Kelimeler arşivi içinde; başında "lut" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. lut ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lut ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LUTEOSİKRİN
LUTZOMYİA
LUTROPİN, LUTESYUM
LUTHİTE, LUTİLİK, LUTHİER
LUTEOL, LUTİYE, LUTOİT
LUTEO, LUTİT
LUTİ, LUTR, LUTE, LUTA
LUT
LUT
Ürdün ve İsrail arasındaki büyük bir gölün adı. Hz. İbrahim'in yeğeni olan peygamberin adı.
LUTHİTE
Bazı bas gitar gövdelerinde kullanılan, özellikle tokatlama ve patlatma tekniklerinde iyi sonuç veren bir çeşit sentetik gereç.
LUTEOSİKRİN
Penicillum islandicum türü bakterilerin ürettiği özellikle pirinç ve mısır gibi bitkilerde bulunan, özellikle karaciğer üzerinde toksik etkiye sahip, sarı renkli ve yağda biriken bir toksin.
LUTİ
Oğlancı.
LUTR
Su samuru. Su samurundan elde edilen post. Bu posttan yapılan.
LUTİLİK
Oğlancılık.
LUTİT
Bazı bas gitar gövdelerinde kullanılan, özellikle tokatlama ve patlatma tekniklerinde iyi sonuç veren bir çeşit sentetik gereç.
LUTHİER
Çalgı yapmayı meslek edinen kişi.
LUTOİT
Protein, tuz ve proteinlerle %85 su içeren , termal kararlılığı az olmasına rağmen, foto yükseltgenmeye karşı dirençli, mekaniksel olarak kararlı olan toplam katının %6-8' ini içeren lastik kauçuğun, lastik olmayan sarı kısmı.
LUTROPİN
Lüteinleştirici hormon.
LUTZOMYİA
Kum sineği.
LUTESYUM
Simgesi Lu, atom kütlesi 174,967 g olan, bir nadir toprak metali.
LUTE
Potalarda çatlakları kapatmak için kullanılan su ve ateş kilinin bir karışımı.
LUTEO
"Portakal sarısı" rengi belirten ön ek.
LUTİYE
Çalgı onaran veya yapıp satan kimse.
LUTEOL
Asidik çözeltilerde renksiz ve bazik çözeltilerde sarı renkli olan, amonyak için reaktif ve hassas bir indikatör. Oksiklordifenilquinoksalin.
Bu bölümde tanımı içerisinde LUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULANIK
Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.
BULUTSUZLUK
Bulutsuz olma durumu.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
KAPAMAK
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.
BULUTÇUK
Küçük bulut.
DOĞURGAN
Çok doğuran. Çok eser veren, velut. Verimli.
KAPANIK
Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.
KARIŞIM
Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.
HORTUM
Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.
KANTARON
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).
GÜNEŞSİZ
Güneş ışınlarıyla aydınlanmayan, güneş ışınlarını almayan. Kapalı, bulutlu (hava).
BULUTSUZ
Bulutu bulunmayan, açık, berrak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
GİREN
Hafif bulutlu, sisli hava.
BULUTSU
Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.
BULUTLU
Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Bulanık. Karışık, net olmayan (bellek).
KAPANMAK
Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.
KAPALI
Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
GİRENLEMEK
Hava bulutlanmak, serinlemek.