Sonu OK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ok" olan, toplam 112 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ok ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ok olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ANTİKOLAGOK

10 harfli kelimeler

ELEKTROŞOK, STAFİLOKOK, STREPTOKOK, YOKOĞLUYOK

9 harfli kelimeler

VANTRİLOK, ÇODÜRÜÇOK, ENTEROKOK, GALLANCOK

8 harfli kelimeler

EKİNOKOK, MİKROKOK, AKŞAMLOK, DİPLOKOK, KIZGINOK, MONOBLOK, PNÖMOKOK, TETRAKOK, YILMAZOK

7 harfli kelimeler

GONOKOK, KOLEDOK, SÖMİKOK, ALTINOK, DEMİROK, GÖZÜTOK, MAÇALOK, MOTOROK, OVERLOK, POLİTOK, SAPSTOK, ŞOKOLOK

6 harfli kelimeler

ALAKOK, ANTROK, BİRÇOK, BOMBOK, BULDOK, MANYOK, BERKOK, BÜRÇOK, ÇOLKOK, DİNÇOK, DOKDOK, GOKCOK, GOSGOK, KONDOK, LOKLOK, MANİOK, ÖZÜTOK, TİTROK, TOKTOK, TOMTOK, TUNÇOK, UÇANOK, ÜNÜÇOK

5 harfli kelimeler

BAROK, PADOK, ALTOK, AYDOK, AYTOK, BADOK, BAŞOK, BAYOK, BİÇOK, BOZOK, CİNOK, ÇAMOK, DOROK, ERTOK, GILOK, GOYOK, HOYOK, ISTOK, İŞŞOK, KAÇOK, KODOK, KOROK, KOYOK, KOZOK, KUROK, MACOK, MAROK, MATOK, MOÇOK, ORTOK, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

BLOK, FLOK, STOK, TROK, İŞOK, ÖZOK, ULOK, ÜÇOK

3 harfli kelimeler

BOK, ÇOK, DOK, FOK, KOK, LOK, ŞOK, TOK, YOK, GOK, SOK

2 harfli kelimeler

OK

Bazı kelimelerin anlamları

OK

Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.

AKŞAMLOK

Akşam yemeği.

DİPLOKOK

Bakterilerde, bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde birbirine bağlı kalmış koklar. Bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde bulunan koklar. Mikroskop altında çift çift görülen koklara verilen ad.

MONOBLOK

Tekgövde.

ÇODÜRÜÇOK

Tahterevalli.

ANTİKOLAGOK

Safra boşalmasını önleyen.

ELEKTROŞOK

Ruh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.

KIZGINOK

Kızmış, öfkelenmiş kimse.

STAFİLOKOK

Mikroskopta üzüm salkımlarına benzer kümeler durumunda görülen mikroplar.

YOKOĞLUYOK

Aranıp da bulunmayan kimse veya şey için kullanılan bir söz.

VANTRİLOK

Karnından konuşan.

GALLANCOK

Sigara ağızlığında, sigara takılan ufak kalın kısım.

ENTEROKOK

Gram pozitif, fakültatif anaerob, diplokok veya zincir biçiminde insan ve hayvanların bağırsak florasında bulunan kok cinsi. Gram pozitif, fakültatif anaerop, diplokok veya zincir biçiminde bulunan yuvarlak biçimli bir bakteri cinsi.

EKİNOKOK

Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan bir tür tenya.

STREPTOKOK

Sıvı ortamda zincir biçimde koloniler oluşturan, çoğu zaman patojen olan bir mikrokok.

MİKROKOK

Nokta biçimdeki mikroplara verilen genel ad.

  -   -   -  

Anlamında OK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AÇ

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.