Kelimeler arşivi içinde; başında "mim" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. mim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MİMARSİNAN, MİMİZLEMEK
MİMARBAŞI, MİMARİSİZ, MİMLENMEK
MİMODRAM, MİMARLIK, MİMLENME, MİMLEMEK
MİMİLİK, MİMOZİN, MİMLEME, MİMİLOZ, MİMİKRİ, MİMESİS
MİMOZA, MİMİLO, MİMARİ, MİMBAR, MİMBER, MİMDİK
MİMAR, MİMOS, MİMLİ, MİMİT, MİMİŞ, MİMİS, MİMİK, MİMİL
MİM
Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı. Bu türü gerçekleştiren sanatçı. Eski Yunan ve Roma'da yaşamı, töreleri taklit amacı güden komedi türü. Bir oyuncunun herhangi bir davranış veya duyguyu yüz ve vücut hareketleriyle anlattığı oyun türü. Biten bir yazının altına konulan işaret.
MİMODRAM
Üst düzeyde sanatçılığı gösteren sözsüz oyun. Sözsüz gösteri. Yüksek sanatçılığı gösteren sözsüz oyun.
MİMARSİNAN
İstanbul şehri, Büyükçekmece belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri kenti, Melikgazi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MİMİZLEMEK
Ucu sivri birşeyle dürtmek.
MİMİKRİ
Bir türün, yapı, ses, habitat ve renk bakımından başka bir türe benzemesi ve böylece kendini düşmanlarından koruması.
MİMARİSİZ
Mimarlığa uygun olarak yapılmayan (kaba yapı).
MİMARLIK
Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.
MİMLEME
Mimlemek işi.
MİMLEMEK
Birini, hoşa gitmeyen veya iyi olmayan bir davranışı dolayısıyla hakkında iyi düşünülmeyenler arasına koymak.
MİMESİS
Benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansılama anlamında yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir. Sözlük anlamıyla öykünme (taklit). Platon (Eflatun) ile Aristoteles'in kullandıkları bir terimdir. Eflatun "Devlet" adlı yapıtında bu sözcüğü daha çok genel anlamda, yani "öykünme" anlamında kullanılır.
MİMLENMEK
Mimleme işine konu olmak.
MİMİLOZ
Yolsuz birleşmelere aracılık eden.
MİMARBAŞI
Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı.
MİMLENME
Mimlenmek işi.
MİMOZİN
Mimoza ailesindeki bitkilerde bulunan zehirli bir amino asit. Atlar zehirlenmeye en duyarlı hayvan türüdür.
MİMİLİK
Karabatak yavrusu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜTÜNLER
Bütün durumuna getiren veya bütün durumuna getirmek için eklenen, mütemmim.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
AYDINGER
Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
GENELLEŞTİRME
Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.
DEKORATÖR
Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.
İÇTEN
Samimi. Yürekten, candan, samimi davranarak.
GENELLEME
Genellemek işi. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim.
GENELLEMEK
Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
DEYİ
Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
GENELGE
Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler.
ESKİZ
Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılmış olan ön çalışma, taslak.
DESİNATÖR
Mesleği desen yapmak olan kimse. Endüstri, mimarlık vb.nde desen yapan kimse.
DEKORATÖRLÜK
İç mimarlık.
ÇEVRELİK
Marangozlukta, mimarlıkta ve dülgerlikte kullanılan bütün kenar parçaları.
CANDAN
İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.
DÖNÜM
Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.