NASIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nasıl" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. nasıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nasıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nasıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NASIL

Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz. "Ben sana dememiş miydim, gördün mü?" anlamlarında kullanılan bir söz. "Ne dediniz?" veya "iyi mi, beğendiniz mi?" anlamlarında kullanılan bir söz. İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz. Ne gibi, ne türlü. Ne kadar çok. Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz. Elbette, kesinlikle.

NASILSA

Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple.

  -   -   -  

Anlamında NASIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖYLE

Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.

NİCE

Kaç, ne kadar. (ni'ce) Uzun süreden beri. (ni'ce) Nasıl. Birçok.

NE

Türk alfabesinin on yedinci harfinin adı, okunuşu. Hangi. Şaşma veya abartı bildiren bir söz. Her şey. "Sana ne, bana ne" gibi sorularda "ne ilgisi var" anlamına gelen bir söz. Neon elementinin simgesi. Nasıl. Neden. Soru biçiminde şaşma bildiren ünlem. Hangi şey. Birçok şey.

NEDENSE

Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense.

İLAM

Bildirme, anlatma. Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge.

NİTE

Nasıl, niçin.

KEYFİNCE

İsteğine göre, nasıl isterse, dilediğince, keyfine göre, gönlünce.

ÖNGÖRÜ

Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.

ÖNGÖRÜLÜ

Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan.

FİZYOLOJİ

Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı.

SÖYLEŞMEK

Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek.

NİTELİK

Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

REGRESYON

İki veya daha çok değişken arasında doğrusal bir ilişki olup olmadığının bulunması ve bu doğrusal ilişkinin bir doğrusal denklemle nasıl ifade edildiğinin gösterilmesi.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

HACIYATMAZ

Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.

ÖNGÖRMEK

Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak.

KİMLİK

Toplumsal bir varlık olarak insanın nasıl bir kimse olduğunu gösteren belirti, nitelik ve özelliklerin bütünü. Kişinin kim olduğunu tanıtan belge, kimlik belgesi, tanıtma kartı, hüviyet. Herhangi bir nesneyi belirlemeye yarayan özelliklerin bütünü.

ESASEN

Başından, temelinden, kökeninden. Aslında. Nasıl olsa, gene. Zaten.

DİSPEÇ

Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.

ÖYLE

Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.