Kelimeler arşivinde; içinde "nasın" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nasın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nasın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nasın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NASIN
Nasıl.
YANASIN
Yanını, tarafını.
ANASINIFI
Genellikle beş yaşını bitirmiş olan çocukları ilkokul öğrenimine hazırlamak üzere kimi ilkokullarda açılan ve anaokulu eğitimi ilkelerine dayalı bir programa göre etkinlikte bulunan sınıflara verilen ad.
SANASIN
Sanki, gûya.
ESNASINDA
Sırasında, olduğu anda.
Bu bölümde tanımı içerisinde NASIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURUNDAĞI
Anasını emmemesi için buzağıların burnuna geçirilen başlık.
İSPERMEÇET
Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.
KABANA
Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.
EMİŞKEN
Pişince taneleri birbirine yapışan pirinç ve bulgur gibi şeyler: Bu pirinç emişkenmiş. Meme emmeye düşkün çocuk. Anasını sık sık emen kuzu: Emişkenlerden bir şey kalmıyor ki.
ASITANA
Süt emme, devresini geçirdiği halde hâlâ anasını emen dana.
AHAN
İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Bir şeyi hatırlamak istendiği zaman söylenir: Ahan, adın ne idi ki?. İşte. İşaret edatı (işte!). İşaret manasına bir söz, bk. âha.
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.
DİSRAFİ
Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.
ASİNAPSİS
Mayoz esnasında homolog kromozomların çiftleşememesi.
EDİTLEMEK
Hayvan yavrusu anasını yalancıktan emmek. Yavrusu ölmüş hayvanı oyalayarak sütünü almak.
ANACIL
Anasına düşkün (çocuk).
DİNLENMELİK
Bir gösteri veya toplantı binasında, temsil veya toplantı aralarında kullanılan dinlenme yeri, fuaye.
AKROZİN
Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.
ANASANLILIK
Doğan çocuğa anasının ya da ana soyundan başka yakınların adının verildiği evlilik düzeni.
BURUNSAK
Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.
DESCEMENTZARI
Gözde korneanın endotel tabakası altında yer alan arka sınır laminasının zarı.
BÜVEK
Köşe, bucak, uç, açı. Kenar, yakın yer. Buzağıların analarını emmelerini önlemek için, ağızlarına takılan sivri uçlu bir aygıt. Suyun önüne çekilen set, bent. Anasını emmemesi için buzağıların burnuna takılan başlık.
ÇAARA
Dokuma makinasında masurayı saran aygıt.
ALACANLI
Yarı canlı, ölmek üzere bulunan: Aman sen de, alacanlıyı öldürürsün. Yarı pişmiş: Yemek alacanlı olmuş, az daha kaynasın.
SAKAL
Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde.