NASIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nasın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. nasın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nasın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nasın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NASIN

Nasıl.

  -   -   -  

Anlamında NASIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NASIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİNLENMELİK

Bir gösteri veya toplantı binasında, temsil veya toplantı aralarında kullanılan dinlenme yeri, fuaye.

ASITANA

Süt emme, devresini geçirdiği halde hâlâ anasını emen dana.

BÜVEK

Köşe, bucak, uç, açı. Kenar, yakın yer. Buzağıların analarını emmelerini önlemek için, ağızlarına takılan sivri uçlu bir aygıt. Suyun önüne çekilen set, bent. Anasını emmemesi için buzağıların burnuna takılan başlık.

DİSRAFİ

Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.

MİHR

Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.

ALACANLI

Yarı canlı, ölmek üzere bulunan: Aman sen de, alacanlıyı öldürürsün. Yarı pişmiş: Yemek alacanlı olmuş, az daha kaynasın.

ANASANLILIK

Doğan çocuğa anasının ya da ana soyundan başka yakınların adının verildiği evlilik düzeni.

BURUNDAĞI

Anasını emmemesi için buzağıların burnuna geçirilen başlık.

SAKAL

Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde.

ANACIL

Anasına düşkün (çocuk).

AKROZİN

Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.

EDİTLEMEK

Hayvan yavrusu anasını yalancıktan emmek. Yavrusu ölmüş hayvanı oyalayarak sütünü almak.

KABANA

Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.

AHAN

İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Bir şeyi hatırlamak istendiği zaman söylenir: Ahan, adın ne idi ki?. İşte. İşaret edatı (işte!). İşaret manasına bir söz, bk. âha.

EMİŞKEN

Pişince taneleri birbirine yapışan pirinç ve bulgur gibi şeyler: Bu pirinç emişkenmiş. Meme emmeye düşkün çocuk. Anasını sık sık emen kuzu: Emişkenlerden bir şey kalmıyor ki.

İSPERMEÇET

Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.

ÇAARA

Dokuma makinasında masurayı saran aygıt.

DESCEMENTZARI

Gözde korneanın endotel tabakası altında yer alan arka sınır laminasının zarı.

ASİNAPSİS

Mayoz esnasında homolog kromozomların çiftleşememesi.

BURUNSAK

Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.