Kelimeler arşivi içinde; başında "mağl" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. mağl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mağl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mağl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAĞLUBİYET
MAĞLAMAK
MAĞLATA
MAĞLAÇ, MAĞLAK, MAĞLIÇ, MAĞLUP
MAĞLE
MAĞL
MAĞL
Kum sancısı ve bağırsaklarda patolojik vaziyet değişikliklerinden kaynaklanan sancı.
MAĞLUP
Yenik (II).
MAĞLIÇ
Pamuk. Çekirdekli pamuk.
MAĞLE
Mahalle.
MAĞLUBİYET
Yenilgi.
MAĞLAÇ
Pamuk.
MAĞLAMAK
Yığmak. Sığır bağırmak, böğürmek.
MAĞLATA
Gürültü, şamata. Kavga, dövüş.
MAĞLAK
Sebze bahçelerindeki bölünmüş toprak parçaları, evlek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVKMAK
Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ezmek, ufalamak. Parçalamak, çok küçük parçalara ayırmak. Dövmek. Çamaşırı durulamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Yenmek, mağlup etmek. Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
ALTAMAK
Yenmek, mağlubetmek.
YENİCİ
Yenen, üstün gelen, mağlup eden. Yenilik yanlısı, yeniliği tutan.
SIMAK
Kırmak, bozmak. Yenmek, mağlup etmek.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
YENİK
Yenmiş, aşınmış. Savaş ya da yarışmada yenilmiş, mağlup. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz.
SINDIRMAK
Kırmak, parçalamak. Yenerek bozmak, mağlup etmek. Sindirmek.
SİRT
Arka, sırt// sirti yera galmak: mağlub olmak, yenilmek.
YENİLMEK
Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.
YENKMEK
Kazanmak, yenmek. Mağlup etmek. Taşıyabilmek, yerinden kaldırabilmek.
MEĞLUB
Arapça kökenli mağlûp: mağlup.
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.
SINILMAK
Mağlûbedilmek.
SINGINLIK
Bozgunluk, mağlûbiyyet.
NAMAĞLUP
Mağlup olmamış, hiçbir yenilgi almamış, yenilgisiz. Yenilgisiz.
GALMAK
Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.