MAĞL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mağl" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. mağl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mağl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mağl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MAĞLUBİYET

8 harfli kelimeler

MAĞLAMAK

7 harfli kelimeler

MAĞLATA

6 harfli kelimeler

MAĞLAÇ, MAĞLAK, MAĞLIÇ, MAĞLUP

5 harfli kelimeler

MAĞLE

4 harfli kelimeler

MAĞL

Bazı kelimelerin anlamları

MAĞL

Kum sancısı ve bağırsaklarda patolojik vaziyet değişikliklerinden kaynaklanan sancı.

MAĞLUP

Yenik (II).

MAĞLIÇ

Pamuk. Çekirdekli pamuk.

MAĞLE

Mahalle.

MAĞLUBİYET

Yenilgi.

MAĞLAÇ

Pamuk.

MAĞLAMAK

Yığmak. Sığır bağırmak, böğürmek.

MAĞLATA

Gürültü, şamata. Kavga, dövüş.

MAĞLAK

Sebze bahçelerindeki bölünmüş toprak parçaları, evlek.

  -   -   -  

Anlamında MAĞL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVKMAK

Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ezmek, ufalamak. Parçalamak, çok küçük parçalara ayırmak. Dövmek. Çamaşırı durulamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Yenmek, mağlup etmek. Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

ALTAMAK

Yenmek, mağlubetmek.

YENİCİ

Yenen, üstün gelen, mağlup eden. Yenilik yanlısı, yeniliği tutan.

SIMAK

Kırmak, bozmak. Yenmek, mağlup etmek.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

YENİK

Yenmiş, aşınmış. Savaş ya da yarışmada yenilmiş, mağlup. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz.

SINDIRMAK

Kırmak, parçalamak. Yenerek bozmak, mağlup etmek. Sindirmek.

SİRT

Arka, sırt// sirti yera galmak: mağlub olmak, yenilmek.

YENİLMEK

Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.

YENKMEK

Kazanmak, yenmek. Mağlup etmek. Taşıyabilmek, yerinden kaldırabilmek.

MEĞLUB

Arapça kökenli mağlûp: mağlup.

YENİLGİ

Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.

SINILMAK

Mağlûbedilmek.

SINGINLIK

Bozgunluk, mağlûbiyyet.

NAMAĞLUP

Mağlup olmamış, hiçbir yenilgi almamış, yenilgisiz. Yenilgisiz.

GALMAK

Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.