Kelimeler arşivinde; içinde "mid" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mid bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mid ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mid olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İMİDAZOLETİLAMİN
BENZİMİDAZOLLER, SCHMİDTSENDROMU
ANCYLOSTOMİDAE, DİOCTOPHYMİDAE, FLEBOTOMİDOZİS, İMİDAZOLETRİON, İMİDOPEPTİDÜRİ
ÇOBANHAMİDİYE, KNEMİDOKOPTES, LİNKOZAMİDLER, METOKLOPRAMİD, NİTROZAMİDLER, SİKLOFOSFAMİD, SÜLFONAMİDLER
ASETAZOLAMİD, AZİDOTİMİDİN, CHİRONOMİDAE, ESKİHAMİDİYE, HEMİDESMOZOM, İMİDAZOLDİON, İMİDOKSANTİN, KLAMİDİYOZİS, MİDİBÜSÇÜLÜK, PENTASTOMİDA, PİROPLASMİDA, SEMİDEMERSAL, SÜLFADİMİDİN, SÜLFANİLAMİD, YENİHAMİDİYE
AMİDOSTOMUM, DİKLAMİDEİK, İMİDOPEPTİT, KLAMİDOSPOR, PİROPLASMİD, PROKAİNAMİD, TRİPARSAMİD
MİDYECİLİK, APHASMİDİA, MİDRİYAZİS, SYNGAMİDAE
MİDİBÜSÇÜ, AMİDAZLAR, BULİMİDAE, FUROSEMİD, KLAMİDYOZ, KROMİDYUM, METOMİDAT, MİDAZOLAM, MURAMİDAZ, PHASMİDİA, PİRAMİDAL, PİRİMİDİN, SİMİDİRİK, SPERMİDİN, TİMİDİLAT
MİDYELİK, CAMİDAĞI, CAMİDERE, CAMİDÜZÜ, ETOMİDAT, FELEMİDİ, HAMİDİYE, KARBAMİD, KLAMİDYA, MİDRANGE, MİDYELER, PRİMİDİN, PRİMİDON
MİDESİZ, MİDİBÜS, MİDİLLİ, MİDYECİ, AFAZMİD, ALEMİDA, ALEMİDİ, AZMİDİL, CİMİDER, EMMİDAŞ, EMMİDEŞ, GERMİDE, HEMİDEK, MİDİDİN, MİDİLİK, RİFAMİD, SİMİDİK, TİMİDİN
MİDECİ, MİDEVİ, MİDYAT, AMİDAŞ, EMİDEŞ, HAMİDE, İGAMİD, MİDBAR, MİDERE, MİDHAT, MİDİRE, MİDVAR, REMİDE
MİDYE, İMİDO, MİDDE, MİDER, MİDİD, MİDİK, MİDİT
MİDE, MİDİ, MİDA
MİD
MİD
Oyunda kale.
ÇOBANHAMİDİYE
Balıkesir şehrinde, Tütüncü bucağına bağlı bir yer.
SİKLOFOSFAMİD
Hardal bitkisinden elde edilen ve karaciğerde etkin hâle geldikten sonra etki gösteren, alkilleyici azotlu bileşik. Özellikle köpek ve kedilerde kimi kanserlerin ve otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılır.
LİNKOZAMİDLER
Linkomisin ve onun klorlu bileşiği olan klindamsini kapsayan antibakteriyel ilaç grubu.
FLEBOTOMİDOZİS
Tatarcık sineklerin neden olduğu hastalıklar.
NİTROZAMİDLER
N-nitrozo bileşikler.
İMİDAZOLETRİON
Formülü CONHCONHCO olan suda çözünen, renksiz levhalar. Parabanik asit.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
KNEMİDOKOPTES
Akarların bir cinsi.
SCHMİDTSENDROMU
Poliglandüler sendrom.
İMİDOPEPTİDÜRİ
İdrarla imidopeptitlerin atılması.
SÜLFONAMİDLER
Gram pozitif bakterilerin tümü ile gram negatiflerden ricketsia, chlamydia ve protozoa türü bakterilerde folik asit üretimini engelleyerek üreme ve gelişmelerini durdurup ölümlerine neden olan, canlılarda bakteriyel hastalıkların tedavisinde ilk kullanılmaya başlanılan sülfanilik asit türevi sentetik ilaç grubu. Sülfonamidler, bakterilerin hızlı üreme-gelişme dönemlerinde daha etkilidirler.
BENZİMİDAZOLLER
Kimyasal olarak 1, 2-diaminobenzen yapısında, geniş antiparaziter etkiye sahip, oldukça güvenli olan ve veteriner hekimlikte özellikle, kambendazol, tiyobendazol, oksifendazol, parbendazol gibi yaklaşık 15 bileşiği kullanılan antelmintik ilaç grubu. Bu gruptaki ilaçlar etkilerini nematod tubulinine bağlanarak mikrotübül oluşumunu bozarak gösterirler.
DİOCTOPHYMİDAE
Memelilerde böbrek ve periton boşluğunda bulunan ve yalnızca Dioctophyma cinsini içeren nematod ailesi.
ANCYLOSTOMİDAE
Kancalı kurtlar.
METOKLOPRAMİD
Benzamid türevi bir dopamin antagonisti ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
BULANTI
Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum.
EZİNTİ
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
GEĞİRMEK
Midede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
BÖRKENEK
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.
CİKCİK
Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.
BURMAK
Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
GASTRİT
Midedeki yangı.
BAŞMAKLIK
Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.
DAİRE
Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
GASTROSKOP
Yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının gözle görülmesini sağlayan, hastaya ağız yolu ile uygulanan fiberoptik alet.
BAĞIRSAK
Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.