Kelimeler arşivi içinde; sonunda "onat" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu onat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında onat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde onat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HİDROKARBONAT, LİGNOSÜLFONAT
HİYALÜRONAT
METRİFONAT, BİKARBONAT
KLODRONAT
KARBONAT
AYDONAT
ERONAT, NEONAT, AGONAT
GONAT, KONAT, SONAT, MONAT, YONAT
ONAT
ONAT
Özenli, düzgün, uygun. Dürüst, iyi ahlaklı. Yararlı.
ERONAT
Dürüst, güvenilir, iyi erkek.
GONAT
Eşey organı. Eşey bezi.
BİKARBONAT
Hidrojen karbonatların genel adı.
SONAT
Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri.
KLODRONAT
İnorganik pirofosfatın, P-O-P grubu yerine P-C-P grubu içeren ve bu gruptaki karbon atomu üzerinden sübstitüe edilmiş organik analoğu olan ve osteoprozun tedavisinde kullanılan bir ilaç.
KONAT
Bayramlarda köylere konuk olarak gidenlere verilen yemek, bayram yemeği.
MONAT
Eski Yunan felsefesinde bölünmez birlik. Leibniz'in felsefesinde artık bölünemez bir birlik olan sonsuz sayıdaki cevherlerin her biri.
KARBONAT
Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı. Sodyum bikarbonat. Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim.
LİGNOSÜLFONAT
Kâğıt endüstrisinde kâğıt elde etme sırasında üretilen, yemlerin pelet yapımı sırasında bağlayıcı olarak kullanılan madde.
HİYALÜRONAT
Hiyaluronik asit.
METRİFONAT
Organik fosforlu bir antikolinesteraz madde.
AYDONAT
Ay gibi güzelliklerle donanmış olan.
AGONAT
Eşey bezleri olmayan.
NEONAT
Yeni doğan.
HİDROKARBONAT
Hidratlı bazik karbonat.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLGİSAYARLAŞMAK
Bilgisayar düzeniyle donatılmak.
DONATIŞ
Donatma işi.
DONATILMA
Donatılmak işi.
ERGİNLEMEK
Birini bir konu üzerinde aydınlatıp onu gerekli temel bilgi ve becerilerle donatarak ergin ve yetişmiş kılmak. Bir kişiyi dernek, topluluk vb.ne özel bir törenle almak.
DONATILMAK
Donatma işine konu olmak veya donatma işi yapılmak.
CERRAR
Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.
GENELKURMAY
Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.
BARYUM
Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba).
ARAGONİT
Beyaz, yeşil, mavimsi gri renkte billurlaşmış bir kalsiyum karbonat türü.
DONATTIRMAK
Donatma işini yaptırmak.
DONATMA
Donatmak işi, teçhiz.
CİHAZLANMAK
Teknolojik gelişmelerin en son ürünleriyle donatılmak.
DONATIM
Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.
DOLOMİT
Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral.
FENER
Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. Askı. Gemilere yol gösteren ışık kulesi.
GERİLLA
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk. Bu topluluktan olan kimse. Bağımsız bir biçimde hareket eden çete.
ÇİÇEKLEMEK
Çiçek dikmek. Çiçekle donatmak.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
DONATIMCI
Bir film veya tiyatro eseri için gerekli sahne donatımı işini yöneten kimse.
GÜNEŞLİK
Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü. Siperlik. Güneş ışınlarını alan (yer).