Kelimeler arşivinde; içinde "nema" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nema bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nema ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nema olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜÇÜKSENEMAĞARA, NEMATOSPİROİDES, SİNEMALAŞTIRMAK
SİNEMALAŞTIRMA, HABRONEMATİDAE, SİNEMATOGRAFİK, SİNEMASEVERLİK
NEMATODİROZİS, NEMALANDIRMAK, SİNEMATOGRAFİ
DİPETALONEMA, NEMATOMORPHA, NEMATOLOJİST, NEMALANDIRMA, SİNEMATOGRAF
MAKRONEMATA, GONGYLONEMA, MİKROSİNEMA, SİNEMABİLİM, KİNEMACOLOR, MİKRONEMATA, NEMATODESMA, NEMATODİRUS, NEMATODİSİT, AKRONEMATİK, SİNEMASEVER, SİNEMACILIK
NEMATOSİST, TELESİNEMA, NEMALANMAK, NEMATOLOJİ, SİNEMASKOP, MİKROENEMA, SİNEMADIŞI
TREPONEMA, NEMATOSİT, NEŞVÜNEMA, NEMALANMA, PROTONEMA, NEMATOZİS, PHİLONEMA, KİNEMATİK, LİNEMARİN, SİNEMATEK, KROMONEMA, SİNEMATİK, HAPTONEMA, HABRONEMA
PAKİNEMA, SİNEMACI, YELNEMAN, NEMATOİT, AKSONEMA, MİYONEMA
NEMATOD, NEMAREK
SİNEMA
NEMAN, ENEMA
NEMA
NEMA
Büyüme, gelişme, çoğalma. Faiz, ürem.
NEMALANDIRMAK
Nemalanmasını sağlamak.
SİNEMATOGRAF
Görüntüleri film üzerine kaydetmeye yarayan araç.
SİNEMALAŞTIRMAK
Sinema durumuna getirmek.
NEMATODİROZİS
Geviş getiren hayvanlarda Nematodirus cinsinde bulunan türlerin neden olduğu sindirim sistemi enfeksiyonu. En önemli türlerden olan N. helvetianus sığırları, N. spathiger ve N. filicollis koyun, keçi ve sığırları, N. battus ise özellikle koyunları enfekte eder. Hastalığa neden olan türler koyunlarda N. battus ve buzağılarda N. helvetianus'tur.
NEMATOMORPHA
Kıl kurtları. Kıl solucanı.
HABRONEMATİDAE
Draschia ve Habronema cinslerini içeren, erişkinleri atların midesinde parazitlenen, larvaları deri habronemozisine neden olan nematod ailesi.
KÜÇÜKSENEMAĞARA
Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
NEMATOSPİROİDES
Farelerde parazitlenen ve genellikle biyomedikal araştırmalarda kullanılan bir nematod cinsi.
SİNEMATOGRAFİ
Sinemacılık.
DİPETALONEMA
Filarioidea üst ailesinde bulunan filaryal nematod cinsi. Bu cinste bulunan türler memelilerin kanında parazitlenmekte, keneler ve kan emen sineklerle taşınmaktadırlar.
SİNEMASEVERLİK
Sinemasever olma durumu.
NEMATOLOJİST
Nematod uzmanı.
NEMALANDIRMA
Nemalandırmak işi.
SİNEMATOGRAFİK
Sinemaya ilişkin, sinemayla ilgili.
SİNEMALAŞTIRMA
Sinemalaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİGÜRAN
Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse. Bir toplumda, bir toplulukta sönük, etkisiz olan kimse.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
FAİZLENDİRMEK
Parayı faize verip işletmek, çoğaltmak, nemalandırmak.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
ÇEVİRİM
Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
BELGECİ
Belgesel filmler yapan, yöneten sinemacı.
GİŞE
İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer, şalter.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
FİLMCİLİK
Sinemacılık.
BÜVET
Gölet. İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe.
DEKOR
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.
BAŞROL
Tiyatro veya sinemada en önemli rol. Bir işte önemli, etkili olma durumu.
FİLMCİ
Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
GELİŞMEK
Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
FOTOJENİK
Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş). Fotoğraf kâğıdını çok etkileyen.
GELİŞME
Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.