Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mağl" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mağl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mağl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mağl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MAĞL
Kum sancısı ve bağırsaklarda patolojik vaziyet değişikliklerinden kaynaklanan sancı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SINDIRMAK
Kırmak, parçalamak. Yenerek bozmak, mağlup etmek. Sindirmek.
AVKMAK
Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ezmek, ufalamak. Parçalamak, çok küçük parçalara ayırmak. Dövmek. Çamaşırı durulamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Yenmek, mağlup etmek. Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
NAMAĞLUP
Mağlup olmamış, hiçbir yenilgi almamış, yenilgisiz. Yenilgisiz.
SINILMAK
Mağlûbedilmek.
SİRT
Arka, sırt// sirti yera galmak: mağlub olmak, yenilmek.
SIMAK
Kırmak, bozmak. Yenmek, mağlup etmek.
YENİK
Yenmiş, aşınmış. Savaş ya da yarışmada yenilmiş, mağlup. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz.
MEĞLUB
Arapça kökenli mağlûp: mağlup.
YENİCİ
Yenen, üstün gelen, mağlup eden. Yenilik yanlısı, yeniliği tutan.
GALMAK
Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.
YENİLMEK
Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.
YENKMEK
Kazanmak, yenmek. Mağlup etmek. Taşıyabilmek, yerinden kaldırabilmek.
SINGINLIK
Bozgunluk, mağlûbiyyet.
ALTAMAK
Yenmek, mağlubetmek.
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.