Kelimeler arşivi içinde; sonunda "min" olan, toplam 167 adet kelime bulunmaktadır. Sonu min ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında min olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde min olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İMİDAZOLETİLAMİN, NORBİNALTURFİMİN
CEMAATİMÜSLİMİN, HİDROKSİTİRAMİN, TRİKLOROMELAMİN
KLORFENOKSAMİN, METİLAMFETAMİN, MONOETANOLAMİN
DEFERROKSAMİN, FENİLETİLAMİN, KARBİNOKSAMİN, KLORAMFETAMİN, KLORFENİRAMİN, METİLHEKSAMİN, NÜKLEOPLAZMİN, SERULOPLAZMİN, TETANOSPAZMİN
GALAKTOZAMİN, KOLESTİRAMİN, MEKLORETAMİN, METAMFETAMİN, PANKREOZİMİN, PERİYOSTEMİN, ZOKSAZOLAMİN
ANTİVİTAMİN, ASETOKARMİN, DİMETİLAMİN, KATEKOLAMİN, KLOMİPRAMİN, LAKTALBUMİN, PENİSİLAMİN, PİRELİNAMİN, PRİDOKSAMİN, SPORİDESMİN
BAKIRZEMİN, DİKLORAMİN, ETANOLAMİN, GLİKOZAMİN, HEKSOZAMİN, HEKZOZAMİN, KERİMMÜMİN, KONALBUMİN, KROMOZOMİN, METOKSAMİN, MOLSİDOMİN, NEOSTİGMİN, PARALBUMİN, PREALBUMİN, PRELİNAMİN, PROSTİGMİN, PROVİTAMİN, SERALBUMİN, TİMOKSAMİN, TROMETAMİN
DÜRALÜMİN, FELELEMİN, FENİLAMİN, KÖREZİMİN, MEPİRAMİN, MERBROMİN, METENAMİN, METFORMİN, NETOBİMİN, OVALBUMİN, OVALBÜMİN, PİRİLAMİN, SİTOHEMİN, ŞEHİTEMİN, TİLETAMİN, TRİPTAMİN
HEMZEMİN, MUHAMMİN, YEDİEMİN, BÜNYAMİN, GLUTAMİN, GLÜTAMİN, GÜLSEMİN, GÜLSİMİN, GÜLZEMİN, KETOAMİN, KURKUMİN, MAHZEMİN, MÜKRİMİN, PALLAMİN, POLİAMİN, PROLAMİN, PROTAMİN, SKELEMİN, TRİGAMİN
ALBÜMİN, KALAMİN, VİTAMİN, YASEMİN, ALBUMİN, ALZEMİN, DOPAMİN, EYCAMİN, GÖYEMİN, GÜYEMİN, HETAMİN, KETİMİN, LEGÜMİN, LORAMİN, PARAMİN, PLASMİN, PLAZMİN, SAREMİN, SİNEMİN, SPERMİN, TİRAMİN
ALÜMİN, ETAMİN, MÜZMİN, TAHMİN, TATMİN, TAZMİN, TERMİN, DEZMİN, ELEMİN, ETEMİN, GAŞMİN, HERMİN, İLEMİN, KARMİN, KOZMİN, MEYMİN, MÖZMİN, NERMİN, PALMİN, SALMİN, SELMİN, SERMİN, ŞERMİN, TAĞMİN, TEĞMİN, TELMİN, TEYMİN, TEZMİN, TİAMİN, VERMİN, Devamını Oku »»
DEMİN, ERMİN, MÜMİN, TEMİN, YEMİN, ZEMİN, BUMİN, CİMİN, ÇEMİN, DİMİN, ELMİN, GİMİN, HEMİN, KİMİN, MÖMİN, SAMİN, SEMİN, SİMİN, SOMİN, TİMİN, YİMİN, ZİMİN
AMİN, EMİN, İMİN
MİN
MİN
Bin. Bin (sayı). Bin, 1000.
CEMAATİMÜSLİMİN
Müslüman topluluğu.
TRİKLOROMELAMİN
Formülü NC(NHCl)NC(NHCl)NC(NHCl), doygun sulu çözeltisindeki pH değeri 4, kendiliğinden tutuşma sıcaklığı 160 °C olan, yangın tehlikesi bulunan, organik reaktif malzemelerle temasında ani olarak tutuşan, suda ve buzlu asetik asitde az çözünen, karbontetraklorür ve benzende çözünmeyen, sağlığa az zararlı, beyaz ince bir toz madde.
MONOETANOLAMİN
Etanolamin.
HİDROKSİTİRAMİN
Dopamin.
NORBİNALTURFİMİN
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan, opioit antagonisti bir ilaç.
KLORAMFETAMİN
Serotonerjik nöronlarda sinir uçlarını tahrip ederek serotonin salınımını azaltan ve seratonerjik nöronların nörotoksini olan ilaç.
METİLAMFETAMİN
Alfa-uyarıcı ilaçlar grubunda amfetamin türevi ilaç.
KLORFENOKSAMİN
Etanolaminler grubundan antihistaminik ilaç.
KARBİNOKSAMİN
Etanolaminler grubundan bir antihistaminik.
FENİLETİLAMİN
Fenilalaninin parçalanmasıyla oluşan amin.
KLORFENİRAMİN
Alkilaminler grubundan antihistaminik ilaç.
NÜKLEOPLAZMİN
Xenopus laevis oositlerinin nükleoplazmasında bol bulunan bir protein.
DEFERROKSAMİN
Streptococcus pilosus' dan demirli şelat hâlinde elde edilen, sonradan demiri uzaklaştırılarak demirle zehirlenmelerde demirin sindirim kanalında çöktürülmesi ve emiliminin engellenmesi amacıyla sistemik antidot olarak kullanılan madde.
METİLHEKSAMİN
Merkezi sinir sistemini uyarmadan dolaylı olarak sempatik sinir sistemini uyarıcı etkinlik gösteren alifatik amin grubu ilaç.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.