Sonu NEL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nel" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında nel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KONVANSİYONEL

12 harfli kelimeler

ANTİPERSONEL, POSTVAKSİNEL

11 harfli kelimeler

FONKSİYONEL, OPERASYONEL, TRADİSYONEL, PROFESYONEL, SANSASYONEL

10 harfli kelimeler

İRRASYONEL, EMBRİYONEL

9 harfli kelimeler

OPSİYONEL, DÖRTGENEL

8 harfli kelimeler

PERSONEL, KESKİNEL, ŞARAPNEL, RASYONEL, TAŞKINEL, FONTANEL

7 harfli kelimeler

DERENEL, KOŞİNEL, AYDINEL, İNKONEL, ENGİNEL, ERKİNEL, ERGİNEL, ERKINEL, ORGANEL, ÇEKENEL, ÖZGÜNEL, ÖZTİNEL, ALTINEL, TEKİNEL, UYGUNEL, VİLANEL, YERİNEL

6 harfli kelimeler

ÖRENEL, FLANEL, GÖKNEL, TEHNEL, ESENEL, TEYNEL, BİTNEL, EMİNEL, EKENEL, NESNEL, ERENEL, DÖYNEL, DEĞNEL, DÖĞNEL, DÖKNEL, DÖVNEL

5 harfli kelimeler

PİNEL, SONEL, SUNEL, ŞENEL, ŞİNEL, TANEL, ÖTNEL, PANEL, ÖZNEL, TENEL, TONEL, GENEL, DÖNEL, ZİNEL, TÜNEL, CANEL, ÖYNEL, ÇİNEL, KONEL, KİNEL, KINEL, KANEL, EĞNEL, GÜNEL, GANEL, EYNEL

4 harfli kelimeler

ONEL, ÖNEL, ENEL

3 harfli kelimeler

NEL

Bazı kelimelerin anlamları

NEL

Net enerji laktasyon.

OPERASYONEL

Operasyonla ilgili. İşlevsel, hareketli.

ŞARAPNEL

Patladığında etrafa küçük parçalar saçan bir tür top mermisi.

KESKİNEL

Etkili ve sert kişilikli kimse.

KONVANSİYONEL

Anlaşma ile ilgili, uzlaşma ile ilgili.

ANTİPERSONEL

Hedefi insan olan.

DÖRTGENEL

Dörtgenlerle ilgili olan.

PROFESYONEL

Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan (kimse), amatör karşıtı. Ustalaşmış, uzmanlaşmış.

OPSİYONEL

İsteğe bağlı.

TRADİSYONEL

Geleneksel.

SANSASYONEL

Çarpıcı.

EMBRİYONEL

Embriyoyla ilgili, embriyonel döneme ait olan.

İRRASYONEL

Us dışı.

POSTVAKSİNEL

Aşı sonrası.

FONKSİYONEL

İşlevsel. Bir kimyasal fonksiyon ile ilgili.

PERSONEL

Bir hizmet veya kuruluşun görevlileri, bir iş yerinde çalışanların tümü. Devlet ve diğer kamu kuruluşlarında çalışan, etkinliğe çeşitli görevleriyle katılan gerçek kişiler.

  -   -   -  

Anlamında NEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

ALABANDA

Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AKUPUNKTUR

Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.

AFAKİLİK

Nesnellik.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.