Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mid" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mid ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mid olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mid olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
METOKLOPRAMİD, SİKLOFOSFAMİD
ASETAZOLAMİD, SÜLFANİLAMİD
PİROPLASMİD, PROKAİNAMİD, TRİPARSAMİD
FUROSEMİD
KARBAMİD
AFAZMİD, RİFAMİD
İGAMİD
MİD
MİD
Oyunda kale.
PROKAİNAMİD
Kalpteki ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılan, kalsiyum kanalı engelleyicisi bir ilaç.
SÜLFANİLAMİD
Sülfonamidlerin ana maddesi olup streptokok, meningekok ve pnömökoklara karşı etkili olan bileşik.
PİROPLASMİD
Piroplasmia alt sınıfındaki protozoonlarla ilgili, Piroplasmia alt sınıfındaki protozoonlara ait. Piroplazm.
TRİPARSAMİD
Geçmişte Gambia uyku hastalığının geç dönemlerinin tedavisinde kullanılan, ancak günümüzde direnç gelişimi nedeniyle yerini melarsoprola bırakan antitripanosomal ajan.
FUROSEMİD
Henle kulpunun çıkan koluna etki ederek sodyum, klor, kalsiyum ve magnezyum, hidrojen, amonyak ve bikarbonat iyonlarının idrarla atılımını uyarırken, ürik asidin atılmasını yarışmalı olarak engelleyerek vücutta birikmesine neden olan, tüm ödem tiplerinin sağaltımında ve kalsiyum zehirlenmesinin sağaltımında kullanılan sulfonamid yapısında işetici bir ilaç.
İGAMİD
Süspenpoliamit sentetik liflere verilen ticari ad.
KARBAMİD
Üre.
RİFAMİD
Rifamisin B'den elde edilmiş, duyarlı bakterilerde DNA kontrolü altında yapılan mRNA üretimini, RNA polimeraz enzimini baskılayarak engelleyen ve sonuçta bakterileri öldürücü etki oluşturan yarı sentetik rifamisin türevi bir antibiyotik.
METOKLOPRAMİD
Benzamid türevi bir dopamin antagonisti ilaç.
SİKLOFOSFAMİD
Hardal bitkisinden elde edilen ve karaciğerde etkin hâle geldikten sonra etki gösteren, alkilleyici azotlu bileşik. Özellikle köpek ve kedilerde kimi kanserlerin ve otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılır.
AFAZMİD
Aphasmidia alt sınıfına ait nematod.
ASETAZOLAMİD
Vücutta su ve karbondioksit arasındaki tepkimeye aracılık eden karbonikanhidraz enziminin etkinliğini engelleyerek işemeye neden olan bir ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
DAİRE
Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
GASTRİT
Midedeki yangı.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
BÖRKENEK
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.
BAĞIRSAK
Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
BURMAK
Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.
BULANTI
Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum.
EZİNTİ
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
BAŞMAKLIK
Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.
GASTROSKOP
Yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının gözle görülmesini sağlayan, hastaya ağız yolu ile uygulanan fiberoptik alet.
GEĞİRMEK
Midede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak.
CİKCİK
Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.