LAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lama" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. lama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

LAMARCKCILIK, LAMARCKÇILIK

9 harfli kelimeler

LAMACILIK, LAMARKİZM

7 harfli kelimeler

LAMAİST, LAMAİZM

6 harfli kelimeler

LAMACI

5 harfli kelimeler

LAMAN

4 harfli kelimeler

LAMA

Bazı kelimelerin anlamları

LAMA

Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan. Tibetlilerde ve Moğollarda Buda rahibi. Küçük maden ya da cam şerit.

LAMAN

Yakışıklı.

LAMARKİZM

Kazanılmış karakterlerin gelecek döle , geçmesi ilkesine dayanan ve J.B. Lamarck (1744-1829) adlı Fransız bilgininin ileri sürdüğü ve günümüzde geçerliliğini yitirmiş bir evrim teorisi.

LAMARCKCILIK

(Eş anlamlısı: Lamarckizm), (j. Batı Lamarck: I744-I829) Kazanılmış karakterlerin gelecek döle geçmesi prensibine dayanan ve Lamarck adlı fransız bilgininin ileri sürdüğü bir evrim teorisi.

LAMACILIK

Budizm'in Orta Asya ve özellikle Tibet'te yaşayan biçimi. Tibet Budizmi'nde oluşan hiyerarşik düzen.

LAMAİZM

Lamacılık.

LAMACI

Lamacılık yanlısı olan kişi.

LAMARCKÇILIK

Canlı bir varlığın, yaşadığı sürece örgenlerinden birini kullanmasından ya da kullanmamasından doğan değişmelerin bir kuşaktan ötekine geçtiğini savunan bir evrim kuramı.

LAMAİST

Lamacı.

  -   -   -  

Anlamında LAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇKILAMA

Açkılamak işi.

AÇIMLAMA

Açımlamak işi, teşrih, şerh.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

AÇIKLAYIŞ

Açıklama işi.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AÇIKLAMA

Açıklamak işi, izah.

AÇIMLANMAK

Açımlama işine konu olmak.

AÇIKLATMAK

Açıklamasını sağlamak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AÇIKLANMAK

Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.