Kelimeler arşivi içinde; başında "ol" olan, toplam 323 adet kelime bulunmaktadır. ol ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ol ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OLANAKSIZLAŞTIRMA, OLGUNLAŞTIRABİLME
OLUMSUZLAŞTIRMAK, OLUŞTURULABİLMEK
OLAĞANLAŞTIRMAK, OLANAKSIZLAŞMAK, OLGUNLAŞABİLMEK, OLİGOELEMENTLER, OLUMSUZLAŞTIRMA, OLUŞTURULABİLME
OLAĞANBASIKLIK, OLAĞANLAŞTIRMA, OLANAKSIZLAŞMA, OLGUNLAŞABİLME, OLGUNLAŞTIRMAK, OLİGODENDROSİT, OLİGODENTROSİT, OLİGONÜKLEOTİT, OLİGOZOOSPERMİ, OLUŞTURABİLMEK, OLUŞTURUVERMEK
OLABİLDİĞİNCE, OLAĞANDIŞILIK, OLAĞANÜSTÜLÜK, OLAYLAŞTIRMAK, OLGUNLAŞTIRMA, OLİGOSAKKARİT, OLUŞTURABİLME, OLUŞTURUVERME
OLAĞANLAŞMAK, OLANAKSIZLIK, OLAYLAŞTIRMA, OLEANDOMİSİN, OLİGODİNAMİK, OLİGOFRUKTOZ, OLİGOKROMEMİ, OLİGOLESİTAL, OLMAYINSIRAK, OLUŞTURULMAK
OLABİLİRLİK, OLAĞANLAŞMA, OLANAKÇILIK, OLÇUMLANMAK, OLGUNLAŞMAK, OLGUNNAŞMAK, OLİGOCHAETA, OLİGOKETLER, OLİGOPEPTİT, OLİGOSİTEMİ, OLİGOSPERMİ, OLMAYASIMAK, OLMAZLANMAK, OLUKLUKISAÇ, OLUMSUZLAMA, OLUNABİLMEK, OLUNUGELMEK, OLUŞABİLMEK, OLUŞTURTMAK, OLUŞTURULMA, OLUŞUMCULUK, OLUŞUVERMEK
OLAĞANÜSTÜ, OLASICILIK, OLEOREÇİNE, OLFAKSİYON, OLGALANMAK, OLGUNLAŞMA, OLGUSALLIK, OLİGODONTİ, OLİGOHALİN, OLİGOKARDİ, OLİGOMİSİN, OLİGOSALİN, OLİGOTİPİK, OLMAMIŞLIK, OLTARLAMAK, OLUKKOYAĞI, OLUKLAŞMAK, OLUKLUÇİVİ, OLUMSALLIK, OLUMSUZLUK, OLUNABİLME, OLUŞABİLME, OLUŞTURMAK, OLUŞTURTMA, OLUŞUVERME
OLABİLMEK, OLADÜŞMEK, OLAGELMEK, OLAĞANLIK, OLAMAZLIK, OLANAKSIZ, OLANCAMAL, OLAYAZMAK, OLAYCILIK, OLCALAMAK, OLCAYTÜRK, OLDIĞIYLE, OLDUBİTTİ, OLDUĞUNCA, OLDURTMAK, OLEKRANON, OLEOMETRE, OLEOPLAST, OLEOREZİN, OLGALAMAK, OLGUCULUK, OLİGOHEMİ, OLİGOKLAZ, OLİGOPSON, OLİMPİYAT, OLKAMINCA, OLMAZLAMA, OLMİYANDA, OLTACILIK, OLUGELMEK, Devamını Oku »»
OLABİLİR, OLABİLME, OLACACIK, OLAGELME, OLANAKLI, OLARINLA, OLASILIK, OLAYAZMA, OLAYLAMA, OLCARMAK, OLCAYHAN, OLÇARMAK, OLÇUMLUK, OLDURGAN, OLDURMAK, OLDURTMA, OLFAKTÖR, OLFAKTUS, OLGUNLAR, OLGUNLUK, OLGUNSOY, OLĞUNLAR, OLIMAMAK, OLİGARŞİ, OLİGOFAG, OLİGOMER, OLİGOPNÖ, OLİGOPOL, OLİGOPOZ, OLİGOSEN, Devamını Oku »»
