OK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ok" olan, toplam 320 adet kelime bulunmaktadır. ok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

OKSİDOREDÜKTAZLAR

16 harfli kelimeler

OKSİPİTALİZASYON

14 harfli kelimeler

OKRATOKSİKOZİS, OKSİDOREDÜKTAZ, OKSİFENBUTAZON, OKSİHEMOGLOBİN, OKSİMİYOGLOBİN, OKSİPERİTONEUM, OKSİTSİZLEYİCİ, OKUTTURABİLMEK, OKYANUSYALILIK

13 harfli kelimeler

OKSİJENLENMEK, OKSİTSİZLEŞME, OKULOMOTORYUS, OKUTTURABİLME

12 harfli kelimeler

OKÇUMEHMETLİ, OKSİFENONİUM, OKSİJENAZLAR, OKSİJENLEMEK, OKSİJENLENME, OKSİNİTRİLAZ, OKSİTSİZLEME, OKSOTREMORİN, OKŞAYABİLMEK, OKŞAYIVERMEK, OKURYAZARLIK

11 harfli kelimeler

OKÇULARYERİ, OKSİJENLEME, OKSİMETOLON, OKSİPİTALİS, OKSİTLENMEK, OKSİTROPİZM, OKSOBÜTİRAT, OKSUNDURMAK, OKŞAYABİLME, OKŞAYIVERME, OKULSONRASI, OKUNABİLMEK, OKUNAKLILIK, OKUTABİLMEK, OKUYABİLMEK, OKUYUVERMEK, OKYANUSYALI

10 harfli kelimeler

OKSİDASYON, OKSİDAZLAR, OKSİFİLLER, OKSİTLEMEK, OKSİTLENME, OKSİTOKSİK, OKSYURİFÜJ, OKSYURİSİT, OKSYUROZİS, OKŞAYİLMEK, OKTAHEDRİT, OKULLAŞMAK, OKULÖNCESİ, OKUNABİLME, OKUTABİLME, OKUTMANLIK, OKUTTURMAK, OKUYABİLME, OKUYUCULUK, OKUYUVERME, OKZAPROSİN

9 harfli kelimeler

OKALİPTOL, OKALİPTÜS, OKKALAMAK, OKLAVALIK, OKMEYDANI, OKRONOZİS, OKSALOZİS, OKSAZEPAM, OKSİFİLİK, OKSİJENAZ, OKSİJENLİ, OKSİMETRE, OKSİMORON, OKSİTAKSİ, OKSİTLEME, OKSİTOSİK, OKSİTOSİN, OKŞALAMAK, OKŞAMALIK, OKTAVERİN, OKTÜREMİŞ, OKULLAŞMA, OKUMUŞLAR, OKUMUŞLUK, OKUNAKSIZ, OKUNCALIK, OKUNCULUK, OKUNULMAK, OKURCALAR, OKURYAZAR, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

OKARTMAK, OKÇAÖREN, OKÇUOĞLU, OKKALAMA, OKKAYIŞI, OKLANMAK, OKLAVALI, OKLUBALI, OKLÜZYON, OKRANMAK, OKRAŞMAK, OKSALEMİ, OKSALMIŞ, OKSİDANT, OKSİNLER, OKSOSPOR, OKSOTROF, OKSYURİD, OKSYURİT, OKŞANMAK, OKŞATMAK, OKUNAKLI, OKUNTUCU, OKUNULMA, OKUTULMA, OKUVOMAK, OKUYUNTU, OKÜLTİZM

7 harfli kelimeler

OKANALP, OKANDAN, OKAZYON, OKBUDUN, OKÇUGÖL, OKÇUHAN, OKÇULAR, OKÇULUK, OKDEMİR, OKERGİN, OKGÜÇLÜ, OKINMAK, OKKALIK, OKLACIK, OKLAGEÇ, OKLAĞAÇ, OKLAHAÇ, OKLAMAK, OKLANGI, OKLANMA, OKLAVAÇ, OKLEMEK, OKLEYLİ, OKRAMAK, OKRİBAS, OKROFOR, OKSALAT, OKSALDI, OKSALİK, OKSEVEN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

