Kelimeler arşivi içinde; başında "laka" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. laka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu laka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde laka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LAKAYITLIK
LAKACILIK
LAKAPLI, LAKAYDİ, LAKAYIT
LAKACI
LAKAN, LAKAP, LAKAŞ, LAKAT, LAKAZ
LAKA
LAKA
Yol üzerinde oluşan çukur. Lak.
LAKAPLI
Herhangi bir lakabı olan. Lakap takılmış olan.
LAKAT
Danaburnu böceği. Su arkı.
LAKAZ
Köy evlerinde mutfaktan bölme ile ayrılan genişçe yer.
LAKACI
Lakçı.
LAKACILIK
Lakçılık.
LAKAYIT
İlgisiz. İlgisiz bir biçimde.
LAKAP
Bir kimseye, bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan, o kimsenin veya o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan ad.
LAKAYDİ
İlgisizlik.
LAKAN
Cimri.
LAKAŞ
Kepek, tuz ve su karıştırarak yapılan hayvan yemi, yal. Yağsız, satılması doğru olmayan kötü et.
LAKAYITLIK
İlgisizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FALAKASIZ
Falakası olmayan.
İLGİLENMEK
İlgi göstermek, alakalanmak. Bir konu üzerinde çalışmak, uğraşmak. Görev gereği bir sorumluluğu yerine getirmek. Ağırlamak. Bir şeyi çekici bulmak. Birine karşı yakınlık duymak. Bakmak. Bir şeye karşı merak duymak.
İLGİLENDİRME
İlgilendirmek işi, alakalandırma.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
DALKAVUK
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
İLGİLİ
İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne. Aldırmaz, kayıtsız bir biçimde.
GÖRÜŞME
Görüşmek işi, mülakat, müzakere.
GAYRİAHLAKİ
Ahlaka aykırı.
FAHİŞ
Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. Ahlaka ve törelere uygun olmayan.
FALAKALI
Falakası olan.
DALKAVUKLUK
Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.
FALAKACI
Sadrazamın, İstanbul kadısının, yeniçeri ağasının veya sekbanbaşının denetlemeler sırasında yanında bulunan ve suçluyu falakaya yatıran görevli.
ALAKALANMA
Alakalanmak işi, ilgilenme.
İLGİLENME
İlgilenmek işi, alakalanma.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
EDEPLİ
Uslu, ince, iyi ahlaklı, terbiyeli, müeddep. Ahlaka uygun bir biçimde.
İLGİLİLİK
İlgili olma durumu, alakadarlık, alakalılık.
İLGİ
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.