OLACACI, OLANCIK, OLASICI, OLASILI, OLASINI, OLASIYA, OLAŞMAK, OLAYCIK, OLAYSIZ, OLCABAY, OLCACIK, OLCAYTO, OLDAŞLI, OLDUKÇA, OLDUMAK, OLDURMA, OLDURUK, OLDUYSA, OLECENE, OLEOZOM, OLFAKTİ, OLGAMAG, OLGAMAK, OLGÖRÜP, OLGUÇLU, OLGULUK, OLGUNAY, OLGUNCA, OLGUNER, OLGUNSU, Devamını Oku »»
OLACAK, OLAĞAN, OLALIK, OLAMAK, OLAMAN, OLAMAZ, OLANAK, OLANCA, OLANGI, OLARAK, OLASIL, OLAŞMA, OLAYAK, OLAYCI, OLAYDI, OLAYIZ, OLAYLI, OLDACI, OLEFİN, OLGUCU, OLİVİN, OLKAMA, OLMAYA, OLSAKİ, OLTACI, OLUCAK, OLUKLU, OLUMAK, OLUMLU, OLUMUN, Devamını Oku »»
OLAĞI, OLASI, OLCAN, OLCAY, OLCIK, OLÇUM, OLÇUN, OLDAÇ, OLDAĞ, OLEAT, OLEİK, OLEİN, OLGAÇ, OLGAN, OLGUN, OLĞAÇ, OLHOY, OLİGO, OLKUN, OLLUK, OLMAK, OLMAZ, OLMUŞ, OLPAK, OLSAN, OLTAK, OLTAN, OLUCU, OLURU
OLAH, OLAK, OLAM, OLAN, OLAR, OLAY, OLCA, OLDU, OLGU, OLLA, OLMA, OLTA, OLTU, OLUH, OLUK, OLUM, OLUR, OLUS, OLUŞ, OLUZ
OLA, OLE, OLİ, OLU, OLÜ
OL
OL
O gösterme sıfatı. O gösterme zamiri.
OLUŞTURULABİLMEK
Oluşturulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
OLUMSUZLAŞTIRMAK
Olumsuzlaşma işini yaptırmak.
OLANAKSIZLAŞTIRMA
Olanaksızlaştırmak işi, imkânsızlaştırma.
OLAĞANLAŞTIRMAK
Olağan duruma getirmek.
OLUŞTURULABİLME
Oluşturulabilmek işi.
OLGUNLAŞABİLMEK
Olgunlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
OLGUNLAŞTIRABİLME
Olgunlaştırabilmek işi.
OLANAKSIZLAŞMA
Olanaksızlaşmak işi, imkânsızlaşma.
OLGUNLAŞTIRMAK
Olgun duruma getirmek.
OLAĞANLAŞTIRMA
Olağanlaştırmak işi.
OLUMSUZLAŞTIRMA
Olumsuzlaştırmak işi.
OLGUNLAŞABİLME
Olgunlaşabilmek işi.
OLANAKSIZLAŞMAK
Olanaksız duruma gelmek, imkânsızlaşmak.
OLİGOELEMENTLER
Canlılardaki biyokimyasal olaylarda katalizör rolü oynayan elementler.
OLAĞANBASIKLIK
beklem oranının, olağan dağılım için elde edilen değere eşit olduğu durum. Beklem oranı bu değerden küçük ise, dağılımın çokbasıklığından, büyük ise azbasıklığından söz edilir.
Bu bölümde tanımı içerisinde OL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABALI
Aba giymiş olan.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABAZANLIK
Abazan olma durumu.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABAJURLU
Abajuru olan.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.