Sonu MİM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mim" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

MÜTEAMMİM

8 harfli kelimeler

MÜTEMMİM, PANDOMİM, PANTOMİM

6 harfli kelimeler

TASMİM

5 harfli kelimeler

TAMİM, SAMİM, ŞEMİM, TEMİM

4 harfli kelimeler

EMİM

3 harfli kelimeler

MİM

Bazı kelimelerin anlamları

MİM

Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı. Bu türü gerçekleştiren sanatçı. Eski Yunan ve Roma'da yaşamı, töreleri taklit amacı güden komedi türü. Bir oyuncunun herhangi bir davranış veya duyguyu yüz ve vücut hareketleriyle anlattığı oyun türü. Biten bir yazının altına konulan işaret.

TAMİM

Genelge, sirküler. Genelleştirme. Genelleme.

PANDOMİM

Sözsüz oyun.

MÜTEMMİM

Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. Tümleç. Bütünler.

ŞEMİM

Güzel kokan, güzel kokulu.

TASMİM

Tasımlama.

MÜTEAMMİM

Yaygın duruma gelmiş, genelleşmiş.

TEMİM

Teemmüm.

PANTOMİM

"Her şeyi öykünen" anlamına gelir. Düşünceleri, duyguları sözsüz olarak çoğu kez koro ya da müzik eşliğinde, dansla ya da haraketle ve yüz anlatımı ile yansıtmayı erek edinen oyun türü.

EMİM

Konuşmada bir kelime unutulduğu zaman "efendime söyleyeyim" anlamında kullanılır.

SAMİM

Öz, asıl, iç, gönül.

  -   -   -  

Anlamında MİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GENELGE

Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler.

BAŞTABAN

Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

DESİNATÖR

Mesleği desen yapmak olan kimse. Endüstri, mimarlık vb.nde desen yapan kimse.

GENELLEME

Genellemek işi. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim.

DEYİ

Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

DEKORATÖRLÜK

İç mimarlık.

ESKİZ

Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılmış olan ön çalışma, taslak.

DÖNÜM

Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.

AYDINGER

Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.

ÇEVRELİK

Marangozlukta, mimarlıkta ve dülgerlikte kullanılan bütün kenar parçaları.

BÜTÜNLER

Bütün durumuna getiren veya bütün durumuna getirmek için eklenen, mütemmim.

CANDAN

İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.

AHBAP

Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.

GENELLEMEK

Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.

İÇTEN

Samimi. Yürekten, candan, samimi davranarak.

GENELLEŞTİRME

Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük