Kelimeler arşivi içinde; başında "neme" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. neme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu neme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde neme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEMERTİNLER
NEMERTİNİ
NEMEHDAN, NEMERMEK, NEMERMEG, NEMERLİH, NEMERGİN, NEMEHREM
NEMELTİ, NEMEKSİ, NEMERSE, NEMESÜK
NEMENE
NEMER, NEMEN, NEMET
NEME
NEME
Şey. Şaşma ünlemi. Neyime.
NEMEKSİ
Kışın yenmek için hazırlanan kavrulmuş parça et, kıyma.
NEMERMEG
Islanmak, nemlenmek.
NEMEN
Ne bileyim, bilmiyorum.
NEMEHREM
Namahrem.
NEMERGİN
Nemli : Topraklar nemergin.
NEMESÜK
Utangaç, sıkılgan.
NEMERSE
Nesne, şey.
NEMERLİH
Geline verilen hediyeler.
NEMERTİNİ
Hortumlu solucanlar.
NEMERMEK
Islanmak, nemlenmek. Toprağın bir yerinden az fakat sürekli su çıkmak. Az ıslanmak.
NEMER
Güvey evinin düğün çağrısı için dostlarına verdiği küçük armağanlar (mendil, limon, portakal vb.). Düğün hediyesi.
NEMERTİNLER
Birincil ağızlı hayvanlardan, ilkel solucanlar (Scolecida) dalından, kirpiklerle örtülü, ince, yassı veya yuvarlak vücutlu, uzun yapılı, renkli, gelişmelerinde başkalaşım görülebilen, çoğu denizlerde yaşayan, metrelerce uzunlukta olabilen bir sınıf. Birincil ağızlı hayvanlardan, ilkel solucanlar (Scolecida) dalından, kirpiklerle örtülü ince, yassı veya yuvarlak vücutlu, uzun yapılı, renkli, gelişmelerinde başkalaşım görülebilen, çoğu denizlerde yaşayan metrelerce uzunlukta olabilen bir sınıf. (Nemertini), dalının bir sınıfı. Vücutları ince, uzun yapılı ve kirpiklerle örtülüdür. Yassı ve yuvarlak olurlar. Renklidirler. Gelişmelerinde başkalaşma görülebilir. Çoğu denizlerde yaşarlar. Boyları metrelerce uzun olabilir. Etçildirler.
NEMEHDAN
Tuzluk, tuz konulan kap.
NEMENE
Nasıl.
NEMELTİ
Denizden esen ve rutubete yol açan esinti.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ASILTI
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
BİLİNEMEZ
İnsan aklıyla bilinemeyen şey.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BİREY
Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
BULAŞKAN
Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.
AGNOSTİK
Bilinemezci. Bilinemezcilikle ilgili.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
BELLİSİZ
Belli olmayan, bilinemeyen.
BİLİNEMEZCİLİK
Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
BİLİNEMEZCİ
Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
BİLİNEMEZLİK
Bilinemez olma durumu.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AGNOSTİSİZM
Bilinemezcilik.