Kelimeler arşivinde; içinde "min" olan, toplam 606 tane kelime bulunuyor. İçerisinde min bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu min ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında min olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİNYATÜRLEŞTİRMEK, MİNYATÜRLEŞTİRTME, SELFDETERMİNASYON
MİNERALLEŞTİRİCİ, MİNERALLEŞTİRMEK, MİNYATÜRLEŞTİRME, DEMİNERALİZASYON, HİPERVİTAMİNOZİS, HİPOAMİNOASİTEMİ, İMİDAZOLETİLAMİN, NORBİNALTURFİMİN, PREDETERMİNASYON
CEMAATİMÜSLİMİN, MİNERALLEŞTİRME, MÜZMİNLEŞTİRMEK, AMİNOGLUTETİMİT, AMİNOTRANSFERAZ, ANTİTERMİNASYON, DEKONTAMİNASYON, HİDROKSİTİRAMİN, HİPERALBÜMİNEMİ, HİPOTİYAMİNOZİS, HİPOVİTAMİNOZİS, METİLMELAMİNLER, PARAVİTAMİNOZİS, REKONTAMİNASYON, TERMİNALİZASYON, TRİBOLÜMİNESANS, TRİKLOROMELAMİN, VİTAMİNLEŞTİRME
MÜZMİNLEŞTİRME, ŞEYTANMİNARESİ, AMİNOKSİDAZLAR, ANTİHİSTAMİNİK, BİNBAŞIEMİNBEY, DİSVİTAMİNOZİS, FLAMİNGOGİLLER, FORAMİNİFERLER, HİPERALBÜMİNOZ, HİPERVİTAMİNOZ, HİPOALBÜMİNEMİ, İNTRAABDOMİNAL, KATEKOLAMİNLER, KEMİLÜMİNESANS, KLORFENOKSAMİN, METİLAMFETAMİN, MİNERALİZASYON, MİNİBİLGİSAYAR, MİNYATÜRLEŞMEK, MONOETANOLAMİN, PLATHELMİNTHES, REKTOABDOMİNAL, SUBVİTAMİNOZİS, TRANSABDOMİNAL, TRANSAMİNASYON
DETERMİNASYON, HELMİNTOLOJİK, İNDETERMİNİZM, MİNAREGÖLGESİ, MİNYATÜRCÜLÜK, VİTAMİNSİZLİK, ABDOMİNOSKOPİ, ALÜMİNYUMLAMA, AMİNOGLİKOZİT, AMİNOPEPTİDAZ, ANTİHELMİNTİK, DEFERROKSAMİN, FENİLETİLAMİN, HELMİNTEMEZİS, HİPOVİTAMİNOZ, İNDETERMİNİST, KARBİNOKSAMİN, KLORAMFETAMİN, KLORFENİRAMİN, KODOMİNANTLIK, KONTAMİNASYON, METİLHEKSAMİN, MİNİAKIMÖLÇER, MİNİIŞIMÖLÇER, MİNYATÜRLEŞME, NÜKLEOPLAZMİN, PHLEBOTOMİNAE, PLATHELMİNTES, PLATYHELMİNTH, SERULOPLAZMİN, Devamını Oku »»
HELMİNTOLOJİ, KRİMİNOLOJİK, MİNİBÜSÇÜLÜK, MİNNETTARANE, MİNNETTARLIK, MÜZMİNLEŞMEK, TATMİNSİZLİK, TERMİNOLOJİK, ALUMİNOTERMİ, AMİNOASİDÜRİ, ANTHELMİNTİK, ASETAMİNOFEN, AVİTAMİNOZİS, CERİTMÜMİNLİ, DİSSEMİNATUS, DOMİNİYONİZM, FEMİNİZASYON, FORAMİNİFERA, GALAKTOZAMİN, GERMİNATİVUS, HAŞAMİNÜZÜRÜ, KOLESTİRAMİN, KONTAMİNATYO, LUMİNOFLAVİN, MAKROMİNERAL, MEKLORETAMİN, METAMFETAMİN, MİNERALBİLİM, MİNERALLEŞME, MİNKİNSİZLİK, Devamını Oku »»
DETERMİNANT, DETERMİNİST, DETERMİNİZM, ELİMİNASYON, KRİMİNOLOJİ, MİNARECİLİK, MİNEROLOJİK, MÜZMİNLEŞME, TAHMİNCİLİK, TERMİNOLOJİ, ABDOMİNALİS, ADMİNİKULUM, ALİLAMİNLER, AMİNİMOSGOH, AMİNOBENZEN, ANTİVİTAMİN, ASETOKARMİN, DEFTEREMİNİ, DELAMİNASYO, DİMETİLAMİN, DİSGERMİNOM, EKOFEMİNİZM, ESATMÜMİNLİ, FORAMİNOZUS, HELMİNTİSİT, HELMİNTİYAZ, HELMİNTOLOG, HELMİNTOZİS, HİSTAMİNEMİ, KATEKOLAMİN, Devamını Oku »»
DİMİNUENDO, KRİMİNOLOG, MİNERALSİZ, MİNEROLOJİ, MİNYATÜRCÜ, NOMİNALİZM, TEMİNATSIZ, VİTAMİNSİZ, ALBÜMİNEMİ, ALBÜMİNOİT, ALBÜMİNÜRİ, AMİNOFİLİN, AVİTAMİNOZ, BAKIRZEMİN, DİKLORAMİN, EMİNEFENDİ, EMİNENSİYA, EMİNPINARI, ETANOLAMİN, GEÇİTİMİNE, GLİKOZAMİN, GLUTAMİNAZ, HEKSOZAMİN, HEKZOZAMİN, HELMİNTİZM, HELMİNTLER, HELMİNTOİD, HELMİNTOMA, KERİMMÜMİN, KODOMİNANS, Devamını Oku »»
