Kelimeler arşivi içinde; sonunda "leh" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu leh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında leh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde leh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZENZELEH, YENCİLEH
KİTLEH, YELLEH, LEYLEH, DEPLEH, BESLEH
DİLEH, BELEH, TÜLEH, TELEH, TALEH, SİLEH, SALEH, PELEH, KÜLEH, EBLEH, KELEH, EVLEH, ELLEH
ELEH, ALEH
LEH
LEH
Bir şeyden veya bir kimseden yana olma, aleyh karşıtı. Polonyalı.
YELLEH
Ya! Beş saatlik yeri atla yarım saatta alırım. -Yelleh!.
ZENZELEH
Leylak çiçeğine benzer çiçek açan, top top tohumlu, tahtası marangozluğa elverişli bir ağaç.
TALEH
Kısmet, talih// taleh kuşi: talih kuşu.
YENCİLEH
Hafif.
DEPLEH
Önüne bakmadan dikkatsizce yürüyen.
LEYLEH
Leylek.
BELEH
Alaca (düğün sahibine götürülen hediye, kundak); beleh inek.
TÜLEH
Kurnaz açıkgöz, düzenci. Bir cins kuş.
TELEH
Alınyazısı, baht. Telek, kuş, tavuk kanadı. Arapça kökenli tâli': talih.
SİLEH
Silah.
DİLEH
Dilek.
KİTLEH
Anahtar.
SALEH
Arapça kökenli sâlih: Salih.
PELEH
Bir çeşit dağ kaplanı.
BESLEH
Besleme, hizmetçi, evlâtlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEHİMLENME
Lehimlenmek işi.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
HAVYA
Madenlerle yapılmış olan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet.
LEHİMCİLİK
Lehimcinin yaptığı iş.
GEÇME
Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
ARAMİCE
Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.
ALEYH
Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.
LEHİMLENMEK
Lehimle yapıştırılmak.
ALIK
Sersem, budala, ebleh.
LEHÇECİ
Lehçe bilimi uzmanı.
LEHİMLEMEK
Lehimle yapıştırmak, lehimle tutturmak. Bağlamak.
LEHİMLEME
Lehimlemek işi.
DİYALEKTOLOJİ
Lehçe bilimi.
LEHİMCİ
Lehim yapan kimse.
EBLEHLEŞMEK
Ebleh durumuna gelmek.
EBLEHLİK
Ebleh olma durumu, eblehleşme.
DİYALEKT
Lehçe.
GABİ
Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön.
KIPÇAK
XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.
DİYALEKTOLOJİK
Lehçe bilimsel.