LALA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lala" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. lala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

LALALAMAK, LALALANKA

8 harfli kelimeler

LALADAĞI, LALAPAŞA, LALANMAK

7 harfli kelimeler

LALANGA, LALAVUÇ, LALAVER, LALANKI, LALANKA, LALANGI, LALAMAK, LALALIK, LALAHAN, LALACIK

5 harfli kelimeler

LALAK, LALAS, LALAŞ, LALAÇ

4 harfli kelimeler

LALA

Bazı kelimelerin anlamları

LALA

Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.

LALANKA

Mayalı hamurdan yapılan bir çeşit lokma.

LALADAĞI

Muş ilinde, Nurettin nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

LALAHAN

Ankara kenti, Elmadağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

LALANGI

Mayalı hamurdan yapılan bir çeşit lokma.

LALAMAK

Alay etmek, birinin yaptıklarını yineleyerek eğlenmek.

LALANGA

Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı.

LALAVUÇ

Çekirdekli kaysı kurusu. Olduğu gibi, çekirdeği ile kurutulmuş kayısı, erik (Erzincan Merkez).

LALANMAK

Alay etmek, birinin yaptıklarını yineleyerek eğlenmek.

LALAVER

Peltek konuşan, sözü anlaşılamayan.

LALACIK

Edirne şehri, Keşan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

LALALIK

Lala olma durumu. Lalanın görevi.

LALALAMAK

Alay etmek, birinin yaptıklarını yineleyerek eğlenmek.

LALANKI

Mayalı hamurdan yapılan bir çeşit lokma.

LALAPAŞA

Edirne iline bağlı ilçelerden biri.

LALALANKA

Mayalı hamurdan yapılan bir çeşit lokma.

  -   -   -  

Anlamında LALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

BAŞAKLAMAK

Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.

ÇİY

Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.

APRESİZ

Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

BÜK

Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

BUDALALAŞMA

Budalalaşmak işi.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

BAŞAKÇI

Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

ÇAPA

Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

APRELİ

Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.

CİNYOLU

Tarlaların arasında görülen verimsiz topraklar.

ÇERÇEVE

Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

BUĞDAYCIL

Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula).

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.