Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lut" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lut ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lut olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PAMUKBULUT
KÜMEBULUT, KARABULUT, GARABULUT
GÖKBULUT, TÜYBULUT, PANGULUT, BOZBULUT, TASALLUT, BANGULUT
AKKULUT, AKBULUT
MAHLUT, TUĞLUT, MEVLUT, ABULUT
KOLUT, PELUT, PALUT, VELUT, HALUT, GULUT, BULUT, GOLUT, BOLUT
LUT
LUT
Ürdün ve İsrail arasındaki büyük bir gölün adı. Hz. İbrahim'in yeğeni olan peygamberin adı.
BANGULUT
Kâğıt para.
TASALLUT
Musallat olma, saldırma. Sarkıntılık.
TUĞLUT
Veresiye defteri.
PAMUKBULUT
Durgun havalarda dağ üstlerinde görülen kat kat beyaz bulut topluluğu.
GARABULUT
Karabulut.
GÖKBULUT
Mavi bulut.
MAHLUT
Katışık. Karışım.
MEVLUT
Yeni doğmuş çocuk.
AKKULUT
Yeşil renkli, iri taneli bir çeşit üzüm.
AKBULUT
Bulutlu havalardaki bunaltıcı sıcaklık. Pamuk bulutları. Bayburt ilinde, Aydıntepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı kenti, Eldivan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ kenti, Gökdere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehrinde, Şahinbey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Alaçam ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Ceylânpınar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van şehri, Güzelsu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜMEBULUT
Orta yükseklikte, saydam olmayan, kalın, donukrenkte bulutlara ve ara türlerine verilen ad. bk. bulut.
TÜYBULUT
İnce buz kırılcalarından oluşma, saydam ve çok yüksek bulut; bunun ara türlerine verilen ad.
PANGULUT
Lira. Kâğıt para. Banknot para.
BOZBULUT
Muş kenti, Yaygın bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KARABULUT
Sıkıntı, felaket. Yeryüzüne en yakın, yağmur damlalarından oluşan alçak bulutlar ve bunların ara türlerine verilen ad. bk. bulut. Koyu esmer renkte büyük yağmur bulutu. Edirne kenti, Sırpsındığı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehrinde, Akşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tunceli şehrinde, Akpazar nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde LUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARIŞIM
Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.
GİRENLEMEK
Hava bulutlanmak, serinlemek.
BULUTSU
Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
GÜNEŞSİZ
Güneş ışınlarıyla aydınlanmayan, güneş ışınlarını almayan. Kapalı, bulutlu (hava).
BULANIK
Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.
KAPANMAK
Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.
KAPALI
Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
KANTARON
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
DOĞURGAN
Çok doğuran. Çok eser veren, velut. Verimli.
BULUTLU
Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Bulanık. Karışık, net olmayan (bellek).
GİREN
Hafif bulutlu, sisli hava.
KAPANIK
Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.
BULUTÇUK
Küçük bulut.
KAPAMAK
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.
BULUTSUZLUK
Bulutsuz olma durumu.
HORTUM
Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
BULUTSUZ
Bulutu bulunmayan, açık, berrak.