MAHA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "maha" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. maha ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu maha ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MAHALLİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

MAHARETSİZLİK, MAHALLİLEŞMEK

12 harfli kelimeler

MAHARETLİLİK, MAHARETSİZCE, MAHALLİLEŞME

11 harfli kelimeler

MAHALSİNMEK, MAHALLEVARİ

10 harfli kelimeler

MAHARETSİZ

9 harfli kelimeler

MAHAKAVYA, MAHARETLİ, MAHALLELİ, MAHALLECE

8 harfli kelimeler

MAHARIMA, MAHALLIK, MAHALLER

7 harfli kelimeler

MAHARİÇ, MAHARMA, MAHASİB, MAHATAB, MAHARET, MAHANNE, MAHALLİ, MAHALLE, MAHAKLI

6 harfli kelimeler

MAHARA, MAHANE, MAHANA

5 harfli kelimeler

MAHAM, MAHAL, MAHAS, MAHAT

4 harfli kelimeler

MAHA

Bazı kelimelerin anlamları

MAHA

Evlerin çatısında köşelerden çatının ortasına doğru uzanan direklerden her biri, mahya. Arabanın ön dingilinin üstündeki hareket edebilen kalın ağaç parçası. Çatıdaki köşe ağaçları.

MAHARETLİ

Becerikli.

MAHALLİLEŞME

Yöreselleşme, yerelleşme.

MAHALLİLEŞMEK

Yerelleşmek.

MAHALLEVARİ

Mahalle yaşayışına uygun.

MAHARETSİZCE

Maharetsiz bir biçimde.

MAHARETSİZ

Eli işe yatkın olmayan, beceriksiz.

MAHALLIK

Dik kafalılık.

MAHARETLİLİK

Beceriklilik.

MAHAKAVYA

(Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış destanların büyüklerine verilen ad.

MAHARIMA

Yeni gelinlerin kullandıkları kalın, büyük başörtüsü.

MAHALLİLEŞTİRMEK

yerelleştirmek.

MAHALLELİ

Aynı mahallede oturan kimselerin bütünü. Aynı mahalleden olan.

MAHALSİNMEK

Değer vermek, önem vermek, önemli saymak. Gerçek sanmak.

MAHALLECE

Mahallede oturanlar tarafından. Mahallede oturanlar olarak hep birlikte.

MAHARETSİZLİK

Beceriksizlik.

  -   -   -  

Anlamında MAHA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GENELEV

Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.

MEVZİ

Yer, mahal. Bir askerî birliğin yeri veya bu birlik tarafından ele geçirilen bölge.

İRAP

"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz.

HOŞGÖRÜ

Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

MEVKİ

Yer, mahal. Durum. Bazı ulaşım araçlarında yolculara veya tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilere sağlanan konfora ve bilet ücretlerine göre düzenlenmiş yer. Makam.

GÖÇMEK

Yerleşmek amacıyla mahalle, köy, şehir veya ülke değiştirmek. Oturmak. Ölmek. Çökmek. Bazı hayvanlar, sıcak iklimli ülkelere gitmek.

MAHLEP

Gülgillerden, 6-10 metre yüksekliğinde bir ağaç, kokulu kiraz, İdris ağacı (Prunus mahaleb). Bu ağacın bahar olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi.

BECERİKLİLİK

Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik.

HOŞGÖRÜLÜ

Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.

MUHTAR

Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.

MAUN

Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni). Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi. Bu keresteden yapılan.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

GETTO

Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi. Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü.

BECERİKSİZLİK

Beceriksiz olma durumu, maharetsizlik.

BEVVAP

Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.

SANDIK

İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.

CÖMERTLİK

Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.

BECERİKLİ

Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.

BECERİKSİZ

Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.