Sonu LALA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lala" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lala ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lala olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LALA

Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.

LALLALA

Salak, bön, beceriksiz.

GIZILALA

Süslü çamaşır torbası.

ALİYYÜLALA

En güzel, en iyi, mükemmel.

PALALA

Giyimi düzensiz ve dağınık.

BİLALA

Muş ili, Aktuzla bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında LALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

BUĞDAYCIL

Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula).

BUDALALAŞMA

Budalalaşmak işi.

BÜK

Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.

ÇİY

Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ÇAPA

Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

CİNYOLU

Tarlaların arasında görülen verimsiz topraklar.

APRELİ

Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

BAŞAKLAMAK

Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

APRESİZ

Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.

BAŞAKÇI

Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.

ÇERÇEVE

Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.