Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nem" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CERCEHENNEM
KARBEPENEM
MEROPENEM
CEHENNEM, GEĞİNNEM, GÜLSANEM, GÜLSİNEM, BAĞILNEM, AZTRONEM, İYİCENEM, MİKRONEM, NEFİRNEM
AKSONEM, BİDENEM, SALTNEM, GİYİNEM, ERGANEM, ELGANEM, ELKANEM
NEMNEM, HÜBNEM, NEYNEM, TENNEM, ŞEBNEM, ÇİĞNEM, KAKNEM, ÇEYNEM, ÇİNNEM, ÇİYNEM, DIKNEM
GÜNEM, TENEM, SİNEM, SENEM, DÖNEM, FONEM, DENEM, SANEM, MENEM, EBNEM, İYNEM, İNNEM, GÖNEM
ÖNEM, ANEM
NEM
NEM
Havada bulunan su buharı. Hafif ıslaklık, rutubet.
AZTRONEM
Tedavilerinde kullanılan ilk monobaktam türevi olan, yalnızca Gram negatif bakterilere ve özellikle de Pseudomonas aeroginosa'ya karşı etkili bir antibiyotik ilaç.
MEROPENEM
Tienamisinin dimetilkarbamil türevi olan beta- laktam grubu antibiyotik.
GÜLSİNEM
"Gül gibi güzel olan sevgilim" anlanmında kullanılan bir isim".
GEĞİNNEM
Bundan dolayı, onün için.
SALTNEM
Birim oylum ya da ağırlıktaki su buharı-hava karışımında bulunan su buharının ağırlığı.
BAĞILNEM
Hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı koşullardaki havanın emebileceği su buharının ağırlığına oranı. Belirli bir sıcaklıkta havada bulunabilen en çok su niceliğinin oranı. (Bir film, çok nemli yerlerde bulunduğu vakit duyarkatında, tabanında ayrışma ortaya çıktığı gibi, nemsiz (kuru) havada da büzülmeye uğrar. Film koruması için en uygun bağılnem % 46-60 arasıdır).
CERCEHENNEM
Zoraki, isteksizce.
BİDENEM
Bir tanem, bir taneciğim.
MİKRONEM
Genellikle Sporozoon'ların hareketli evrelerinde, ön kısmında yığınlar hâlinde bulunan 50-90x300-600 nm ölçülerinde yuvarlak olarak sonlanan çubuk biçimindeki yapılar. Genellikle Sporozoa'ların hareketli evrelerinin ön kısmında yığınlar hâlinde bulunan, 50-90x300-600 nm ölçülerinde yuvarlak olarak sonlanan çubuk biçimindeki yapılar.
İYİCENEM
Çok iyi.
GÜLSANEM
Gül gibi güzel olan sevgili.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
AKSONEM
Giardia ve Trypanosoma gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı.
KARBEPENEM
Beta-laktam antibiyotik grubundan bir ilaç.
NEFİRNEM
Dalkavuk, yiyici kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ANLAMSIZ
Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
AGNOSTİSİZM
Bilinemezcilik.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ALDIRMAZ
İlgisiz. Bir şeye önem vermeyen.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
AGNOSTİK
Bilinemezci. Bilinemezcilikle ilgili.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.