Kelimeler arşivi içinde; başında "le" olan, toplam 476 adet kelime bulunmaktadır. le ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu le ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde le olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LENFANGİYOSARKOM, LENTİBULARİACEAE, LEPTOMENİNGOPATİ
LEİSCHMANBOYASI, LENFANGİYEKTAZİ, LENFOSİNTİGRAFİ, LEPTOMENİNGİTİS, LEVARİKEPENBESİ, LEZZETLENDİRMEK
LEBİSTESGİLLER, LEGALLEŞTİRMEK, LEHİMLENEBİLİR, LENFADENEKTOMİ, LENFADENOGRAFİ, LENFANGİYOGRAM, LEPİSTESGİLLER, LEYOMİYOSARKOM, LEZZETLENDİRME
LEGALLEŞTİRME, LEGGHASTALIĞI, LEGHEMOGLOBİN, LENFOSİTOPENİ, LENFOSİTOPOEZ, LENGERİTATARI, LENTİVİRÜSLER, LEPTOSPİROZİS
LEBLEBİCİLİK, LEKSİKOGRAFİ, LEKSİKOLOJİK, LENFADENİTİS, LENFOSİTOZİS, LENGERLENMEK, LENTİKULARİS, LEPTOMENİNKS, LEPTOSEFALUS, LEUKOMAİNLER, LEVAZIMCILIK, LEVENTPINARI, LEVOROTATORİ, LEVREKGİLLER, LEYLEKGAGASI, LEYLEKGİLLER, LEZZETLENMEK, LEZZETSİZLİK
LEGALLEŞMEK, LEHİMLENMEK, LEHİMLETMEK, LEHİMTAVASI, LEKSİKOGRAF, LEKSİKOLOJİ, LENFANGİTİS, LENFANGİYOM, LENFOSARKOM, LENFOSİTEMİ, LENFOSİTLER, LENFOTOKSİN, LENTİFORMİS, LENTİGLOBUS, LEPİDOTOZİS, LEPPEZAŞIĞI, LEPTOSERKAL, LETTEZLEMEK, LEUCONOSTOC, LEVAZIMATÇI, LEYLEKAYAĞI, LEYLEKBURNU, LEYLEKSİLER, LEZBİYENİZM, LEZBİYENLİK, LEZZETLENME, LEZZETLİLİK
LEBLEBİTAŞ, LEFELENMEK, LEFFÜNEŞİR, LEGALLEŞME, LEHÇECİLİK, LEHİMCİLİK, LEHİMLEMEK, LEHİMLENME, LEHİMLETME, LEHLİMACUN, LEİSHMANİA, LEJİTİMİST, LEKELENMEK, LEKELETMEK, LEKESİZLİK, LEKSİKOLOG, LEMSETAVUK, LENFADENOZ, LENFOBLAST, LENFOGRAFİ, LENFOMATÖZ, LENFOSİTİK, LENGÜİSTİK, LENİNCİLİK, LENTİKONUS, LENTİKULAR, LEPİDOLOJİ, LEPTOMETRE, LEPTOSPİRA, LESEPSİYEN, Devamını Oku »»
LEBDEĞMEZ, LEBİDERYA, LEBLEBİCİ, LEDEBÜRİT, LEFFETMEK, LEHİMLEME, LEİTMOTİV, LEKEBASKI, LEKECİLİK, LEKELEMEK, LEKELENME, LEKELETME, LEKERESİM, LEKLEŞMEK, LEKTİRMEÇ, LEKTÖRLÜK, LELEMENDİ, LEMBERDEL, LEMBERLEP, LEMBİRLEP, LEMNACEAE, LEMNİSKUS, LENFANJİT, LENFATİZM, LENFOPENİ, LENFOPOEZ, LEONARDİT, LEPELEMEK, LEPİDOFAJ, LEPİDOVOR, Devamını Oku »»
LEBESGUE, LEBİSTES, LECCESİZ, LECİVERD, LEFFETME, LEGENDRE, LEĞMALIK, LEHLAMAK, LEHLEMEK, LEJYONER, LEKELEME, LEKTOTİP, LELİYHCİ, LEMCİMEK, LEMERMEK, LEMYEZEL, LENEVREK, LENFATİK, LENFOKİN, LENFOSİT, LENFÖDEM, LENGERLİ, LENGÜİST, LENİNİST, LENİNİZM, LENTİKÜL, LEPİRDEK, LEPİRLEK, LEPİRLİK, LEPİSTES, Devamını Oku »»
LEBALEP, LEBBEYK, LEBEDİR, LEBLEBİ, LEBLEKİ, LEÇELİK, LEGEYİT, LEGÜMEN, LEGÜMİN, LEĞANÇE, LEĞENÇE, LEHÇECİ, LEHİMCİ, LEHİMLİ, LEİBNİZ, LEKESİZ, LEKGELE, LEKİTUS, LELBEBİ, LELENGİ, LELEŞME, LELEVAN, LELEVÜN, LELİMEK, LELÖYÜN, LEMBEKİ, LEMMİNG, LENDUHA, LENFOİD, LENFOMA, Devamını Oku »»
