
ÇAKMAKÇI
Çakmak yapan veya satan kimse. Tüfek ve tabanca çakmaklarını yapan ve onaran kimse.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
ASANSÖRCÜ
Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse. Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse.
GARAJCI
Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci.
AVADANLIK
Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.
DÜZELTMEK
Düzgün duruma getirmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek.
DEMİRCİ
Demir satan, demir eşya yapan veya onaran kimse. Manisa iline bağlı ilçelerden biri.
BUYMAK
Çok üşümek. Soğuktan donarak ölmek.
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.
ESKİCİ
Her türlü eski eşya alım satımıyla uğraşan kimse. Eskimiş ayakkabıları onaran kimse.
BUZ
Donarak katı duruma gelmiş su. Çok soğuk bir etki uyandıran (şey veya kimse).
GÖZLÜKÇÜ
Gözlük satan ya da onaran kimse. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse.
EGZOZCU
Egzozu yapan, satan veya onaran kimse.
DİKİCİ
Tarımla uğraşan kimse, çiftçi. Dikişçi. Sökük ayakkabıları onaran kimse. Yeni yapılmış olan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
CEBECİ
Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.