Kelimeler arşivi içinde; başında "nema" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. nema ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nema ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nema olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEMATOSPİROİDES
NEMALANDIRMAK, NEMATODİROZİS
NEMALANDIRMA, NEMATOMORPHA, NEMATOLOJİST
NEMATODİRUS, NEMATODİSİT, NEMATODESMA
NEMATOLOJİ, NEMALANMAK, NEMATOSİST
NEMATOSİT, NEMALANMA, NEMATOZİS
NEMATOİT
NEMATOD, NEMAREK
NEMAN
NEMA
NEMA
Büyüme, gelişme, çoğalma. Faiz, ürem.
NEMALANMA
Nemalanmak işi.
NEMATOSİST
Sölenterlerde (Hidralar, denizşakayıkları, denizanaları) nematoblâstın (knidoblâst) içeriği ya da hücrenin kendisi. Knidosist.
NEMATODİROZİS
Geviş getiren hayvanlarda Nematodirus cinsinde bulunan türlerin neden olduğu sindirim sistemi enfeksiyonu. En önemli türlerden olan N. helvetianus sığırları, N. spathiger ve N. filicollis koyun, keçi ve sığırları, N. battus ise özellikle koyunları enfekte eder. Hastalığa neden olan türler koyunlarda N. battus ve buzağılarda N. helvetianus'tur.
NEMALANMAK
Faizin katılmasıyla para çoğalmak. Beslenmek.
NEMATOZİS
Nematodların neden olduğu enfeksiyonlar.
NEMATOSİT
Nematodları öldüren ilaç. Nematodları yıkımlayan ajanlar, nematodisit.
NEMATOLOJİST
Nematod uzmanı.
NEMATODİRUS
Geviş getiren hayvanların ince bağırsaklarında parazitlenen Trichostrongylidae ailesinde bulunan nematod cinsi.
NEMATOLOJİ
İplik solucanlarını (Nematoda) inceleyen bilim kolu. Zoolojinin nematodlarla ilgilenen dalı.
NEMATOSPİROİDES
Farelerde parazitlenen ve genellikle biyomedikal araştırmalarda kullanılan bir nematod cinsi.
NEMALANDIRMA
Nemalandırmak işi.
NEMATODİSİT
Nematosit.
NEMATODESMA
Kimi siliatalı ve kamçılı protozoonlarda trichite olarak da adlandırılan sitostom ve sitofarengeal aparatı destekleyen paralel mikrotübül kitlesi.
NEMATOMORPHA
Kıl kurtları. Kıl solucanı.
NEMALANDIRMAK
Nemalanmasını sağlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
GELİŞME
Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
FAİZLENDİRMEK
Parayı faize verip işletmek, çoğaltmak, nemalandırmak.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
FİGÜRAN
Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse. Bir toplumda, bir toplulukta sönük, etkisiz olan kimse.
DEKOR
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.
FOTOJENİK
Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş). Fotoğraf kâğıdını çok etkileyen.
GELİŞMEK
Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.
ÇEVİRİM
Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
BAŞROL
Tiyatro veya sinemada en önemli rol. Bir işte önemli, etkili olma durumu.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
BÜVET
Gölet. İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe.
FİLMCİ
Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.
BELGECİ
Belgesel filmler yapan, yöneten sinemacı.
FİLMCİLİK
Sinemacılık.
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
GİŞE
İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer, şalter.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.