ALBÜMİNLİ, ALÜMİNYUM, BADMİNTON, LAMİNARYA, MİNARECİK, MİNARESİZ, MİNELEMEK, MİNERALLİ, MİNEROLOG, MİNİBÜSÇÜ, MİNİMETRE, MİNNETTAR, MİNTANLIK, MÜZMİNLİK, NOMİNATİF, ŞEHREMİNİ, TATMİNSİZ, TEMİNATLI, VİTAMİNLİ, ABDOMİNAL, AMİNAKRİN, AMİNEPTİN, AMİNOASİT, BİGEMİNUS, BİNOMİNAL, BULİMİNAE, CARDAMİNE, DİSSEMİNE, DÜRALÜMİN, EMİNCELER, Devamını Oku »»
ALAMİNÜT, DEMİNCEK, DOMİNANT, DOMİNYON, FEMİNİST, FEMİNİZM, FLAMİNGO, HEMZEMİN, KAMİNETO, MİNARECİ, MİNARELİ, MİNELEME, MİNİMİNİ, MİNNACIK, MİNÜSKÜL, MİNYATÜR, MUHAMMİN, MÜMİNLİK, TAHMİNCİ, TAHMİNEN, TAZMİNAT, TERMİNAL, YEDİEMİN, YEMİNSİZ, YİRMİNCİ, ZEMİNLİK, ALEMİNAS, BARAMİNA, BOBAMİNE, BÜNYAMİN, Devamını Oku »»
ALBÜMİN, DEMİNKİ, EFEMİNE, ELİMİNE, EMİNÖNÜ, FEMİNEN, HAMİNNE, İTMİNAN, KALAMİN, MİNAKOP, MİNERAL, MİNİBÜS, MİNİCİK, MİNİMAL, MİNİMUM, MİNKALE, MİNORKA, NOMİNAL, SEMİNER, TEMİNAT, VİTAMİN, YASEMİN, YEMİNLİ, ALBUMİN, ALÜMİNA, ALZEMİN, BEMİNEN, DOPAMİN, EMİNBEY, EMİNLER, Devamını Oku »»
ALÜMİN, DOMİNO, ETAMİN, MİNARE, MİNBER, MİNDER, MİNECİ, MİNELİ, MİNNET, MİNNOŞ, MİNTAN, MİNVAL, MİNYON, MÜZMİN, ŞÖMİNE, TAHMİN, TATMİN, TAZMİN, TERMİN, AMİNAZ, DEMİNK, DEZMİN, ELEMİN, EMİNCE, EMİNEL, ETEMİN, FEMİNA, GAMİNA, GAŞMİN, GEMİNİ, Devamını Oku »»
DEMİN, ERMİN, MİNİK, MİNÖR, MÜMİN, TEMİN, YEMİN, ZEMİN, BUMİN, CİMİN, ÇEMİN, DİMİN, ELMİN, EMİNA, EMİNE, GİMİN, HEMİN, İMİNE, İMİNO, KİMİN, MİNAR, MİNAZ, MİNCE, MİNCİ, MİNÇİ, MİNEK, MİNET, MİNNA, MİNNİ, MİNOR, Devamını Oku »»
AMİN, EMİN, MİNE, MİNİ, MİNK, İMİN, MİNA, MİNO
MİN
MİN
Bin. Bin (sayı). Bin, 1000.
MÜZMİNLEŞTİRMEK
Süreğenleştirmek.
SELFDETERMİNASYON
Öz belirtim.
HİPOAMİNOASİTEMİ
Kanda normalden daha az miktarda aminoasit olması.
MİNYATÜRLEŞTİRTME
Minyatürleştirtmek işi.
HİPERVİTAMİNOZİS
Vitamin zehirlenmesi.
MİNYATÜRLEŞTİRME
Minyatürleştirmek işi.
MİNYATÜRLEŞTİRMEK
Bir şeyin küçük bir kopyasını, benzerini veya modelini oluşturmak.
CEMAATİMÜSLİMİN
Müslüman topluluğu.
NORBİNALTURFİMİN
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan, opioit antagonisti bir ilaç.
MİNERALLEŞTİRME
Mineralleştirmek işi.
DEMİNERALİZASYON
Bir sıvıdan çözünmüş mineral veya mineral tuzlarının ayrışması. Aşırı derecede mineral kaybı. Mineralsizleştirme.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
MİNERALLEŞTİRİCİ
Bir madenle birleşerek onu mineral duruma dönüştüren madde.
MİNERALLEŞTİRMEK
Bir metali mineral duruma getirmek. İçinde mineral maddeler eritilerek suyu, maden suyu niteliğine getirmek.
PREDETERMİNASYON
Su salyangozunda (Limnaea peregra) kabuğun kıvrılma yönünün tayininde olduğu gibi, bir bireyin fenotipinin kendi genotipi yerine annesinin genleri tarafından daha önce belirlenmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).