OKAKIN, OKANAY, OKANER, OKATAN, OKATAR, OKATAY, OKAYER, OKBOĞA, OKÇULU, OKİMAK, OKKALI, OKLAAÇ, OKLAĞA, OKLAĞI, OKLAĞU, OKLAHİ, OKLALI, OKLAMA, OKLAVA, OKLAVI, OKLAVİ, OKLAVU, OKLELİ, OKLUCA, OKRAĞA, OKRALI, OKRAMA, OKSEVİ, OKSİDE, OKŞAMA, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

OKADA, OKAPİ, OKARI, OKBAŞ, OKBAY, OKCAN, OKCÜL, OKÇAK, OKÇUK, OKÇUN, OKDAĞ, OKGÜÇ, OKHAN, OKKAN, OKLAA, OKLAÇ, OKLAĞ, OKLAH, OKLAI, OKLAN, OKLAV, OKLUK, OKMAK, OKMAN, OKRUK, OKSAL, OKSAR, OKSAY, OKSEV, OKSİN, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

OKAL, OKAN, OKAR, OKAT, OKAY, OKÇU, OKER, OKEY, OKGA, OKGE, OKIL, OKKA, OKLA, OKLO, OKRA, OKRE, OKSİ, OKSU, OKTA, OKUL, OKUN, OKUR, OKUŞ, OKUZ

3 harfli kelimeler

OKİ, OKU

2 harfli kelimeler

OK

Bazı kelimelerin anlamları

OK

Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.

OKYANUSYALILIK

Okyanusyalı olma durumu.

OKSİMİYOGLOBİN

Kaslara kırmızı rengi veren madde.

OKSİFENBUTAZON

Fenilbutazondaki N-1-fenil halkasına parahidroksi grubunun getirilmesiyle hazırlanan ve yangı önleyici, ateş düşürücü, ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç.

OKUTTURABİLMEK

Okutturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

OKULOMOTORYUS

Gözü oynatıcı.

OKSİHEMOGLOBİN

Akciğerlerde oksijen yoğunluğu yüksek olduğu zaman oksijenin hemoglobinle birleşmesi ile oluşan bileşik. Oksijen yoğunluğunun düşük olduğu dokulara, kısımlarına ayrılarak oksijen verir. Oksijen ile birleşmiş durumdaki hemoglobin.

OKSİTSİZLEŞME

Erimiş bir metalin içindeki oksitlerin giderilmesi olayı.

OKSİDOREDÜKTAZLAR

Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen herhangi bir enzim sınıfı. Dehidrojenazlar, katalazlar, oksidazlar, redüktazlar, peroksidazlar gibi. Oksidasyon redüksiyon enzimleri.

OKRATOKSİKOZİS

Okratoksin A'nın neden olduğu, proksimal tubuluslarda dejenerasyon, atrofi, interstisyel fibrozis ve glomeruluslarda hiyalinleşmeyle belirgin zehirlenme.

OKSİPERİTONEUM

Karın boşluğuna oksijen zerk edilmesi.

OKSİTSİZLEYİCİ

Erimiş metal içinde, oksit olarak bulunan oksijeni gidermek ereğiyle kullanılan özdek. Oksitsizleştirici özellikte olan.

OKUTTURABİLME

Okutturabilmek işi.

OKSİPİTALİZASYON

Art kafa kemiğinin ilk boyun omurunun kaynaşması.

OKSİDOREDÜKTAZ

Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen dehidrojenaz, hidroksilaz, oksidaz, oksijenaz, peroksidaz ve redüktaz gibi enzimler, oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Bir substrattan diğerine H atomu, O atomu veya elektronların transferini katalize eden enzim. Bu sınıfta dehidrojenazlar, hidroksilazlar, oksidazlar, oksijenazlar, peroksidazlar ve redüktazlar bulunur.

OKSİJENLENMEK

Oksijen ile birleşmek. Özünde oksijen bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında OK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.