LEBENİ, LEBİBE, LEBLEK, LEBLEP, LEBRİZ, LEÇÇEK, LEÇÇER, LEGATO, LEGLEG, LEGORN, LEĞDEN, LEHENK, LEHLÜK, LEHTAR, LEJANT, LEJYON, LEKECİ, LEKELİ, LEKERC, LEKERT, LEKEŞİ, LEKMAT, LEKMEK, LEKTİN, LEKTÖR, LELEYH, LELLÜK, LEMİYE, LEMPER, LENFOM, Devamını Oku »»
LEBAN, LEBBE, LEBEN, LEBET, LEBİK, LEBİP, LEBUT, LECCE, LECEK, LEÇCE, LEÇEH, LEÇEK, LEÇER, LEÇİK, LEDAN, LEDİN, LEDÜN, LEFİR, LEGAL, LEGEN, LEĞEN, LEĞER, LEĞIN, LEHAZ, LEHÇE, LEHEN, LEHİM, LEHLE, LEHLİ, LEHRE, Devamını Oku »»
LEBE, LEÇE, LEĞİ, LEHD, LEKE, LELE, LEMA, LEME, LEMİ, LENF, LENİ, LENK, LENS, LEPE, LERA, LESA, LESE, LEŞE, LETA, LEVA, LEVE, LEVO, LEYİ
LEB, LEC, LEF, LEH, LEK, LEL, LEM, LEN, LEP, LEŞ, LET, LEY, LEZ
LE
LE
Türk alfabesinin on beşinci harfinin adı, okunuşu.
LEPTOMENİNGOPATİ
Beyin zarları hastalığı.
LENTİBULARİACEAE
Zorunlu olamayan etçil olup karada ve su altında yaşayan formları bulunan bitkiler.
LEBİSTESGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, tek omuzlular (Haplomi) alt takımından, birçok süs balığını içine alan, doğurarak çoğalan türlere sahip bir familya. (Poeciliidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının tek-omuzlular (Haplomi) alt-takımına giren bir familyası Dişli-sazangillerin (Cyprinodontidae) çok yakın akrabaları olup bir çok tropik Amerikan süs balıklarını içine alır. Lebistes (Lebistes reticulatus), kılıçkuyruk (Xiphophorus helleri), kara molinezya (Mollienesia latipinna) iyi bilinen türleridir.
LEHİMLENEBİLİR
Lehimleme işlemi ile tutturulabilen.
LENFANGİYEKTAZİ
Başlıca, dokulardaki yaygın kronik yangılarla tümör oluşumları ve tıkanmalara bağlı olarak lenf damarları iç çapının artması veya genişlemesi hâli. Daha çok bağırsak askısı, göğüs ve karın zarı gibi seröz ve subseröz lenf damarlarında biçimlenir.
LEPTOMENİNGİTİS
Örümceksi zarın ve ince zarın yangısı.
LENFOSİNTİGRAFİ
Lenf damarlarının sintigrafi yöntemiyle görüntülenmesi.
LENFANGİYOSARKOM
Lenf damarı endotelinden köken alan, evcil hayvanlarda ender görülen, yaygın metastazlar oluşturabilen kötücül tümör, kötücül lenfanjiyoendotelyom.
LENFADENOGRAFİ
Lenf yumrusunun kontrast madde enjeksiyonundan sonra görüntüsünün alınması.
LEİSCHMANBOYASI
Metilen mavisi ve eozin karışımından oluşan kan hücreleri ve kimi kan parazitlerinin saptanmasında kullanılan bir boya.
LENFANGİYOGRAM
Kontrast bir madde zerk edildikten sonra lenf sisteminin radyolojik olarak incelenmesi.
LEVARİKEPENBESİ
Mor renk.
LEGALLEŞTİRMEK
Legal duruma getirmek.
LEZZETLENDİRMEK
Tat vermek, lezzetlenmesini sağlamak.
LENFADENEKTOMİ
Lenf yumrusunun ameliyatla çıkarılması.
Bu bölümde tanımı içerisinde LE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDESTHANE
Tuvalet.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.