LEH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "leh" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. leh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu leh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde leh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

LEHİMLENEBİLİR

11 harfli kelimeler

LEHİMTAVASI, LEHİMLETMEK, LEHİMLENMEK

10 harfli kelimeler

LEHÇECİLİK, LEHİMLETME, LEHLİMACUN, LEHİMLENME, LEHİMCİLİK, LEHİMLEMEK

9 harfli kelimeler

LEHİMLEME

8 harfli kelimeler

LEHLEMEK, LEHLAMAK

7 harfli kelimeler

LEHİMCİ, LEHÇECİ, LEHİMLİ

6 harfli kelimeler

LEHENK, LEHLÜK, LEHTAR

5 harfli kelimeler

LEHLİ, LEHRE, LEHZE, LEHLE, LEHİM, LEHEN, LEHÇE, LEHAZ

4 harfli kelimeler

LEHD

Bazı kelimelerin anlamları

LEH

Bir şeyden veya bir kimseden yana olma, aleyh karşıtı. Polonyalı.

LEHLAMAK

Yorgunluktan solumak.

LEHİMLENMEK

Lehimle yapıştırılmak.

LEHİMLETME

Lehimletmek işi.

LEHLİMACUN

Lahmacun.

LEHİMCİ

Lehim yapan kimse.

LEHİMLENEBİLİR

Lehimleme işlemi ile tutturulabilen.

LEHİMLETMEK

Lehim yaptırmak.

LEHİMTAVASI

Tenekecilerin içine kalay koydukları teneke kap. (Yalvaç Aksaray Niğde).

LEHİMLEME

Lehimlemek işi.

LEHÇECİLİK

Lehçecinin yaptığı iş.

LEHÇECİ

Lehçe bilimi uzmanı.

LEHLEMEK

Yorgunluktan solumak. Sıcaktan veya yorgunluktan gevşemek; kendinden geçmek; tüyünü kıpırdatacak hâli olmamak.

LEHİMLENME

Lehimlenmek işi.

LEHİMCİLİK

Lehimcinin yaptığı iş.

LEHİMLEMEK

Lehimle yapıştırmak, lehimle tutturmak. Bağlamak.

  -   -   -  

Anlamında LEH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAMİCE

Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.

OLUMLU

Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.

POLONYALI

Polonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Leh, Polonez.

MAZURKA

Bir tür Leh dansı. Bu dansın müziği.

ALEYH

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.

SLAV

Rus, Beyaz Rus, Ukraynalı, Leh, Sırp, Hırvat, Sloven, Bulgar, Slovak ve Çek halklarına dillerindeki yakınlık dolayısıyla verilen ortak ad.

EBLEHLİK

Ebleh olma durumu, eblehleşme.

HAVYA

Madenlerle yapılmış olan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet.

DİYALEKT

Lehçe.

ALIK

Sersem, budala, ebleh.

GABİ

Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön.

DİYALEKTOLOJİK

Lehçe bilimsel.

GEÇME

Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

KIPÇAK

XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.

EBLEHLEŞMEK

Ebleh durumuna gelmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

TUZLA

Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.

LEHİMLİ

Lehimle tutturulmuş.

RUMCA

Rumların kullandığı, yeni Yunancanın bir lehçesi. Bu dille yazılmış olan.

DİYALEKTOLOJİ

Lehçe bilimi.