Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nasın" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nasın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nasın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nasın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NASIN
Nasıl.
YANASIN
Yanını, tarafını.
SANASIN
Sanki, gûya.
Bu bölümde tanımı içerisinde NASIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHAN
İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Bir şeyi hatırlamak istendiği zaman söylenir: Ahan, adın ne idi ki?. İşte. İşaret edatı (işte!). İşaret manasına bir söz, bk. âha.
ASİNAPSİS
Mayoz esnasında homolog kromozomların çiftleşememesi.
ÇAARA
Dokuma makinasında masurayı saran aygıt.
ALACANLI
Yarı canlı, ölmek üzere bulunan: Aman sen de, alacanlıyı öldürürsün. Yarı pişmiş: Yemek alacanlı olmuş, az daha kaynasın.
ANACIL
Anasına düşkün (çocuk).
DESCEMENTZARI
Gözde korneanın endotel tabakası altında yer alan arka sınır laminasının zarı.
ASITANA
Süt emme, devresini geçirdiği halde hâlâ anasını emen dana.
SAKAL
Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde.
İSPERMEÇET
Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.
EMİŞKEN
Pişince taneleri birbirine yapışan pirinç ve bulgur gibi şeyler: Bu pirinç emişkenmiş. Meme emmeye düşkün çocuk. Anasını sık sık emen kuzu: Emişkenlerden bir şey kalmıyor ki.
ANASANLILIK
Doğan çocuğa anasının ya da ana soyundan başka yakınların adının verildiği evlilik düzeni.
BURUNDAĞI
Anasını emmemesi için buzağıların burnuna geçirilen başlık.
EDİTLEMEK
Hayvan yavrusu anasını yalancıktan emmek. Yavrusu ölmüş hayvanı oyalayarak sütünü almak.
DİNLENMELİK
Bir gösteri veya toplantı binasında, temsil veya toplantı aralarında kullanılan dinlenme yeri, fuaye.
BURUNSAK
Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.
KABANA
Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.
BÜVEK
Köşe, bucak, uç, açı. Kenar, yakın yer. Buzağıların analarını emmelerini önlemek için, ağızlarına takılan sivri uçlu bir aygıt. Suyun önüne çekilen set, bent. Anasını emmemesi için buzağıların burnuna takılan başlık.
AKROZİN
Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.
DİSRAFİ
Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.