LEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lek" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. lek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

LEKSİKOGRAFİ, LEKSİKOLOJİK

11 harfli kelimeler

LEKSİKOGRAF, LEKSİKOLOJİ

10 harfli kelimeler

LEKSİKOLOG, LEKESİZLİK, LEKELENMEK, LEKELETMEK

9 harfli kelimeler

LEKTÖRLÜK, LEKLEŞMEK, LEKERESİM, LEKTİRMEÇ, LEKELETME, LEKELENME, LEKELEMEK, LEKECİLİK, LEKEBASKI

8 harfli kelimeler

LEKELEME, LEKTOTİP

7 harfli kelimeler

LEKESİZ, LEKGELE, LEKİTUS

6 harfli kelimeler

LEKTİN, LEKTÖR, LEKMEK, LEKMAT, LEKEŞİ, LEKERT, LEKERC, LEKELİ, LEKECİ

5 harfli kelimeler

LEKLE, LEKKA, LEKİN, LEKEZ, LEKES, LEKAN

4 harfli kelimeler

LEKE

3 harfli kelimeler

LEK

Bazı kelimelerin anlamları

LEK

Küçük tarla, evlek. Dişbudak ağacı. Hasır. Aşık : Lekim beş tanedir. Bilye. Sigara paketlerinin yazılı olan yanı. Pirinç tarlası. Arnavutluk'un ulusal para birimi.

LEKSİKOLOG

Sözcük bilimci.

LEKTİRMEÇ

Sopa, değnek.

LEKELETME

Lekeletmek işi.

LEKSİKOGRAFİ

Sözlükçülük.

LEKELENME

Lekelenmek işi. Adı kötüye çıkma.

LEKESİZLİK

Lekesiz olma durumu.

LEKELENMEK

Leke oluşmak. Kötü tanınmak.

LEKSİKOLOJİ

Sözcük bilimi.

LEKSİKOLOJİK

Sözcük bilimi ile ilgili.

LEKSİKOGRAF

Sözlükçü.

LEKELETMEK

Lekeli duruma getirmek.

LEKELEMEK

Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak. Birine, namusa dokunur bir suç yüklemek.

LEKTÖRLÜK

Okutmanlık.

LEKLEŞMEK

Cıvıtmaya yüz tutmak.

LEKERESİM

Doğu Asya'da kara mürekkeple kağıt ya da ipek bez üzerine yapılan bir çeşit suluboya resim; bu tür çalışma tekniği. a. bk. suluçizi.

  -   -   -  

Anlamında LEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKBALIKÇIL

Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

AKIMÖLÇER

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.

AKRAN

Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

ALAZLAMA

Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AKIL

Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.